Kadastro kanununda değişiklik yapılması hakkında kan.tas. ( ss.728 )
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 61. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Şubat 2005 · 1.135 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erdal Karademir (CHP), 22 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KADASTRO KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KAN.TAS. ( SS.728 )); konuşma 1.135 kelime.
Erdal Karademir (CHP, İzmir). “Kadastro kanununda değişiklik yapılması hakkında kan.tas. ( ss.728 )”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 22 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erdal-karademir-22-2005-02-22-kadastro-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kan-tas-ss-728-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ERDAL KARADEMİR (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 728 sıra sayılı Kadastro Yasasında değişiklik yapılmasıyla ilgili tasarının 1 numaralı amaç maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, bugünkü Türkiye kadastrosu, biraz önce de bahsettiğim gibi, Türk Medenî Yasasının öngördüğü kurallar çerçevesinde, taşınmazların sınırlandırılması ve üzerlerindeki hakların belirlenmesi görevini yükümlenen bir hukuksal kadastrodur.
Tasarının amaç maddesinde, hükümetin teklif ettiği metinde bulunmayan, ama, komisyonun kabul ettiği metinde yer alan değişiklikler, bugünkü istenen, çağdaş, çokamaçlı kadastro anlayışını karşılamaktan uzaktır. Esas olan, komisyon görüşmelerinde de dile getirdiğimiz gibi, Kadastro Yasasının tamamının ele alınması ve yeniden düzenlenmesidir; çünkü, parçacı yaklaşımlarla ele alınan düzenlemeler, ne yazık ki, sorunu çözmekten, değişimden ve gelişimden uzak kalmaktadır. Amaç maddesindeki değişikliklerin de sınırlı olarak ele alınması, bunun bir sonucudur.
Kadastronun amacının yeniden ele alınması, yeniden tanımlanması, dünyadaki ve ülkemizdeki gelişmelere ve değişen teknolojiye göre yeniden düzenlenmesini öngörmek, Kadastro Yasasının tamamı üzerinde bir değişikliğe gidilmesi zorunluluğunu önümüze koymaktadır; ancak, gerek AKP yönetiminin yaklaşımı ve gerekse Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü bürokratlarının önerdiğimiz yeniliklere karşı gösterdiği direniş ve yaklaşım, çağdaş, çokamaçlı kadastroyu ülkemizde yaşama geçirmeyi olanaksız kılmaktadır.
Değerli arkadaşlarım, Kadastro Yasasının amacı, Türk Medenî Yasasının öngördüğü tapu sicil sisteminin kurulması temel amacının yanında, kadastronun e-devletin ana unsuru olan tapu ve kadastro bilgi sistemini kurmak, bu sistemi topografik verilerle bütünlemek suretiyle, toprakla ilişkili projelere ve yatırımlara altlık oluşturacak bir sistemin kurulması olmalıdır. Bundan dolayıdır ki, şu temel yaklaşımlar altında, Kadastro Yasasının amacı ve kapsamının yeniden düzenlenmesi gerekmektedir:
Taşınmaz malların ülke kontrol noktalarına, ülke nirengi ağına, ülke bütünlüğüne dayalı olarak kadastrosunu yapmak ve böylece, taşınmaz malların sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirlemek, hukukî durumlarının tespit edilmesi suretiyle Türk Medenî Kanununun öngördüğü tapu sicilini oluşturmak; bilgi teknolojileri yardımıyla, e-devletin en temel unsurlarından olan mekânsal bilgi sistemlerinin -kent bilgi sistemi, arazi bilgi sistemi, çiftçi kayıt sistemi, coğrafî bilgi sistemi gibi sistemlerin- altyapısını oluşturacak tapu ve kadastro bilgi sistemlerini kurmak amaçlanmalıdır.
Ekonominin, vergilemenin, yargının, kentleşmenin, imar ve kamulaştırma faaliyetlerinin, arsa ve arazi kullanımının düzenlenmesinin, mühendislik projelerinin gereksinmelerini karşılayabilmek kadastronun amacı olmalıdır.
Sosyal, kültürel, turistik, teknik ve ekonomik planlama gibi toprakla ilgili her türlü tasarımda ve uygulamada, gerekli bilgilerin hızlı ve rasyonel biçimde elde edilmesi amaçlanmalıdır. Çevre ve doğaya yönelik koruma önlemlerinin en sağlıklı biçimde alınması amacıyla oluşturulacak mekânsal bilgi sistemlerinin temel bilgilerini sağlamak olmalıdır.
Yukarıda sayılan amaçlara ulaşılabilmesi için, sistemin temelini oluşturan mekânsal verilerin sürekli güncel tutulması, gerektiğinde yenilenmesi, kuruluş kadastrosu sonrası teknik ve hukuksal hizmetlerin yürütülmesi için yöntemleri ve ilkeleri belirlemek amaç olmalıdır.
Değerli arkadaşlarım, diğer yandan, Türkiye kadastrosunun özellikle Avrupa ülkelerindeki kadastroların içeriğine yaklaştırılması amacıyla kapsamının da yeniden belirlenmesi gerekli ve zorunludur. Bu anlamda, taşınmazlar kadastrosu, bilgi sistemi olarak sayısal formda oluşturulan kadastro planlarından ve tapu sicilinden oluşması sağlanmalıdır; çünkü, plan ve siciller, kadastronun birbirini bütünleyen ayrılmaz parçaları olmasıdır.
Taşınmazlar kadastrosunun birimi, yeryüzünde sınırları kendi içinde kapsayan, geometrik olarak belirlenebilen parseldir.
Taşınmazların ölçümü, ülke yer kontrol noktalarına dayalı olarak yapılması amaçlanmalıdır.
Taşınmazlar kadastrosunun temel verilerini, parsellerin konum verileri, kullanım türleri, yüzölçümleri, malikleri ve hak sahipleri, o parsel üzerindeki yapılar ve karakteristik özellikleri içermelidir.
Taşınmazlar kadastrosu, ilgili yasal düzenlemelere göre belirlenen, taşınmaz değerleri ve tarımsal toprakların derecelendirme sonuçlarını da içermelidir. Taşınmaz değerleme yöntemleri ve sonuçları konusunda yapılacak işlemler bir yönetmelikle belirlenmelidir.
Kadastro hizmetlerini yürütecek personelin yeterlilikleri, yetkileri ve sorumlulukları bir yönetmelikle yeniden düzenlenmelidir.
Gereksinimlere göre, kadastro verileri ile topografik verilerin bütünlenmesinin yolları, yöntemleri, bu konudaki yetki ve sorumluluklar bir yönetmelikle tekrar oluşturulmalıdır.
Türkiye kadastrosunun kuruluş kadastrosu sonrası hizmetleri de yasal bir zemine kavuşturulmalı, bu nedenle, yaşatma faaliyetlerinin kapsamı belirlenmelidir; çünkü, yaşatma faaliyetleri, kadastro faaliyetlerinin ayrılmaz parçasını oluşturmaktadır.
Değerli arkadaşlarım, tasarıda yer alan mekânsal bilgi sistemlerinin altyapısını günümüzde kadastro bilgileri oluşturmaktadır diyoruz. Bu durum, Avrupa ülkelerinde değişik biçimlerde düzenlemelerle yasal dayanağa kavuşturulmuştur. Değişik hizmet grupları bu baz sistemini kendileri için gerekli bilgilerle zenginleştirerek, değişik isimler altında kullanabilmektedirler. Bu bilgiler, başta yerel yönetimler olmak üzere, kamu kurumlarının ve özel kesimin hizmetlerini kolaylaştırma ve verimini artırma, doğru ve yerinde karar verme ve gelişen teknolojilerden daha fazla yararlanma olanağı sağlamaktadır.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; değişik kaynaklarca, yani mekânsal bilgi sistemlerini kullanarak sektör ve disiplinlerce sıkça ifade edildiği gibi, kadastro bilgilerinin bu işlevi gereğince yerine getirebilmeleri için, sisteme alınan bilgilerin ülke genelinde bir birim koordinat sistemine dayandırılması, güvenilir olması, belirlenen standartta olması, güncel olması gereklidir. Böylece, aynı bilgilerin tekrarlı oluşturulması önlenecek; sistem bilgileri geniş bir kullanıcı topluluğunun gereksinimlerini karşılayacaktır; ancak, ülkemizde uygulanmakta olan kadastro, kamu kurumlarının ve vatandaşların beklentilerini karşılamaktan uzaktır. Ayrıca, çağdaş ülkelerin bu konudaki tanımlarından da giderek uzaklaşmaktadır. Bu nedenle, çağdaş kadastronun yeniden tanımlanması gerekmektedir.
Bu anlamda, yeni yüzyılda, Türkiye kadastrosu, yalnızca mülkiyet kadastrosu bağlamında kalmamalıdır; içerik olarak çokamaçlı kadastroyu hedeflemelidir. Bu içeriğiyle, günümüz bilgi teknolojileri bağlamında, çokamaçlı kadastro bilgi sistemi olarak yapılandırılmalıdır. Mekânsal bilgi sistemleri için kendinden beklenen hizmetleri yerine getirebilmelidir. Kentsel ve kırsal alanda dünya ölçeğinde ortaya çıkan ve ülkemizde de yansımalarını bulan yapılanmaların dışına düşülmeden, kadastroyu bu kapsama kavuşturmak zorundayız.
Değerli arkadaşlarım, son yıllarda mekâna ilişkin verilerin yönetilmesi konusu da önem kazanmıştır. Ülkemizde çağdaş bir kadastro sistemi kurulması hedefi, günümüzde bir üst kavram olarak arazi yönetiminin, Türkiye coğrafyasının tamamını kucaklayacak biçimde gerçekleştirilmesi hedefiyle birlikte tasarlanmalıdır.
Ülkemizin dünyadaki gelişmelerden uzak kalması, elbette düşünülemez. Günümüzdeki teknolojik gelişmeler, sürdürülebilir kalkınma, küreselleşme, toprağın kullanımının planlanmasını, kaydını ve verilerin dolaşımını daha da önemli kılmaktadır.
İşte bu gelişmeler, kadastroyu, vergilendirme ve mülkiyetin güvencesi olmanın ötesinde, çokamaçlı kadastro ve taşınmaz yönetimine dönüştürmektedir; ancak, kadastromuz bugünkü durumuyla uluslararası gelişmelerin gerisinde kalmıştır ve bu tasarıyla getirilen değişiklikler, aşağıdaki sakıncaları ortadan kaldırmayacaktır:
Ülkemizde, bugün, kadastro bilgi sisteminde kullanılmak için, Türkiye Ulusal Temel GPS Ağı tamamlanmıştır. Buna karşın tasarıda, kadastro çalışmalarının oluşturulan ağa dayanması öngörülmemektedir. Bu şekilde üretilmiş kadastro haritalarının kullanılabilirliği çok kısıtlı olacak ve bütünlüğü sağlanamayacaktır. Bu anlamda, bitirilmesi öngörülen kadastro çalışmalarının ürünü olacak kadastro haritaları, sayısal topografik kadastral nitelikte olmayacaktır.
Değerli arkadaşlarım, kadastronun, bugün, yeniden ele alınmasını gerektiren vazgeçilmez noktalar da şunlardır:
Bugün, kadastroya e-devletin mekânsal verilerinin sağlanması sorumluluğunun verilmiş olması; diğer yandan, Avrupa Birliği ülkelerinin 1990'lı yıllarda kadastro yasalarını, bilgi teknolojilerinin gerektirdiği yapıya dönüştürmüş olmaları; oysa, bizim de, bu doğrultuda kadastroyu dönüştürmemiz gerekliliği ortadadır.
Avrupa Birliği Türkiye Katılım Ortaklığı Belgesinde, ulusal program içinde yer alan arazi kayıt sistemi ve çiftçi kayıt sistemi hedeflerinin, çağdaş kadastro sistemini zorunlu kılması gerekiyor.
Kamulaştırma, uzun vadeli ipotek kredisi ile konut edinme, kentsel dönüşüm ve benzeri amaçlar için taşınmaz değerlemesi, taşınmazların vergilendirilmesi, taşınmaz projelerinin geliştirilmesi, kadastronun önündeki görevlerdendir.
Değerli arkadaşlarım, saydığım noktalara bakıldığında görülmektedir ki, Türkiye kadastrosunun bugünkü hedefi, bu tasarıyla getirilen ufak tefek değişikliklerle yetinmek değil, aksine köklü bir değişim gerçekleştirmek olduğudur.
Bu değerlendirmelerimizle de görüleceği gibi, Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısıyla getirilmeye çalışılan kadastro anlayışı, çağdaş kadastro anlayışından çok uzaktır.
Çıkarılacak yasa, kadastronun temel sorunlarını yakın geleceğe atan bir yaklaşımdır.
Avrupa Birliğine girme sürecinde olan ülkemizin, diğer üye ülkelerle ortak yatırım ve kalkınma projelerini yürütmek, dile getirdiğim işlemlere hizmet verebilmek için, uzun erimli çözümleri getirecek yasal düzenlemelere ivedilikle gereksinim vardır. Bu tasarı, bu gereksinimleri yerine getirmekten uzaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
29 konuşma daha · 22 Şubat 2005