İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 61. BİRLEŞİM · SALI

Kadastro kanununda değişiklik yapılması hakkında kan.tas. ( ss.728 )

Erdal Karademir

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 61. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Şubat 2005 · 860 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erdal Karademir (CHP), 22 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KADASTRO KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KAN.TAS. ( SS.728 )); konuşma 860 kelime.

Erdal Karademir (CHP, İzmir). “Kadastro kanununda değişiklik yapılması hakkında kan.tas. ( ss.728 )”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 22 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erdal-karademir-22-2005-02-22-kadastro-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kan-tas-ss-728-4 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ERDAL KARADEMİR (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının ek madde 1'i üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının Parlamentoya gelmesiyle, 3402 sayılı Kadastro Kanununda, günümüzün gereklerine uygun düzenlemelerin yapılması, çağdaş adımların atılması, böylece, hem harita-kadastro sektörünün hem de bu sektörün ürünlerini kullanan tüm sektörlerin darboğazlardan kurtarılarak önlerinin açılması beklentisi doğmuş, bu beklentiyi fırsata dönüştürme imkânımız da bulunmuştu. Ancak, bu kanun tasarısı görüşülürken, bu tasarının genel eksiklerinin gözden geçirilmesi, onun için bir altkomisyon kurulması önerimize komisyon oybirliğiyle karar verdi. İhtiyaç bir gerçek ki, Kadastro Yasasının sadece belli maddelerinin değil, kadastronun sorunlarının önünü açabilmek için, daha geniş tartışılarak, ilgililerden, üniversitelerden, meslek odalarından katkı sağlamak adına bir altkomisyon kuruldu. Bu altkomisyona da, üniversitelerden hocalarımız, meslek odalarından ilgili arkadaşlarımız katıldı.

Bu altkomisyonda tartışılan konuların başında, ülkemizin kadastro ve harita çalışmalarının ülke nirengi sistemine dayalı olarak yapılmasının gereği, yapılmış ve yapılacak çalışmalarda koordinat birliğinin sağlanmasının önemi, tüm çalışmaların mekânsal bilgi sistemleri hedeflerine yönlendirilmesi, Kadastronun seksen yılda ürettiği verilerin mekânsal bilgi sistemlerine uyarlanması, eskimiş ve araziye uygulanma kabiliyetini yitirmiş, günümüzün gerektirdiği doğrulukta olmayan kadastro ürünlerinin yenilenmesi noktalarında hareket edilerek öneriler geliştirilmiştir. Ne yazık ki, ülkemizdeki bürokrasinin tutuculuğu bir kez daha burada ortaya çıkmış, yapılan çağdaş tüm önerilerin neredeyse tümüne karşı çıkılmıştır. Komisyon üyelerimizin hemen hemen hepsinin katıldığı, ikna oldukları bu öneriler karşısında, ne yazık ki, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün üst düzey bürokrasisi engel olarak karşımıza çıkmıştır.

Değerli arkadaşlarım, bilindiği gibi, harita-kadastro hizmet ve faaliyetlerinin eski çağlardan günümüze ulaşan gelişme sürecinde, değişik içerik ve düzeydeki beklentilere göre, savunma, vergi, yargı, şehirleşme, imar, kamulaştırma, arsa ve arazi kullanımının düzenlenmesi, mühendislik projelerinin hazırlanması ve gerçekleştirilmesi, sosyal, kültürel, turistik, teknik ve ekonomik planlama gibi, toprakla ilgili her türlü tasarım ve uygulama ile taşınmaz mülkiyetinin devlet güvencesinde korunması hizmet ve faaliyetlerinde duyulan gereksinimleri karşılama görevini üstlenmiştir.

Yine, tapu-kadastroda, teknolojinin gelişimiyle, e-devlet olgusunda görüldüğü ve benimsendiği üzere, günümüzde değişik bilgilere ulaşmak ve bu bilgileri yöneterek hizmete sunmak kolaylaşmış, toplanan bilgilerle oluşturulan değişik içerikli bilgi sistemleri, kamu yönetiminde, ekonomide, anlamlı ve eşgüdümlü bir çalışma için çok önemsenen bir konuma gelmiştir.

Bu gelişmelere paralel olarak, çağdaş gereksinimler ve beklentiler, toprağa ilişkin bilgilerin toplumsal ve teknik isteklere ve gereksinmelere çok yönlü karşılık verecek özellikte oluşturulmalarını, güvenilir olmalarını, güncel tutulmalarını gerekli kılmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, kadastro bilgilerinin güvenilir olması ve güncel tutulması, taşınmaz mülkiyetine sağlıklı devlet güvencesi vermekle eşdeğerdir. Bu özellikleri korumayan taşınmaz bilgilerine "kadastro" demek haklı değildir, kadastro tanımının özüne aykırıdır; çünkü, kadastro bilgilerinin güvenilirliği sağlanmamış ya da zaman içerisinde kaybolmuşsa, taşınmaz mülkiyetinde devlet güvencesi teknik yönden zaafa uğramış demektir.

İl tesis kadastrosu sonrası değişimler sağlıklı biçimde ülkemizde izlenmediğinden, veriler güncel tutulmadığından, zemin-kadastro ilişkisi -biraz önceki konuşmalarımda ifade ettim- bozulmuştur ve hiç kimsenin inkâr etmediği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü yetkililerinin de kabul ettiği, seksen yıldan beri ürettiğimiz tapu verilerinin, tapu paftalarının yüzde 60'ı yenilenmek zorundadır; bunu, Genel Müdürlük yetkilileri biliyor; dolayısıyla, kadastroyu bu sıkıntılarından kurtarmak için, bu maddede çok önemli görevler üstlenmektedir. Türkiye kadastrosunu dar kapsamdan kurtarmak ve haritalarını yetersizliklerinden arındırmak zorundayız.

Bu amaçlara yönelik olarak, mekâna dayalı her türlü yatırımın altyapısı durumunda olan karar verici mekanizmalar için gerekli kadastro verilerinin, sayısal formda güvenilir ve hukuken geçerli durumda olması, tapu kayıtlarının ve kadastro haritalarının yaşatılması, bu bilgilerin bir veritabanına aktarılması gereğini tekrar tekrar vurgulamak istiyorum. Tapu ve kadastro bilgilerinin mülkiyet ve değer boyutlarını içeren mekân boyutu bilgi sistemlerinin zorunlu temelini oluşturarak tapu-kadastro bilgi sistemi olarak yeniden yapılandırılması gereklidir.

Sistemdeki verilerin güncel olmasını sağlayacak yaşatma, güncel tutma, gereğinde yenileme faaliyetlerinin kurumlaştırılması sağlanmalıdır demiştik. Bu amaçla, 3402 Sayılı Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının gündemini fırsat bilerek, gereken adımların atılma şansı doğmuştu. Ancak, değişimden yana olmayan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bürokrasisinin direnişleri, hâlâ da devam etmektedir.

Sonuçta, bu tasarıda hükümetin getirdiği öneri, kadastro ve tapulama haritalarının, bilgi sistemlerinin öngördüğü standartlar sağlanmadan sayısallaştırılmalarına neden olacaktır. Bu içeriğin kabul edilmesi ve buna dayalı uygulamaların yapılması, günün gerçeklerinden ve beklentilerinden uzak, sağlanacak fayda ile harcanan emek ve paranın karşılığının alınamayacağı bir hizmetin üretimi sonucunu doğuracaktır. Elde ettiğimiz veriler kullanılamaz duruma düşecektir.

Sağlıklı ve sayısal kadastro verileri olmadan kent bilgi sistemleri kurulamayacaktır. Nitekim, uzun yıllar önce başlayan, başta İstanbul, Bursa, Aydın, Samsun ve benzeri kentlerdeki kent bilgi sistemi kurma çalışmaları bir türlü sonuçlanamamaktadır. Bunun ana nedeni, kadastro bilgilerinin bilgi sistemi kurmaya elverişli standartlarda olmamasıdır. İstanbul Belediyesi, tüm kadastro paftalarını büyük harcamalar yaparak sayısallaştırmış olmasına rağmen, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü yetkililerince kabul edilir nitelikte bulunmamıştır.

Değerli arkadaşlarım, ülke kaynaklarının sağlıklı biçimde bilgi sistemleriyle yönetilmesi için yapılacak sayısallaştırmaların çok daha iyi formüle edilmesi gerekmektedir. Altkomisyonda sadece bu madde üzerinde beş saatten fazla bir zaman diliminde tartıştık. Bu tartışmalarımıza katılan, başta Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bürokratları olmak üzere tüm katılımcılarla belli bir noktaya vardık, anlaştık. Bu tartışmalara, başta İstanbul Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Harita-Kadastro Mühendisleri Odasından profesörler katıldı ve geldiğimiz noktada ortak bir noktaya ulaşmış, altkomisyon bu maddede değişikliğini oybirliğiyle kabul etmişti; ama, bu altkomisyonda kabul edilen metin, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bürokratlarının da onay verdiği metin, asıl komisyonda tartışılırken, yine aynı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bürokratları, ikna oldukları bu madde üzerinde, ne yazık ki, tekrar değişiklik önergesiyle bu maddede geri adım attırmışlardır. Bu, ciddî bir olumsuzluktur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

29 konuşma daha · 22 Şubat 2005

29 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook