Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)
Manisa Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 101. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Haziran 2009 · 515 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erkan Akçay (MHP), 9 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:385)); konuşma 515 kelime.
Erkan Akçay (MHP, Manisa). “Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)”. TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-akcay-23-2009-06-09-gelir-vergisi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ERKAN AKÇAY (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz tasarının 7’nci maddesi üzerinde verdiğimiz değişiklik önergesi hakkında konuşmak üzere söz aldım. Muhterem heyetinize saygılarımı sunuyorum.
Tasarının 7’nci maddesinde, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin 31 Aralık 2009 tarihine kadar yapılan birleşmelerinde, kanunda belirtilen şartları yerine getirmeleri kaydıyla birleşme işlemlerinden doğan kazançlarına kurumlar vergisi istisnası getirilmektedir. Bu olumlu bulduğumuz bir düzenlemedir, ancak öngörülen süre yetersizdir.
Bu şirketler, ülkemizdeki işletmelerin yaklaşık yüzde 99’unu ve toplam istihdamın önemli bir bölümünü oluşturan KOBİ’ler, değişen piyasa koşullarına hızlı uyum yetenekleri, esnek üretim yapılarının kriz dönemlerinde sağladığı yavaşlatıcı etki, bölgeler arasında dengeli büyüme, işsizliğin azaltılması ve yeni iş alanları açılmasındaki katkıları gibi olumlu özellikleri nedeniyle ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınmasında önemli bir işlev görmektedirler.
KOBİ’ler çoğunlukla aile bireyleri tarafından yönetilen, kurumsallaşmamış, profesyonel bir yönetim tarzının hâkim olmadığı işletmelerdir. Ekonomideki istihdam, büyüme ve üretimin ana dinamiği olan KOBİ’lerin sağlıklı bir ekonomik ortamda gelişip büyümeleri ve hayatlarını devam ettirmeleri büyük önem arz etmektedir. Yaklaşık sekiz aydır ülkemizi ciddi şekilde etkileyen ekonomik kriz, KOBİ’leri de çok olumsuz etkilemektedir. Krizin daha da derinleşmesi ve en iyi ihtimalle 2010’un ilk yarısından sonra bazı düzelmelerin beklendiği de dikkate alındığında, KOBİ’lere ciddi destekler sağlamamız gerektiği açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.
İşte, burada da KOSGEB’in önemi ortaya çıkmaktadır. KOSGEB, son birkaç yıldır asli görevi olan KOSGEB destek mevzuatı kapsamında KOBİ’lere destek ulaştırmaktan yavaş yavaş uzaklaşmış ve sadece bankalarla iş birliğiyle kredi faiz desteği veren bir kurum hâline dönüşmüştür. Son yıllardaki destek gerçekleşmelerine baktığımızda, kredi faiz desteğinin toplam desteklerde büyük bir yer işgal ettiği görülmektedir. KOSGEB’in asıl destek mekanizmalarına acilen ivme kazandırılması gerekmektedir.
Türkiye’de KOBİ’lerin kredi hacminden yararlanma oranları, istihdama ve ülke katma değerine sağladıkları katkılar ile karşılaştırılamayacak seviyelerde düşük kalmaktadır. KOBİ’lere hizmet verecek sermaye piyasası imkânları da geliştirilememiştir.
Kamu kesiminin piyasalardaki yüksek borçlanma düzeyi, özel sektörün kredi imkânlarını daraltmakta ve faizlerin aşırı yükselmesine yol açmaktadır. Bu koşullar kamunun sağladığı desteklerin kısıtlılığıyla birleşerek KOBİ’lerin kredi piyasasından neredeyse tamamen dışlanmasına neden olmaktadır.
Bu işletmelerin mali yapılarını güçlendirmek, ölçek verimliliğini artırmak, rekabet ortamlarına uyumlarını sağlamak ve istihdam düzeylerini artırmak için birleşmelerinin vergi yoluyla teşvik edilmesi doğru bir uygulama olmakla birlikte, KOBİ’lerin bahsedilen bu amaçlara ulaşabilmesi için sadece vergi teşvikleriyle yetinilmemesi gerekmektedir.
Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik kriz tüm ağırlığıyla ekonomik aktörler içinde öncelikle KOBİ’leri vurmaktadır. Hükûmetin şimdiye kadar parça parça “paket” adı altında kamuoyuna açıkladığı tedbirler politik bütünlük ve tutarlılıktan yoksundur. Kriz ortamında KOBİ’lerin en büyük sorunu birikmiş SSK primi, vergi ve enerji borçlarıyla birlikte finansman sıkıntısıdır. Bugüne kadar alındığı iddia edilen tedbirler KOBİ’lerde bir rahatlama yaratamamıştır.
Düzenlemelerden, özellikle KOSGEB kredilerinden faydalanmak isteyen KOBİ’ler, bu kredilerin daha çok ticari kredi niteliğinde olması, SSK ve BAĞ-KUR prim borcu nedeniyle bu kredileri kullanamamaktadırlar. KOSGEB ve Cansuyu kredilerinin gerçek ihtiyaç sahibi KOBİ’lere yansımaları sağlanmalı, vergi ve enerji borçlarına taksitlendirme ve faiz indirimi yapılmalıdır ancak ayrıca KOSGEB kredilerinden faydalanmak isteyen KOBİ’lerin önüne, yapılan yasal düzenlemeye rağmen sicil engeli çıkmaya devam etmektedir. Karşılıksız çek, protestolu senetler ile kredi ve kredi kartları borçlarına ilişkin kayıtların silinmesi için çıkarılan Sicil Affı Kanunu uyarınca Merkez Bankası kayıtlarının silinmesine rağmen bu durumun bankalarca dikkate alınmadığına ilişkin şikâyetler devam etmektedir.
Değerli milletvekilleri, bu düşüncelerle değişiklik önergemize desteklerinizi bekliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
34 konuşma daha · 9 Haziran 2009