Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)
Manisa Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 101. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Haziran 2009 · 543 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erkan Akçay (MHP), 9 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:385)); konuşma 543 kelime.
Erkan Akçay (MHP, Manisa). “Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)”. TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-akcay-23-2009-06-09-gelir-vergisi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ERKAN AKÇAY (Manisa)Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, görüştüğümüz tasarının 11’inci maddesi üzerine verdiğimiz değişiklik önergesi hakkında konuşmak üzere söz aldım. Muhterem heyetinize saygılar sunuyorum.
Tasarının 11’inci maddesiyle, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan sinematografik eserlere ilişkin yabancı yatırımcılar tarafından satın alınan mal ve hizmetler nedeniyle ödenen katma değer vergisinin yapımcılara iade olunacağı hususu düzenlenmektedir. Düzenlemenin Türkiye’nin tanıtımına ne ölçüde katkı sağlayacağı konusunda tasarının gerekçesinde ve Plan Bütçe Komisyonunda sorduğumuz suallere verilen cevaplarda yeterli açıklama yapılamamıştır.
Sermaye yapıları güçlü olan yabancı yapımcıların Türkiye’de film yapmak için katma değer vergisi istisnasına ihtiyaç duyduklarını düşünmüyoruz. Kaldı ki, Türkiye’nin tanıtımına yönelik yabancı yapımcıları vergi teşviki dışındaki diğer faaliyetlerle de Türkiye’de çalışmalarını özendirecek tedbirler alınabileceği gibi, Hükûmetin öncelikli olarak yerli yapımcıları Türkiye’nin yurt dışında tanıtımına yönelik yapımlara teşvik etmesinin Türk sinemasının gelişmesine de katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Vergi teşviklerinde öncelik yerli yapımlara verilmelidir.
Türkiye’nin yurt içi ve yurt dışı tanıtımını yapan başlıca devlet kurumları, Başbakanlık Tanıtma Fonu, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Dışişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TRT ve Anadolu Ajansıdır. Türkiye’nin tanıtımında en önemli sorun koordinasyon sorunudur. Bu kurumlar arasında tam bir koordinasyon yoktur.
Tanıtma faaliyetlerinin yürütülmesinde en önemli kaynağı ise Başbakanlık Tanıtma Fonu oluşturmaktadır. Tanıtma Fonu’ndaki para, fonun desteklediği, Türkiye’nin yurt içi ve yurt dışı tanıtımına yönelik kaç projenin olduğu ve bu projelere ne kadar kaynak aktarıldığı ise tam olarak açıklanmamaktadır.
Bakanlıkça, Türkiye’nin tanıtımında dünya beş ayrı bölgeye ayrılarak beş ayrı firmaya ihale edilmektedir. Yapılan bu ihaleler ve tanıtım yöntemleri âdeta bir kapalı kutudur. Projeler, maliyet açılımları ile detaylı olarak sektörün ve kamuoyunun bilgisine sunulmamaktadır. Kültür Bakanlığı, 2009 yılı Türkiye’nin tanıtım projelerini detaylarıyla ve medya planıyla kamuya açıklamalıdır. Özel sektörle Kültür Bakanlığı arasında Türkiye’nin tanıtımına yönelik bir koordinasyon eksikliği de vardır. Resmî kurumlar birbirlerinin yaptığı çalışmaları bilmiyor, özel sektör resmî kurumların çalışmalarını bilemiyor ve Bakanlık da özel sektörün yaptığı çalışmalardan haberdar değildir.
Gazetecilerin “Neden Türkiye’nin sloganı yok?” sorusu üzerine Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Günay, göreve geldiği ilk günden beri tanıtımda sihirli cümle aradığını söylemekte ve “Türkiye’nin derinliğini, doğasını, kültürünü ve tarihini çağrıştıracak cümle arıyorum. Bulduğum zaman evreka, evreka diye bağıracağım.” demiştir. Sayın Günay’ın göreve geldiği Ağustos 2007 tarihinden bu yana yirmi iki aydır Sayın Günay’ın “Evreka, evreka.” diye bağırmasını bekliyoruz.
Irak’ın kuzeyindeki Barzani ve Ermeniler, yapımcılığını Hollywood prodüksiyon şirketlerinin üstleneceği bir dizi sinema filmiyle uluslararası propaganda atağına başlamaya hazırlanmaktadırlar. Merak ediyoruz, bunlar acaba bizim yaptığımız gibi KDV iadesi yaptıkları için mi oralarda film yapıyorlar? Etkili bir sinema filmi âdeta etkili bir silah gibi kullanılmaktadır. Türkiye, henüz, bir Atatürk projesini bile hayata geçiremezken, Ermeni lobisi sözde Ermeni soykırımı iddialarına uluslararası destek sağlamak amacıyla, Irak’ın kuzeyindeki yönetim ise Hollywood’da sinema yoluyla başlatacağı tanıtım atağıyla, uluslararası kamuoyunda kendilerine sempati duyulmasını sağlamak amacıyla şu ana kadar yaklaşık 30 kadar Hollywood yapımcısını Irak’ın kuzeyine davet edip, yapımcılar vasıtasıyla ünlü oyuncularla görüşüp filmler hazırlatırken biz ne yapıyoruz? Yabancı yatırımcılar tarafından satın alınan mal ve hizmetler nedeniyle ödenen katma değer vergisinin yapımcılara iade olunacağı üzerinde tartışma yapıyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı işte burada lazımdır. Türkiye'nin büyük tanıtım projelerini, filmlerini hazırlatarak, antipropaganda yapanlara da her türlü kulisi yapıp önlemleri alması gerekmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti “Geceyarısı Ekspresi” filminin bıraktığı kötü izleri silmek için hâlâ uğraşırken, ikinci, üçüncü bir şok daha yiyebiliriz. Yılların vurdumduymazlığı sürüyor ancak bu kez bunun bedeli her geçen gün ağırlaşmaktadır.
Bu düşüncelerle muhterem heyetinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
34 konuşma daha · 9 Haziran 2009