İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 117. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle

Erkan Baş

İstanbul Milletvekili · TİP

Genel Kurul, 117. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Temmuz 2020 · 640 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erkan Baş (TİP), 23 Temmuz 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 640 kelime.

Erkan Baş (TİP, İstanbul). “İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 23 Temmuz 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-bas-27-2020-07-23-issizlik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hak (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=90654

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ERKAN BAŞ (İstanbul)Sayın Başkan, Genel Kurulu ve ekranları başında varsa bizi izleyen yurttaşlarımızı selamlıyorum.

Gördüğünüz gibi ne yaparsanız yapın kürsüye çıkmanın, işçinin sesini taşımanın bir yolunu buluyoruz. Oyumun rengini açıklamak için geldim, elbette “hayır” oyu vereceğim ve herkesin “hayır” vermesi gerektiğini düşünüyorum ama öncesinde bir not düşelim. Biraz evvel 6’ncı maddeyle ilgili bir düzenleme yapıldı fakat şunun kayıtlara girmesi gerekiyor. O düzeltme ne sizin eseriniz, ne bizim eserimiz. O düzeltme altı yıldır gerektiğinde sokaklara çıkan, gerektiğinde meydanlarda oturma eylemleri yapan, gerektiğinde Ankara’ya yürüyen maden işçilerinin eseridir. Dolayısıyla buradan, bir kere, o maden işçisi kardeşlerimizi bir selamlamak istiyorum. Mücadele eden işçilerin mutlaka kazanacağını bize bir kez daha gösterdikleri için de teşekkür ediyorum.

Şimdi, arkadaşlar, gelelim kanuna. Elimize aldığımız bu kanunu -ben elime aldım defalarca- dikkatle okudum, sonra da şuna ikna oldum, dedim ki: AKP bize bir şey göstermek istiyor. Beterin beteri var, cehennemin de dibi var. Yani, her çıkarttığınız kanunda bundan daha kötü bir kanun gelmez diyorum, daha kötüsünü yapmayı başarıyorsunuz, bunun için sizi tebrik etmek gerekiyor! Şimdi, niye böyle söylüyorum? Bu memleketin gerçek sorunları ne? İşsizlik, yoksulluk, hayat pahalılığı, kadın cinayetleri, iş cinayetleri, gençlerin özgürlük sorunu, gelecek sorunu, yolsuzluklar, rant, derinleşen eşitsizlik. Şu kadar kanun var, hiçbir şey yok; bunları çözecek tek bir öneri, tek bir madde yok. Ne var? Tam tersi var değerli arkadaşlar, memleketin en önemli sorunu olan işsizliği daha da derinleştirdiğini görüyoruz.

Şimdi, beş yıl önce memlekette istihdam 28-29 milyonmuş, beş yılda nüfus artmış, bakan bey çıkmış demiş ki “İstihdamı 2,5 milyon daha artıracağız.” geldiğimiz noktada 4 milyon daha düşmüş. Şimdi öyle sayılarla falan konuşmayalım. Bakın, Kadir Dağ 32 yaşında, Ayhan Duran 50 yaşında, Mehmet Akkoca 39 yaşında, Ercan Özer 38 yaşında, Faruk 48 yaşında, Turan 47 yaşında; bunlar sadece son bir ayda işsizlik ve ekonomik gerekçelerle intihar eden yurttaşlarımızdan isimleri basın organlarına düşenler. “Memlekette işsizlik var, işsizlik var.” diyoruz, siz “işsizlik” deyince bir tek “İşsizlik Fonu”nu anlıyorsunuz. O da ne yapıyorsunuz? Bakın, farkında mısınız bilmiyorum, sormak istiyorum: Biraz sonra “evet” oyu vereceksiniz ya, ne olacak biliyor musunuz? İşsizlik Fonu’nda işçinin alın terinden, emeğinden biriken bir para var, siz bu parayı alacaksınız, patronlara vereceksiniz mesela. Evet dediğinizde bunun olacağını bilerek bu kanuna evet demenizi gerçekten anlayamıyorum. Yani devletin kasasını tümüyle boşalttınız, kefen parasını bile bitirdiniz ama illa patronlara para yetiştirmek gerekir diye işçinin fonuna, işsiz kaldığında ona yardımcı olacak fona da göz diktiniz. Yani gerçekten sizin döneminizde şöyle bir slogan türedi bence: “Bu işçinin İşsizlik Fonu deniz, yemeyen domuz.” diyorsunuz. Herkes buradan faydalansın, bir tek işçiler almasın.

Şimdi, değerli arkadaşlar, ne diyor bu iktidar? Diyor ki: “Biz işsizliği yasaklıyoruz.” İşsizliği yasaklamak şu: Bakın, memlekette asgari ücret 2.324 lira, açlık sınırı 2.450 lira, yoksulluk sınırı 7.918 lira. Biz “Asgari ücret az, açlık sınırının altında asgari ücret mi olur, insaf!” diyorduk, siz şimdi bu çıkardığınız kanunla diyorsunuz ki: “Ey işçi kardeşim, sen bir yıl daha günde 39 liraya yaşa, ayda 1.170 liraya yaşa.” Ya yaşayabiliyorsanız siz yaşayın. Ayda 1.170 liraya geçinebilen bir tane babayiğit varsa içinizde bu kanuna evet desin. Peki, sizin yapamadığınızı gariban işçi nasıl yapacak, bunu nasıl bekliyorsunuz? Bunu anlamak mümkün değil.

Ha bitiyor mu? Bitmiyor. Bakın, ne yapıyorsunuz biliyor musunuz? Bu kanun çıktığında, açlıktan, yoksulluktan ölüme mahkûm ettiğiniz işçi, diyelim ki bu işçi inatçı, diyor ki: “Kardeşim, ben taşı sıksam suyunu çıkartırım, illa da çalışacağım, başka bir iş buldum.” Çıkabiliyor mu işinden? Çıkamıyor. Ne diyorsunuz? “Eğer çıkarsan senin kıdem tazminatın var ya, onu bana haraç olarak ver, kıdem tazminatını bırak, ondan sonra git başka bir yerde çalış.” Yani gerçekten, bakın, bütün samimiyetimle söylüyorum, bence siz bu kanunları okumuyorsunuz, öyle inanmak istiyorum. Bu kanunu okuduktan sonra bu kanuna “evet” oyu vermek insanın aklının, yüreğinin, vicdanının alabileceği bir şey değil. Ben okumaya devam edeyim isterseniz. Ne diyor bu kanun: “İş güvenliği uzmanlarına ilişkin 2024’ün başına kadar bir erteleme getiriyor.” Yahu, arkadaşlar, 2012’de bir yasa çıkmış, iş güvenliği. Niye çıkmış bu yasa?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

121 konuşma daha · 23 Temmuz 2020

121 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook