İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 5. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bilgi edinme hakkı kanunu tasarısı ile avrupa birliği uyum ve adalet komisyonu raporu (s:s:248)

Ertuğrul Yalçınbayır

Bursa Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 5. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Ekim 2003 · 620 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ertuğrul Yalçınbayır (AK Parti), 9 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BİLGİ EDİNME HAKKI KANUNU TASARISI İLE AVRUPA BİRLİĞİ UYUM VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (S:S:248)); konuşma 620 kelime.

Ertuğrul Yalçınbayır (AK Parti, Bursa). “Bilgi edinme hakkı kanunu tasarısı ile avrupa birliği uyum ve adalet komisyonu raporu (s:s:248)”. TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim tutanağı, 9 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ertugrul-yalcinbayir-22-2003-10-09-bilgi-edinme-hakki-kanunu-tasarisi-ile-avrupa-birligi-uyum-ve-adalet-k (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ERTUĞRUL YALÇINBAYIR (Bursa)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygı, sevgi ve barış dileklerimle selamlıyorum.

Özellikle, bilgi edinme özgürlüğü, bilgi edinme hakkı, idarî usul, idarenin, yaptığı işlemlerde önceden belirlenen usullere tabi olması, kamunun karar alma toplantılarının halka açık olması, öteden beri Türkiye'nin gündeminde olan bir husustur. Bu, sadece bilgi edinme hakkıyla sınırlı değil, demin söylediğim idarî usul yasası, kamunun karar alma toplantılarına katılma yasası hep birlikte düşünülmesi gereken bir husustur. Bu konuda 1990'lı yıllardan itibaren Türkiye'de çalışmalar başlamıştır. Bu çalışmayı Türkiye'nin gündemine getiren Prof. Dr. Sayın İlhan Özay'a ve arkadaşlarına teşekkür etmek istiyorum ve yine, geçmiş dönemde, 1998 yılının başında, zamanın hükümetinin de büyük katkılarıyla, Ankara'da, İdarî Usul Kanun Tasarısıyla ilgili uluslararası bir sempozyum yapılmıştır. Sempozyumla bu konu Türkiye'nin gündemine daha etkin biçimde girmiştir. Herhalde, hükümetimiz, bundan sonra bir "idarî usul" ve ayrıca toplantıların açıklığı, yani "günışığında yönetim" konusunu da bir kanun tasarısı olarak gündeme getirecektir.

Türkiye'de önemli olan, bu kanunların çıkarılmasının yanı sıra, uygulanmasıdır. Uygulamada yine vatandaşın bilgi edinme hakkını düzenleyen Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun uygulanmasına bakalım. Bu Kanun, Türkiye'de uygulanmayan kanunlar arasındadır. Zamanında yaptığımız bir çalışmada 200 000 dilekçe ve bu dilekçelerin çok az kısmına verilen cevap... 200 000 dilekçede demokrasi. Bu, Türkiye'nin seviyesi ve vatandaşın Cumhurbaşkanına en fazla müracaatta bulunduğunu görüyoruz; 100 026 demokrasi, 100 026 dilekçe.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonuna verilen, onyedi yılda, 14 769 dilekçe. Niye bu kadar az? Bir günde Meclise gelen kişi sayısı kadar dilekçe verilmiş. Demek ki, vatandaş, kendisine açık olan belediye başkanlarına, valiliklere gitmek yerine, işi, siyaseten takip etmek, milletvekilleri eliyle takip etmek, il başkanları, ilçe başkanları eliyle takip etmek gibi bir alışkanlık edinmiş. Bize gelen taleplerin büyük bir kısmının da, iltiması ve kayırmacılığı içerdiğini hepimiz biliyoruz. Biz, vatandaşın, ilgili kuruma müracaatını sağlamalıyız, bunlara yönlendirmeliyiz; tarafsızlık, objektiflik bunu gerektirir. Biz, bir hukuk devletiyiz; biz, parti devleti değiliz. Öteden beri olanlar bunlardır.

Milletvekillerinin sorularına verilen cevaplara bakıyoruz. Burada da, araştırma yaptığımız birbuçuk yıllık dönemde 6 581 soru sorulmuş; ancak, yüzde 35'ine cevap verilebilmiş. Yazılı sorulara ortalama cevap süresi 40 gün, sözlü sorulara 171 gün. Bu, uygulamadaki zafiyetimizi ortaya koyuyor. Biz, bu konuyla ilgili, Başbakanlığa da, bakanlıklara da başvurduk ve bir genelgeyle, keyfiyeti tüm birimlere duyurmalarını talep ettik. Aslında, bunun Türk Ceza Kanununun 240 ıncı maddesinde bir yaptırımı da olmasına rağmen, zamanın Başbakanı Sayın Ecevit'in verdiği cevapta "sorulara cevap vermeyen yetkililer hakkında herhangi bir idarî veya cezaî takibat yapılmamıştır" denilmiştir. Bunu etkin hale getirmemiz gerekiyor. Bu kanun tasarısının görüşülmesi sırasında, 29 uncu maddede, Sayın Münir Erkal'ın bu konuyla ilgili olarak verdiği değişiklik önergesini desteklemenizi özellikle talep ediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Yalçınbayır.

ERTUĞRUL YALÇINBAYIR (Devamla)Yine,sayın bakanlarımızın da bu konuda hassas olmalarını talep ediyoruz.

Bursa'da 200 000 gayrimenkul mükellefi vardır. 200 000 gayrimenkul mükellefiyle ilgili tapu kadastro harçlarının yenilenmesine dair işlem ilanen tebliğ edildi, usulüne uygun gibi gösterildi, herhangi bir cevap verilmedi, vatandaşa etkili duyuru yapılmadı ve Bursa'da 200 trilyon lira, Türkiye'de 2 katrilyon lira, halk borçlu ve neden borçlu olduğunu bilmiyor. Bu noktada, ilanen tebligatlarda özellikle, kamu kurumlarının çok daha hassas olması gerekiyor.

Biz, keyfiyeti, üç ay önce Maliye Bakanına yazılı olarak bildirdik ve 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanundan yararlanarak, şunların tarafımıza bilgi olarak verilmesini istiyoruz dedik; maalesef, cevap alamadık, birçok konuda cevap alamadık. Bu Meclisin, uygulamayı izlemeyle ilgili özel bir ihtisas komisyonuna dahi ihtiyacı var, uygulamanın önem arz ettiği 2004 yılını dikkate alırsak.

Sayın milletvekilleri, bundan sonra da bir önergemiz var. O önerge üzerinde de söz alma imkânımız olduğu için, ben, sözlerime burada son veriyorum. Bu çok önemli bir gelişmedir. Bütün partiler ve kamuoyu bunları deklare etmiştir. AK Parti de, acil eylem planında ve hükümet programlarında bunları vaat etmiştir. Bu, sadece bir partinin, hükümetin değil, bu Meclisin ortak bir ürünüdür, toplumun beklentisidir ve uygulamanın da olması kaydıyla.

Hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

19 konuşma daha · 9 Ekim 2003

19 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook