Öneriler
Zonguldak Milletvekili · Yeni Parti
Genel Kurul, 7. Birleşim · 5. yasama yılı · 15 Ekim 2026 · 663 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Eylem Ertuğ Ertuğrul (Yeni Parti), 15 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖNERİLER); konuşma 663 kelime.
Eylem Ertuğ Ertuğrul (Yeni Parti, Zonguldak). “Öneriler”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 15 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/eylem-ertug-ertugrul-2026-10-15-oneriler (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=148985
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)YENİ PARTİ GRUBU ADINA EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Zonguldak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.
Dün, Türkiye zor sabahlarından birini yaşadı; aslında Türkiye, yirmi dört yıllık iktidarınızda hangi mahalleden olursa olsun adım adım bu zor sabahlara sürüklendi, sürüklediniz, aslında kendinizi de sürüklediniz. Dolayısıyla mesele, bir televizyon kanalına atanan kayyumu, kapatılan bir internet haber sitesini, susturulan bir siyasi partiyi ya da cezaevine gönderilen gazetecileri, belediye başkanlarını, siyasetçileri konuşmanın ötesinde; asıl mesele, bu ülkenin nefes borularının tek tek nasıl tıkandığını ve bu gidişatın hepimizi sürüklediği o tehlikeli eşiği konuşmak, onu konuşabilmek.
Bu kanalları tek tek kapattığınızda, bu gazetecilerin ayaklarına birer kelepçe taktığınızda ya da tutuklanıp cezaevlerine gönderildiğinde, sansür başladığında halkın hiçbir şeyden haberi olmayacağını mı, işlediğiniz suçların, karıştığınız rezilliklerin konuşulmazsa tüm sorunların çözüleceğini ya da üstünün kapatılabileceğini mi düşünüyorsunuz? İçinde yaşadığımız çağdan haberdar mısınız? Halkta biriken öfkenin farkında değil misiniz?
Bakın, bazı cümleler söyleyeceğim, bunları hatırlayalım: "Türkiye'de şahsım dâhil hiç kimse eleştirilemez değildir." "Çamur at izi kalsın mantığıyla tamamen nefret siyasetiyle kamu görevlilerimize, Kabine üyelerimize karşı haysiyet cellatlığı yapılmasına müsaade etmeyeceğiz." "İfade özgürlüğü önüne gelene iftira atma serbestîsi değildir." "Hesap sorduğunu iddia eden herkes görevini sorumluluk bilinciyle yapmalıdır." Bu sözler Cumhurbaşkanına ait.
Peki, yargılaması sonuçlanmadan Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na, ailesine, diğer belediye başkanlarına, bürokratlarımıza, ailelerine haysiyet cellatlığı yapanlar kimlerdi? Aylarca yandaş televizyonlarda "delilli iddia" diye anlatılan her ne varsa iddianame yayınlandığında ve duruşma salonunda ortadan kaldırıldı. Dolayısıyla bu iftiraları aylar boyunca bıkmadan usanmadan atanlar kimlerdi; bunlara neden müsaade ettiniz? Geriye delillerle kurulmuş bir iddianame değil, çelişkilerle ayakta tutulmaya çalışılan bir senaryo kaldı ve tam da bu iddiaların savunmasının yapılacağı gün gerçeği en çarpıcı şekilde aktaran muhalif kanallardan birine kayyum atadınız. Hani ifade özgürlüğü? Nerede ifade özgürlüğü? Hayalini kurduğumuz ülke bu mu? Size söylüyorum iktidar vekillerimiz, hep o koltuklarda mı kalacaksınız? Bugünün yarını da yok mu?
Bakın, Anayasa'mız "Basın hürdür, sansür edilemez." diyor. Bu hüküm, sadece gazetecileri değil, sadece basın mensuplarını değil; sizi, bizi, tüm halkımızı da aslında koruyor. Tele1 susturuluyor, Halk TV'ye kayyum atanıyor, T24 erişimi engellenip fiilen susturuluyor; muhalif ses çıkaran siyasi partilerin iletişim kanalları kesiliyor, hakikatin peşindeki gazeteciler sabah baskınlarıyla gözaltına alınıp tutuklanıyor. Ancak bu, sizin sarsılmaz kudretinizin göstergesi değil, aksine tükenişin, hakikatten duyduğunuz derin korkunun ve yönetememe krizinin çok açık bir itirafı ve bu gerçeği eminim ki şu an iktidar koltuklarında oturan siz değerli milletvekilleri de biliyorsunuz.
Sayın milletvekilleri, tarih bize çok açık bir ders veriyor; hiçbir dönemde gerçek gizlenememiş, susturulamamıştır. Peki, geçmişte yasakları getirenler, o kilitleri vuranlar neredeler? Hepsi tarihin karanlık ve utanç verici sayfalarında birer ibret vesikası olarak anılıyorlar ama onların susturmaya çalıştığı fikirler, öldürmek istedikleri hakikat arayışı bugün hâlâ dimdik ayakta çünkü karanlığın en büyük korkusu tek bir ışığın bile yanmaya devam etmesidir ve biz o ışığı yakmaya devam edeceğiz.
Peki, bu gidişat nereye varır, neye zarar verir? Bakın, bu fatura yalnızca muhaliflere çıkmaz. Eğer bir ülkede bağımsız medya susturulursa adalet ortadan kalkar; adaletin olmadığı yerde mülkiyet güvenliği olmaz, hukukun üstünlüğü çöker. Yani T24'ün kapatılması, Halk TV'ye kayyum atanması sokaktaki yurttaşımızın mutfağındaki yangının büyümesi anlamına gelir.
Değerli milletvekilleri, denetlenemeyen bir iktidar mekanizması kaçınılmaz olarak çürür, yozlaşır ve devlet mekanizmasını felce uğratır tıpkı fon soygununda bizzat yaşamakta olduğumuz gibi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Devamla)Bitiriyorum.
BAŞKANTamamlayın lütfen.
EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Devamla)Buradan, bugün bu kararların altına imza atanlara, bu hukuksuzlukları alkışlayanlara veya sessizce onaylayanlara seslenmek istiyorum: Bu kararların ülkeye ve yurttaşlarımıza ne kazandırdığını açıklamak zorundasınız zira lağım patladıkça baskının dozunu artırıyorsunuz, günübirlik siyasi ikbaliniz ve koltuk sevdanız uğruna bindiğiniz dalı kesiyorsunuz. Ancak elinizde tuttuğunuz, baskı aygıtı olarak kullandığınız devlet gücü sonsuza kadar sizin elinizde kalmayacaktır. 2010'lu yıllardaki kumpas davalarını hatırlayalım, bunları alkışlayanları hatırlayalım, "Ben bunların savcısıyım." diyenleri hatırlayalım, bağımsız medyaya el koyup "Oh olsun!" diyenleri hatırlayalım ancak şunu unutmayalım, başkasının zulme uğramasını izlerken kuralları çiğnerseniz yarın o çiğnediğiniz kuralların yokluğunda sizi koruyacak da hiçbir güvence kalmayacaktır. Ancak şunu söylüyorum, hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın, tarih zalimleri değil, zulme karşı susmayanları yazacaktır.
Genel Kurul saygıyla selamlıyorum. (Yeni Parti, CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
79 konuşma daha · 15 Ekim 2026