Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)
Ordu Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 30. Birleşim · 4. yasama yılı · 13 Aralık 2005 · 579 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Eyüp Fatsa (AK Parti), 13 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA BAĞLI OKULLARIN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.1009)); konuşma 579 kelime.
Eyüp Fatsa (AK Parti, Ordu). “Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 13 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/eyup-fatsa-22-2005-12-13-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-bagli-okullarin-milli-egitim-bakanligina-d-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
EYÜP FATSA (Ordu)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 1009 sıra sayılı kanun tasarısının 10 uncu maddesi üzerinde şahsım adına söz aldım; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Kısaca, bu 10 uncu madde, adalet meslek okullarının isimlerinin adalet meslek liselerine çevrilmesine işaret ediyor. Yani, okulun ismi liseye çevriliyor, "adalet meslek okulu", "adalet meslek lisesi" yapılıyor. İçerik itibariyle bundan ibarettir; ancak, konuşan arkadaşlarımız, biraz önce ifade ettiğim gibi, hiç olmazsa, yani, okulun isminin liseye çevrildiğini söyleme lütfunda bulunsalardı.
Şimdi, değerli arkadaşlar, bakın, hepimiz, demokrasi, demokrasi, demokrasi diye bir şey söylüyoruz, bütün dünya söylüyor. Bütün dünya, demokrasinin bütün kurum ve kuruluşlarıyla beraber ülkelerde, sonra da fert fert şahıslarda, vatandaşlarda hâkim olması noktasında bir büyük iddiayla gayret ediyor.
TUNCAY ERCENK (Antalya)Biz "araçtır" demiyoruz ama…
EYÜP FATSA (Devamla)Türkiye de bu büyük gayretin içerisinde, demokrasiyi bütün kurum ve kuruluşlarıyla yerleştirme gayreti içerisindedir. Yetmişüç milyon insanımız bu noktada görüş birliği, düşünce birliği içerisindedir. Demokrasi, sadece birtakım kurallar değil, aynı zamanda, demokrasi bir tahammül rejimidir; farklılıklara, çeşitliliklere, renklere tahammül edebilmektir.
Biraz önce, Sayın Altay -benim samimî bir arkadaşım ve dostumdur; yani, milletvekilliğinin ötesinde de hukukumuz olan, siyasetin de ötesinde hukukumuz olan bir arkadaşımdır- "sizin Başbakanınız" ifadesini kullandı. Değerli arkadaşlar, "sizin Başbakanınız" yok, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı vardır. Eğer, gerçekten farklılıklara tahammülümüz varsa, lütfen, Sayın Altay, kendinizi yalnızlaştırmayın ve toplumdan izole etmeyin. Başbakanın, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olduğu gerçeğini görmezlikten gelme lüksünüz yoktur. Evet, Başbakan, aynı zamanda AK Partinin Genel Başkanıdır; ama, Türkiye Cumhuriyetinin de Başbakanıdır. Yarın bir başka siyasî partinin genel başkanı da başbakan olabilir; ama, kimsenin bunu "sizin başbakanınız, bizim başbakanımız" gibi bir ayırıma tabi tutma hakkı yoktur. Bakın, bu ayırımcılıklardan, bu ayırımcı ifadelerden bu ülke çok zarar gördü, çok zarar gördü. Ayrıca, hemen arkasından, maksadı aşan, gerçekten, bir milletvekili olarak dehşete düştüğüm bir ifade kullandı.
Değerli arkadaşlar, Türkiye'de yasalar vardır, kanunlar vardır. Herkes her işini yasalara ve kanunlara uygun olarak yapar. Zaten yasalara ve kanunlara uymayan hiçbir şeyi yapma imkânımız da yoktur, kimsenin yapma imkânı yoktur. Yasalarla özel yurtlar açmak mümkündür. Herkes, şartlarını yerine getiren herkes gider ve bir özel yurt açabilir. Bunun önünde bir engel yoktur. Bütün yurtlar Millî Eğitim Bakanlığının denetimi altındadır ve Sayın Altaylı… Sayın Altaylı…
ENGİN ALTAY (Sinop)Altay… Altay…
EYÜP FATSA (Devamla)Sayın Altay, bakın, bir ifade kullandınız, kaymakamlarımızı ve millî eğitim müdürlerimizi zan altında bırakan, töhmet altında bırakan…
ENGİN ALTAY (Sinop)Birkısım dedim.
EYÜP FATSA (Devamla)… rencide eden. "Denetimler birkaç gün önceden yurtlara haber veriliyor…"
Değerli arkadaşlar, bu yurtlar, Türkiye Cumhuriyetinin sınırları içerisinde kaymakamlıkların, il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerinin, denetimin ve yasaların sınırları dışında değildir ve bunlar mutat olarak denetlenmesi gereken zamanlarda denetlenir. Haa, yanlış yapan olursa, görevini ve kendisine verilen hakkı kötüye kullanan, suiistimal eden varsa…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
EYÜP FATSA (Devamla)… gerekli cezaî müeyyideye çarptırılır. Ben hiçbir yurdun sözcüsü ve avukatı olarak da burada konuşmuyorum; ama, yasalarla görev yapan, kanunlar çerçevesinde görev yapan ve kaymakamlıklarımızın, valiliklerimizin ve millî eğitim müdürlüklerimizin sorumluluğu altında bulunan bu yasal yurtları siz "karşı devrimci gerilla yetiştiriyor" gibi bir iddiayla söyleme hakkınız yoktur. Varsa elinizde bilginiz belgeniz, elinizde varsa bunları kanıtlayabileceğiniz belgeler, savcılık oradadır. Ben onun için söylüyorum.
Arkadaşlar, değerli arkadaşlar; bakın demokrasi denilen şey, aynı zamanda bir tahammül rejimidir. Senin gibi düşünmüyor, senin gibi anlamıyor, inancı, dünya görüşü, siyasî kanaati senden veya benden farklı diye bunları kendimizden uzaklaştırmaya, kendimizi bunlardan izole etmeye, kendimizi yalnızlaştırmaya "sen ve ben" diye bu toplumu bölmeye kimsenin hakkı yoktur, haddi de yoktur!
Hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
38 konuşma daha · 13 Aralık 2005