İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 86. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Fıstıkçamı üreticilerinin sorunlarına ilişkin sorusu 6/166

Fahrettin Üstün

Muğla Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 86. Birleşim · 1. yasama yılı · 28 Mayıs 2003 · 569 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Fahrettin Üstün (CHP), 28 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: FISTIKÇAMI ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARINA İLİŞKİN SORUSU 6/166); konuşma 569 kelime.

Fahrettin Üstün (CHP, Muğla). “Fıstıkçamı üreticilerinin sorunlarına ilişkin sorusu 6/166”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 28 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fahrettin-ustun-22-2003-05-28-fistikcami-ureticilerinin-sorunlarina-iliskin-sorusu-6-166 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla)Var efendim.

BAŞKANBuyurun.

FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; muhalefetin bir görevi de iktidarı denetlemek. Bu denetleme sırasında da sözlü soru önergelerimiz bunun önemli ölçütlerinden birisi; ama, maalesef, bazı bakanlarımız bu konuda hassas olduğu halde, bazı bakanlarımız hassas değil, duyarlı değil ve açıklamalar yapılınca da, maalesef, ortam geriliyor.

Değerli milletvekilleri, Akdeniz ve Ege sahillerinin ağacı olan ve halk arasında künharçam olarak bilinen fıstıkçamı ormanları, Muğla İli Milas, Yatağan ve Kavaklıdere; ayrıca, Aydın İli Çine, Karpuzlu, Koçarlı, Söke İlçelerinde yaklaşık 30 000 hektar sahada yayılış göstermekte, 50'ye yakın köyde yaşayan tahmini 25 000 insanımız için önemli bir gelir kaynağı oluşturmaktadır.

Fıstıkçamı ağacının odun hammaddesi endüstriyel olarak fazla değerli ve kaliteli olmayıp, su ve toprak rejimine sağladığı faydalar yanında, kıymet ihtiva eden kısmı, çamfıstığı veya künhar olarak tabir edilen meyvesidir. Ancak, yöremizde bulunan fıstıkçamı ormanlarının mülkiyet problemleri henüz çözülemediği için, gerek meyvesi itibariyle ülke ve yöre ekonomisine sağladığı katkı gerekse su ve toprak rejimine olan katkıları en az seviyeye düşmüş bulunmaktadır. Mevcut durum itibariyle fıstıkçamı ormanları, fiiliyatta, orman köylüleri tarafından paylaşılmıştır. Bu paylaşımda, köylülerin elinde zilyetlik belgeleri mevcuttur ve vatandaşlar, paylaşıma bağlı olarak fıstıkçamı ağaçlarının meyvesinden istifade etmektedirler.

Ancak, yasal prosedür çerçevesinde, fıstıkçamı ormanlarının bulunduğu alanlar, devlet ormanı niteliğindedir. Fiilî ve yasal mülkiyet ayrılığı yüzünden, mevcut fıstıkçamı ağaçları yaşlanmış, verimden düşmüş, gençleştirme ve bakım müdahaleleri yapılamadığı için fonksiyonlarını yerine getiremez olmuştur.

Ağaçlar, en verimli şekilde 25 ile 80 yaşları arasında çamfıstığı verebilmesine rağmen, yöremizdeki ağaçların çoğu 100 yaşını geçmiş ve verimden düşmüş bulunmaktadır. Mevcut fıstıkçamı ağaçlarının bir tanesinden yılda ortalama 70-80 adet kozalak elde edilmekte, 1 hektar sahadan ise 800 000 000-900 000 000 Türk Lirası gelir elde edilebilmektedir.

Mülkiyet problemlerinin çözümlenmesiyle, mevcut yaşlı ormanlarımızın genç ormanlar haline getirilmesi sağlanacak, bu alanların su ve toprak rejimine olan katkıları artırılacak, gençleştirme ve bakım müdahalelerinin gerçekleştirilmesiyle birim alanda mevcut ağaç adedi optimal seviyeye ulaştırılacak ve birim alandan alınan çamfıstığı miktarı artırılarak, yöre ve ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlanmış olacaktır.

Yapılacak uygulama ve hektardaki ağaç adedinin optimal seviyeye getirilmesiyle, bir hektar sahadan elde edilecek gelir 2 milyar Türk Lirasının üzerinde olacaktır. Aynı zamanda, Tütün Yasası nedeniyle boş olan araziler için alternatif ürün bulamayan iktidarın, bunu desteklemesiyle ülke ekonomisine bir girdi sağlanacağı düşüncesindeyiz.

6831 sayılı Orman Kanununun 1 inci maddesinin (H) fıkrasında "sahiplik" kavramının açıklığa kavuşturulamamasından kaynaklanan sıkıntılar mevcuttur. Yine, 6831 sayılı Orman Kanununun 3373 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesinin uygulaması hakkında yönetmeliğin 20 nci maddesinde, sahipliğin, tapuyla mümkün olabileceği belirtilmiştir. Ancak, mıntıkamız dahilinde fıstıkçamları bulunan köylerde tapu bulunmamakta, varsa da gerek hudutlar gerekse miktar itibariyle problemi çözecek vasıfta değildir.

Bu nedenle, fıstıkçamıyla ilgili problemlerin çözülebilmesi, ilk defa orman kadastrosu yapılacak yerlerde, 6831 sayılı Orman Kanununun 1 inci maddesinin (H) bendinde geçen sahiplik kavramına açıklık getirilerek, her türlü tasarruf ve zilyetlik belgelerinin de geçerli sayılmasıyla mümkün olabilecektir. Daha önce de, orman kadastrosu yapılmış yerlerden, fıstıkçamlarının, 6831 sayılı Orman Kanununun 3373 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesine göre, orman sınırları dışına çıkarılması işleminin, ancak fıstıkçamlarının meyveli ağaç statüsüne alınmasıyla mümkün olabileceği; yine, 2/B maddesinde ifade edilen "çamfıstığı" tabirinin "fıstıkçamı" anlamına geldiğinin hukukî bir açıklamasıyla bu maddeye işlerlik kazandırılması gerekmektedir.

Yukarıda bahsedilen yöntemle, fıstık çamlarının mülkiyet problemi çözümlenebildiği takdirde, yaklaşık olarak 30 000 hektarlık saha, atıl halden verimli hale dönüştürülecek; Bergama ve Kozak civarındaki köylerde olduğu gibi, yaklaşık 50 köyde yaşayan 25 000 insanımız için önemli bir gelir kaynağı oluşturulacak; orman teşkilatının yönlendirmesiyle, zamanında yapılacak teknik müdahaleyle, verimden düşmüş yaşlı ormanların gençleştirilmesiyle mümkün olacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

42 konuşma daha · 28 Mayıs 2003

42 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook