İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 111. BİRLEŞİM · SALI

Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)

Fahrettin Üstün

Muğla Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 111. Birleşim · 3. yasama yılı · 14 Haziran 2005 · 534 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Fahrettin Üstün (CHP), 14 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)); konuşma 534 kelime.

Fahrettin Üstün (CHP, Muğla). “Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 14 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fahrettin-ustun-22-2005-06-14-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla)- Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Tarım Sigortaları Kanunu Tasarısının 18 inci maddesi üzerinde şahsım adına söz aldım. Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.

Tarımda çokbaşlılığı bir türlü gideremediğimiz, bu maddede de belli. "Havuzun çalışma usul ve esasları Müsteşarlığın görüşü alınarak Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle, sigorta sözleşmelerinin tabi olacağı esaslar ise Müsteşarlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir" diyor ve primlerin ne olduğu belirtilmiyor.

Bağ-Kur primlerini ödeyemeyen vatandaş sigorta primlerini nasıl ödeyecek? Hükümet daha evvelden bir uygulama yapıp Bağ-Kur primlerini düzenleyeceğini ve 18 aya yayacağını söylemişti; fakat, Maliye Bakanının açıklamalarıyla bunun da gerçekleşmeyeceği ortaya çıktı.

Yeni Tarım Bakanımıza ve diğer bakanlarımıza yeni görevlerinde başarılar dilerim. Yeni bakan atamaları aslında AKP İktidarının başarısızlığının kabulü ve tescilidir. Eğer AKP İktidarı başarılı olmuş olsaydı -Sayın Bakan az önce bahsetti önceki bakanın başarılı hizmetlerinden- bugün çiftçi kan ağlıyor olmazdı.

1980'lerden sonra ortaya çıkan küreselleşme sürecinden herhalde en fazla darbe almış sektör tarım sektörüdür. 1980'lerin ortalarında tarımsal alanda hizmet veren KİT'lerin satılmasıyla başlayan süreç, tüm tarımsal desteklerin ortadan kaldırılmasıyla devam etmiştir. Ancak, tarım alanında en yıkıcı politikaları AKP İktidarının hayata geçirdiğini görüyoruz. Türkiye öyle bir siyasî anlayışla idare edilmektedir ki, bu anlayış, attığı adımların hiçbirinin sosyal boyutlarını düşünmeden adımlar atmaktadır, Türkiye'nin yüzde 40'ını yok saymaktadır.

2003 yılında millî gelir yüzde 5,9 oranında büyümesine karşın, tarım sektörü yüzde 2,5 oranında küçülmüştür. Bu küçülme 2004 yılında da devam etmiş, bu yılın ilk çeyreğinde tarım sektörü yüzde 7,5 oranında küçülmüştür ve daha sonra yıl sonunda bu oran yüzde 12'lere çıkmıştır.

"Tarım reformu" adı altında or taya konulan ve AKP İktidarının harfiyen uyguladığı politikalar sonucunda, tarım kesimi, işsizlik sorunundan sonra Türkiye'nin en sorunlu alanı haline bilinçli bir şekilde getirilmiştir. Eğer, Türkiye tarımını bir yerlere getirmek istiyorsanız, 1980'den 2005 Mayısa kadar yapılanların tam tersini yapınız.

AKP İktidarının tarım kesimine yönelik söylemleri hep rafta kalmıştır. 2004 yılında doğal afetlerden dolayı üretim güçlerini büyük oranda kaybeden çiftçimize yardım eli uzatmadınız. 2 katrilyonun üzerinde zarar gören çiftçilere 52,5 trilyon ödemede bulundunuz.

1980'lerden sonra bilinçli olarak geri bırakılan hayvancılık sektörünün durumu da içler acısıdır. Anadolu'yu dolaşanlar bilirler, her taraf metruk, yıkıntı haline gelmiş besi çiftlikleriyle doludur. Besiciler bu haldeyken, Sayın Başbakan, 29 Mayıs tarihinde düzenlenen Tarım Şûrasında besicilere, kilogram başına 1 000 000 Türk Lirası et teşvik primi verildiğini söyledi. Oysa, et teşvik primi, 30 Eylül 2004 tarihinden itibaren kiloda 500 000 liraya düşürüldü, şimdi, o da kaldırıldı. İşte, böyle bir Başbakan portresi.

Sayın Bakan göreve gelir gelmez Bakanı bekleyen sorunlar:

Toprak Mahsulleri Ofisleri kapatılmaya devam edilecek mi?

Meralar yapılaşmaya açılacak mı?

Araştırma enstitüleri kapatılmaya devam edilecek mi?

Elma, muz üreticileri, yine kaderiyle baş başa mı bırakılacak?

Narenciye üreticileri kan ağlayacak mı?

Fındık, soya, kanola ve ayçiçeği üreticisi, kaderiyle yine baş başa mı kalacak?

Süt fiyatları düşerken ve üretici parasını alamazken, seyretmeyi sürdürecek misiniz? Süt, sudan ucuz satılmaya devam edilecek mi?

Haralar, ipekhaneler ve hayvancılık araştırma kurumları tekrar açılacak mı?

Tarımsal üretim içerisinde hayvancılığın payı yüzde 30'ların üzerine çıkarılacak mı?

Yem bitkilerine verilen desteklemeler artırılacak mı?

SEK, yem fabrikaları, Et Balık Kurumu faal hale geçirilecek mi?

Tütün ve şekerpancarı kotaları kalkacak mı?

Doğuda ve Türkiye genelinde zor durumda olan besi hayvancılığı nasıl canlanacak, boşalan ahırlar nasıl dolacak?

Değerli arkadaşlarım, bir bakanın söylediği, hükümeti bağlar mı?

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Bağlar.

FAHRETTİN ÜSTÜN (Devamla)Başbakanın söylediği?..

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

51 konuşma daha · 14 Haziran 2005

51 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook