2003 mali yılı bütçesinde 5 inci tur görüşmeleri
Eskişehir Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 55. Birleşim · 1. yasama yılı · 25 Mart 2003 · 795 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Fahri Keskin (AK Parti), 25 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİNDE 5 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 795 kelime.
Fahri Keskin (AK Parti, Eskişehir). “2003 mali yılı bütçesinde 5 inci tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim tutanağı, 25 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fahri-keskin-22-2003-03-25-2003-mali-yili-butcesinde-5-inci-tur-gorusmeleri (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA FAHRİ KESKİN (Eskişehir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Millî Savunma Bakanlığının 2003 malî yılı bütçesi hakkında, mensubu olmaktan büyük gurur duyduğum AK Parti Grubu adına görüşlerimi arz etmek üzere huzurunuzdayım. Grubum ve şahsım adına, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu bütçenin, Atatürk'ün hedef olarak gösterdiği muasır medeniyet seviyesine erişebilmemiz için güvenli ortamın teessüsüne katkı sağlayacağına inanıyor ve güveniyoruz. Bakanlığımızın 2003 bütçe teklifi, Türkiye'nin içinde bulunduğu şartlar, bölgedeki askerî ve siyasî gelişmeler, mevcut ekonomik ve sosyal politikalar, kalkınma planları, ekonomik istikrarı sağlama ve enflasyonla mücadele programı çerçevesinde hazırlanmıştır; buna göre değerlendirilmesi gerekir. Bu bütçe, Türk Silahlı Kuvvetlerinin zorunlu ihtiyaçları, uluslararası siyasî durum dikkate alınarak, azamî tasarruf prensibiyle düzenlenmiştir.
Bu bütçemiz, geçen yıl uygulanmakta olan 2002 Millî Savunma bütçesine göre yüzde 24 artış göstermektedir. Buna göre, 2003 Millî Savunma bütçesi 10 katrilyon 209 trilyon 250 milyar lirayla huzurlarınıza getirilmiş bulunmaktadır. Bu bütçenin yüzde 29,4'ü personel giderlerine harcanmaktadır.
Sayın Başkan, değerli üyeler; 11 Eylül saldırıları, uluslararası toplum içinde yeni bir dönemi başlatmıştır. Dünya gündemine asimetrik tehdit kavramını getirmiştir bu olaylar. Asimetrik tehditlerle birlikte, günümüzde güvenlik kavramı, geçmişte olduğundan farklı algılanmaya başlanmıştır. Düzenli orduların oluşturduğu klasik anlamdaki tehditler, yerini, terörizm, mikro milliyetçilik, kitle imha silahlarının kontrolsüz olarak yayılması, çevre sorunları ve organize suçlar ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi çok yönlü tehditlere bırakmıştır.
Dünyanın en istikrarsız bölgesinin jeopolitik kavşak noktasında bulunan bir ülkenin konjonktüre göre aldığı tedbirlerle ayakta kalması mümkün değil, düşünülemez. Soğuk savaş sonrası dünyada olan hızlı ve köklü gelişmeler, Türkiye'yi farklı sorumluluklar ve farklı yükler altına sokmuştur. Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu'daki gelişmeler ve komşu ülkelerimizdeki gelişmeler üzerine etkili olmayan bir Türkiye düşünülemez.
Asimetrik tehdidin en önemli unsuru terörizmdir. Askerî terminolojide bu kavramın karşılığı, savaş dışı araçlar kullanılarak yapılan saldırı olarak tanımlanmaktadır. Ülkemiz, yıllardır teröre karşı mücadele vermiş ve bu sıkıntıları, maddî-manevî olarak tek başına karşılamış ve yaşamıştır. Bu mücadele, 30 000 kişinin hayatını kaybetmesine, ülke kaynaklarının heba edilmesine, kalkınmamızın gerilemesine ve ülkemizde, geride unutulmaz acılar bırakmasına sebep olmuştur. Bu hassas ve jeopolitik alan üzerinde, ne bütünlüğümüzü muhafaza edebilir ne de dünyadan uzaklaşabiliriz konjonktürü kaybettiğimiz takdirde; bu, böyle bilinmelidir.
İçinde bulunduğumuz dünyada kavramlar kargaşası da yaşanmaktadır. Bunu da, terörizmle mücadele bağlamında dikkate almamız gerekir. Bütün dengelerin güçlüden yana olduğu, beynelmilel hukukun siyasallaştığı, siyasal ve hukuk alanında netice alınamadığı bugünkü dünya düzeni bağlamında asimetrik davranışlar artarak devam etmektedir. Komşumuz Filistin'de, Türkistan'da, Çeçenistan'da vatanları adına canlarını seve seve feda eden vatanperver insanların da, bu kavramın dışında bırakılması gerekir. Vatanperverlik ile teröristlik sınırının iyi belirlenmesi gerektiği hususunun altını çizmekle yetiniyorum arkadaşlar.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Silahlı Kuvvetlerimizin silah, mühimmat ve uçak konusunda dışa bağımlı olmaması için, yerli ağır sanayimizi geliştirmemiz gerekir. Bu bağlamda, Bakanlığımıza bağlı olan ARGE ve Teknoloji Dairesi Başkanlığı, millî harp sanayimizi araştırma, geliştirme ve teknolojik faaliyetlerini yürütmektedir. Hepimizin bildiği gibi, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası ülkemize uygulanan silah ambargosu, savunma sanayimizin ve millî olmasının önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Geçmişte, Amerika'nın, PPK dolayısıyla ve haşhaş ekimi dolayısıyla, yine, bize silah ambargosu uyguladığını da hatırlardan uzak tutmamamız gerekir. Bu süreç içinde, ordumuzda, sayı üstünlüğü yerine, etki üstünlüğünün oluşturulması esas olarak alınmalıdır. Küçülmeyle birlikte daha az sayıda, fakat modern silah gücüne sahip, vurucu gücü fazla, profesyonel ordunun çağın gereği olduğunu, altını çizerek belirtiriz.
Değerli milletvekilleri, burada, Irak konusu, ülkemizin geleceği yönünden hayatî önem arz etmektedir. Bu bölgede yaşayan halk, bizim dostumuz, kardeşimiz ve akrabamızdır. Irak'ın bağımsızlığı, toprak bütünlüğünün aynen korunması, Irak'ın doğal kaynaklarının tüm Irak halkının zenginliği olarak kalması, ülkemizin temel hedeflerinden birisidir. Mevcut durumun kısa zamanda barışla sonuçlanmasını, bölgeye istikrar gelmesini büyük ümitle beklemekteyiz.
Türkiye, Irak konusunda, savaşın önlenmesi için, yapabileceklerinin tamamını ortaya koymuştur. 58 inci ve 59 uncu cumhuriyet hükümetleri, bu bağlamda, diplomasi trafiği başlatmıştır; başta Arap âlemi olmak üzere, bütün dünya bu husustaki gayretimize şahittir.
Sınırlarımızda oluşan bu türlü sıcak çatışmaya seyirci kalmamız, bizden beklenemez. Burada olanlar, en çok bizim ülkemizi ilgilendirir. Komşumuzda olan yangına karşı önlem almak, bizim, en tabiî hakkımızdır. Bu bölgede yaşayan soydaşlarımız, Türkmenler yalnız bırakılamaz. Bizim, bunların geleceklerini garanti altına almamız lazımdır. Burada oluşacak yapıda, bunların söz sahibi olması lazımdır. Üçüncü unsur olarak bunların belirlenmesi, hükümetimizin, Yüce Meclisimizin gayretleriyle sağlanmıştır.
Kuzey Irak'ta oluşabilecek bütün ihtimallere müdahil olmak, bizim, en tabiî hakkımızdır. Buradaki otorite boşluğundan kimse cesaretlenmesin. Bizim bayrağımız, bizim sancağımız, bizim toprağımız çok kutsaldır; cümle âlem, bunu böyle bile. (Alkışlar) Türkiye'yle kimse oyun oynamaya kalkmasın; sel gider, kum kalır.
Türkiye'nin millî savunma politikasını yönlendiren temel ilke, Atatürk'ün "yurtta sulh, cihanda sulh" vecizesiyle belirlenmiştir. Bölgenin geleceği, ülkenin geleceğiyle yakinen ilgilidir; bitaraf kalmamız mümkün değildir. Bitaraf olan arkadaşlar, bertaraf olur. Ege Adalarında böyle olmadı mı? Şanlı ordumuz ve hükümetimiz, işin bilincinde, millî menfaatlarımızın gereğini yerine getirebilecek kuvvet ve güçtedir; bundan kimsenin şüphesi olmasın arkadaşlar.
Bilmeliyiz ki, Türk Silahlı Kuvvetleri, Türk Ulusunun ayrılmaz bir parçasıdır. Gücü, ulusun gücünü yansıtır.
Bu vesileyle, Millî Savunma Bakanlığı bütçesinin, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına hayırlı olmasını diler; Grubum ve şahsım adına, Yüce Meclisi saygıyla selamlarım. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
72 konuşma daha · 25 Mart 2003