Tapu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 223) ve 223' e 1 inci ek
Genel Kurul, 117. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Haziran 2008 · 504 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Faruk Bal (MHP), 12 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TAPU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 223) VE 223' E 1 İNCİ EK); konuşma 504 kelime.
Faruk Bal (MHP, Konya). “Tapu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 223) ve 223' e 1 inci ek”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 12 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2008-06-12-tapu-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-223 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
FARUK BAL (Konya)Değerli arkadaşlarım, bu önerge… Birtakım sınırlamalar getirilen sekizinci fıkrada ifade edilen askerî yasak bölgeler, askerî güvenlik bölgeleri, stratejik bölgeler ve bunların değiştirilmesine ilişkin kararlar ile bu bölgelerin koordinatlarını içeren devletin gizli bilgileriyle ilgili haritalardır. Bu haritaların elbette ki tanzim eden makamda muhafaza edilmesi tanzim ediliş sebebine uygun bir davranış olur. Tanzim eden makam eğer bunları gizlilik dereceli görüyor ise o gizlilik derecesine de riayet etmek gibi kuralları kendi içerisinde gerçekleştirebilir.
Kanun tasarısı, bu belgelerin, haritaların, stratejik değeri haiz olan bilgilerin olduğu gibi Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlığa naklini öngörmektedir. Burada aynı nitelikte, aynı gizlilik derecesinde muhafaza edilip edilmeyeceği konusunda bir tereddüt vardır. Bu tereddüdün izalesi için, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün talebi üzerine, bu kanun ile Millî Savunma Bakanlığının ve İçişleri Bakanlığının derhâl ve gecikmeksizin izin verme, belge verme, bilgi verme imkânını eğer sağlayabilirsek maksat hasıl olmuştur düşüncesiyle bu önergeyi verdik. Yüce kurulun vicdanlı bir muhakemeyle değerlendirmesini yaparak destek vereceğine inanıyoruz.
Diğer taraftan, değerli arkadaşlarım, biraz önce AKP milletvekili arkadaşımız çıktığında, kürsüden, doğru olmayan bilgi verdi. Cevap vermek için zaman yetmediği için, kalan süreyi onunla ilgili değerlendireceğim.
Yanlış hatırlamıyorsam, Milliyetçi Hareket Partisinin iktidarda olduğu sürede 12 milyon metrekare gibi, benim aklımda kalan rakam…
YILMAZ TUNÇ (Bartın)1934 yılından 2002 yılına kadar…
FARUK BAL (Devamla)Milliyetçi Hareket Partisinin ifadesini kullanarak…
YILMAZ TUNÇ (Bartın)CHP’li, MHP’li, DSP’li, hepsini saydım.
FARUK BAL (Devamla)Evet, o zamandan “12 milyon” gibi benim aklımda kalmıştır. Eğer bu rakamı telaffuz etmişse Sayın Milletvekili, bu rakam doğru değildir. Bu rakamı ben size şimdi yıl yıl ifade ediyorum: 1999 yılında 2 milyon 244 milyon metrekare, 2000 yılında 2 milyon 743 bin metrekare, 2001 yılında 1 milyon 32 bin metrekare, 2002 yılında 1 milyon 732 bin metrekare; toplam 7 milyon 731 bin metrekare dört yıl içerisinde satılmıştır. Bu satışların tamamı meriyette bulunan Tapu Kanunu’nun yürürlüğündeki binde 5’lik sınırlar dâhilî içerisinde gerçekleştirilmiştir. Birinci gerçek budur.
İkinci gerçek: Bu rakam MHP’nin koalisyon ortağı olarak iktidarda bulunduğu dört yılı kapsayan rakamdır. Oysa, MHP, 99 yılında güvenoyu aldığı tarih itibarıyla bir beş aylık zaman geçmişti. 2002 yılında kasım ayında seçime gidildiğinde, yedi aylık demek ki, iktidarda bulunmadığı dönemdeki satışları da kapsamaktadır. Burada bilgileri doğru vermemiz lazım. AKP döneminde ise, bir, iki, üç, dört, beş yıl içerisinde, bu rakamın tam 3 katı, 21 milyon 684 bin 239 metrekarelik bir satış gerçekleştirilmiştir.
Değerli arkadaşlar, bu satışların hepsini vatan toprağının satışı şeklinde anlamıyoruz elbette. Biz de vatanın ne olduğunu biliyoruz, biz de toprağın ne olduğunu biliyoruz. Şunu da biliyoruz: Bu toprakların vatanlaşması, toprağın kara bağrına verdiğimiz şehitlerle mümkün olmuştur. İşte burada onun hukukunu koruyoruz. Onun hukukunu koruduğumuz için hassasiyetimizi ortaya koyuyoruz.
AKP’nin beş yıllık iktidar süreci içerisinde 3 katlık bir artışın olması, aynı zamanda defalarca Tapu Kanunu’nun bu sınırlamalarını genişletmek üzere Meclise müracaat etmesi ve her defasında konunun Anayasa Mahkemesinden dönmüş olması dikkatimizden kaçmıyor.
Şimdi son bir değişiklik önergesi var. Umarız o değişiklik önergesinden vazgeçilir. Aksi takdirde şu anda mevcut olan sınırlar bile, kısıtlamalar bile sınırsız ve kısıtlamasız bir noktaya doğru götürülmek istenmektedir. Biz bunu…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
42 konuşma daha · 12 Haziran 2008
