Tapu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 223) ve 223' e 1 inci ek
Genel Kurul, 117. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Haziran 2008 · 639 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Faruk Bal (MHP), 12 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TAPU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 223) VE 223' E 1 İNCİ EK); konuşma 639 kelime.
Faruk Bal (MHP, Konya). “Tapu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 223) ve 223' e 1 inci ek”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 12 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2008-06-12-tapu-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-223-3 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA FARUK BAL (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Daha önce yapmış olduğumuz konuşmalarda Adalet ve Kalkınma Partisine mensup milletvekillerinin bizim konuşmalarımızı anlamamakta ısrar etmelerinin sebebini ben anlayamamıştım. Ancak bizim konuşmalarımızı anlayamamış olan arkadaşlarımızın, şu önümüzdeki, komisyonlarda görüşülmeyen, Hükûmet tasarısı içerisinde bulunmayan, yeni bir madde ihdasıyla ilgili önergeyi dikkatlice okumaları herhâlde kendileri için faydalı olacaktır.
Değerli arkadaşlarım, biz diyorduk ki, yabancılara satılacak olan mülkler vatan toprağıdır, bu toprakların satışında devletin ve milletin yüksek menfaatleri korunmalıdır, bunun için mütekabiliyet ilkesi aranmalıdır, bunun için mesken ve iş yeri dışındaki alanlar yabancılara açılmamalıdır ve bu çerçeve içerisinde de ülkenin gelecek nesillere bırakacağımız bu topraklar üzerindeki hukuku yüce Meclis tarafından korunsun. Bunu yüce Meclisten talep etmemizin en büyük haklı nedeni, bu Meclis, bu topraklar üzerinde bu devleti kurmuş olan gazi bir Meclistir. Bu Meclis, bu topraklar üzerinde bu devleti kurmuş gazi bir Meclis olarak bu devletin hükümranlık haklarını da korumakla mükellef bir Meclistir. O zaman hepimizin, bu Meclisin birer üyesi olarak bu sorumluluğumuzun idraki içerisinde bulunmamız gerekmektedir.
Şimdi, size, alelacele gündeme getirilen ve… İnanıyorum ki burada bulunan -şu anda sanıyorum 70-80 milletvekili vardır yüce Mecliste- 70-80 milletvekilinin 10 tanesi bunu okumamıştır, 10 tanesi gerekçesini dahi okumamıştır. Gerekçesini dahi okumadığınız, metninin dahi ne olduğunu bilmediğiniz bir tasarıyı kanun hâline getireceksiniz. Ne adına? Türk milleti adına karar alacaksınız.
Değerli arkadaşlarım, gerekçenin son paragrafını ben size okuyayım, ne kadar vahim bir şey içerisinde olduğunuzu anlayın ya da ne kadar vahim üslup içerisinde AKP milletvekilleri tarafından gerçeğin gizlenmediğini anlayın. Bakın diyor ki gerekçenin son paragrafında: “Sermayenin serbest dolaşımının önüne gerekmedikçe hukuki engeller konulmamalıdır.” İşte bütün ikrar buradadır. Zaten bu tasarının, Anayasa Mahkemesince, kanunlaşmasının önüne geçilmesinin sebebi de budur. Küreselleşmenin getirdiği bir rüzgâr ile küresel güçlerin Türkiye üzerindeki hesaplarının önüne geçilebilmesi için millî bir direnç noktası oradaydı, orası kırıldı. Siz şimdi bunu genişleterek getirmek istiyorsunuz, siz şimdi bunu anlaşılmaz bir kelime kargaşası içerisinde sunuyorsunuz.
Bakın, bu kanunun son paragrafındaki ifadelerle başa doğru yürüyelim. Diyorsunuz ki: “Türkiye’de taşınmaz rehni tesisinde, hisseleri menkul kıymet borsalarında işlem gören şirketlerin ediniminde ve kanuni miras yoluyla gerçekleşen intikallerde bu maddede yer alan…” Tekrar ifade ediyorum, ey milletvekili uyan! Uyanının lütfen! “… bu maddede yer alan kayıt ve sınırlamalar aranmaz.” Bu maddede zaten kayıt ve kısıt yok arkadaşlar! “Var.” diyen babayiğit gelsin, göstersin! Kayıt ve kısıt 1’inci maddedeki şirketin ana sözleşmesinden ibarettir. Ana sözleşmeyi de ben bir şirket kuracaksam istediğim şekilde tesis ederim, kurduğum şirketin ana sözleşmesini istediğim şekilde değiştiririm. Bu, bir ülkede gayrimenkul edinmek için kayıt ve kısıt olarak algılanıyorsa “aferin” demek lazım. Yüce Meclis -gencecik bedenlerini kara toprağa vererek- “Bu vatan kimindir?” diyen Orhan Şaik’in, ifadesiyle sahiplendirdiği şehitlerin hakkını burada korumayacak mı? Yabancının kuracağı şirketin ana sözleşmesini bu kanun içerisinde kayıt ve kısıt olarak mı anlayacaksınız? Bu nasıl bir millî irade olacak? Bu nasıl gazi Meclisin iradesi olacak arkadaşlar?
OKTAY VURAL (İzmir)Böyle bir şey olur mu yahu? Şirket sözleşmesine bağlı kanun yapıyoruz.
FARUK BAL (Devamla)Değerli arkadaşlarım, yabancı bir şirketin sözleşmesine bir toprağın mülkiyetini nasıl terk edebilirsiniz? Yabancı bir şirketin iradesiyle bu toprakların yabancılaştırılmasına ilişkin, mülkiyeti anlamında, nasıl kanunu teslim edebilirsiniz, kanuni kısıtlamayı?
Değerli arkadaşlarım, birinci fıkradaki hükme devam ediyoruz: “Yabancı sermayeli hale gelmesi halinde de şirketin -daha sonradan- aynı esaslar geçerlidir.” diyor. “Aynı esas” dediğin esas ne kardeşim? Sayın Bakan, bir çık da anlat gözünü seveyim! Niçin Sayın Bakan bu konuda bilgi vermiyor yüce Meclise? Milletvekillerinin haberi yok bu işten. Var mı kardeşim haberiniz? Yok kardeşim. Bu ülke bu kadar pespaye bir ülke değil.
MEHMET ŞANDIR (Mersin)Biri anlatsın bunu arkadaşlar.
Sayın Bakan, bu önergeyi birisi anlatsın; imza sahiplerinden biri çıksın, anlatsın.
ATİLA EMEK (Antalya)Öyle şey olur mu Sayın Bakan? Tasarıya niye koymadınız da buraya getiriyorsunuz?
MEHMET ŞANDIR (Mersin)Yani ne getiriyor?
FARUK BAL (Devamla)Değerli arkadaşlarım…
OKTAY VURAL (İzmir)Kim hazırlamışsa çıksın, anlatsın burada.
MEHMET ŞANDIR (Mersin)Hangi bürokrat?
FARUK BAL (Devamla)Değerli arkadaşlarım…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
42 konuşma daha · 12 Haziran 2008
