Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)
Genel Kurul, 102. Birleşim · 4. yasama yılı · 5 Mayıs 2010 · 439 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Faruk Bal (MHP), 5 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 439 kelime.
Faruk Bal (MHP, Konya). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 5 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2010-05-05-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-3 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
FARUK BAL (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biraz önce size Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun parlamenter demokratik sistemdeki yerini ve olması gelen şeklini ifade etmeye çalıştım. Şimdi bu Kurulun ne hâle getirildiğini birlikte paylaşmaya çalışacağız.
İlerleyen maddelerinde, değerli milletvekilleri, bu Kurula, Anayasa Değişikliği Teklifi gerçekleştiği takdirde otuz gün içerisinde Kurulun şekli, şemaili değişecek, buraya yeni üyeler seçilecektir. Bu üyelerin seçim şeklini ve seçim sürecini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Kanun yürürlüğe girdiği takdirde beş gün içerisinde adaylık başvurusu için Yüksek Seçim Kurulu ilan edecek, üç gün içerisinde başvurular alınacak, iki gün içerisinde başvuranların durumu incelenecek, iki gün içerisinde adaylara itirazlar yapılacak, iki gün içerisinde itirazlar karara bağlanacak ve 2’nci pazar günü seçim yapılacak. Bu arada bir şey yasak, ne yasak? Aday olacak hâkimlerin propagandası, propaganda yapması yasak.
Değerli arkadaşlarım, bunun, derleyip toparlarsak, ifadesi şudur: Adalet ve Kalkınma Partisi, otuz gün içerisinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunu AKP kurulu hâline getirebilmek için her türlü planı, programı hazırlamış, rakiplerinin ya da bağımsız ve tarafsız bir yargı için çabalayacak olan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna aday olacak kişilerin konuşmasına dahi imkân vermeden, ikişer günlük dilimler içerisinde merdivenleri süratle tırmalayarak Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu AKP’nin yandaş bir kurulu hâline getirilecektir.
Değerli arkadaşlarım, bu ne işe yarayacaktır? Bu, yargının hiçbir işine yaramayacaktır. Bunun, yargıyı siyasallaştırmış olmanın dışında, Türk hukukuna, Türk demokrasisine hiçbir faydası olmayacaktır, vatandaşa hiçbir menfaati olmayacaktır ama AKP’ye pek çok faydası olacaktır. Geçen defa ifade etmiştik, bu süreç içerisinde Adalet Bakanlığının etkili ve yetkilileri yargı üzerindeki bütün etkilerini ve yetkilerini telgrafla, telefonla, mesajla veya bizzat giderek, gittiklerinde kendilerine teşrifatçılık yapan yandaş yargıçlarıyla, gittiklerinde kendilerine refakat eden yandaş yargıçlarıyla bu seçim sürecinin neticesinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunu siyasallaştırmış hâle getirecektir ve yasamanın ve yürütmenin hukukla sınırlandırılması ve denetlenmesi artık mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla Türkiye tam bir AKP diktasının içine girmiş olacaktır.
İşte, bunun bir örneği var değerli arkadaşlarım, Başbakan Adana seçimlerini hazmedemedi. Hazmedemediği içindir ki, Adana Belediye Başkanlığıyla ilgili, Hükûmetin ne kadar kamu gücü varsa, ne kadar etkisi ve yetkisi varsa, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığıyla mücadele etmeye başladılar. Netice itibarıyla Adana Büyükşehir Belediye Başkanı görevinden alındı. Hukuka gidildi; işte hukuk o zaman lazım olur. Yani herkesin ihtiyaç duyduğunda, bir itham altında kaldığında başvurabileceği güvenli bir limandır hukuk. Hukuka müracaat edildiğinde, Adana İdare Mahkemesinin karar vereceği gün Adalet Bakanının Müsteşar Muavini, Sayın Bakanın ifadesiyle sadece teknik işlerden ve araziden sorumlu Mustafa Kökçam Adana’ya, oradan Mersin’e gider. Bu, bu Mecliste gündeme getirildiğinde Sayın Bakan der ki: “Davaya bakan hâkim orada yoktu ve giden Müsteşar da davalarla ilgili değildi.” Oysa, değerli arkadaşlarım, bu fotoğrafın içerisinde şimdi önünde dava bulunan Bölge İdare Mahkemesi Hâkimi Ali Yaşar Yurdabak Müsteşar Muavininin karşısında esas duruşta.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
57 konuşma daha · 5 Mayıs 2010
