Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)
Eskişehir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 103. Birleşim · 3. yasama yılı · 11 Haziran 2009 · 564 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Fehmi Murat Sönmez (CHP), 11 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:385)); konuşma 564 kelime.
Fehmi Murat Sönmez (CHP, Eskişehir). “Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 11 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fehmi-murat-sonmez-23-2009-06-11-gelir-vergisi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
FEHMİ MURAT SÖNMEZ (Eskişehir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 385 sıra sayılı Tasarı’nın 34’üncü maddesiyle ilgili olarak vermiş olduğumuz önerge hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
34’üncü madde, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 16’ncı maddesinde değişiklik öngörüyor. Emlak Vergisi Kanunu’nun 16’ncı maddesi, bir belediye ve bu belediyenin mücavir alan sınırları içinde bulunan arazilerin arazi vergisinden muaf olan miktarlarını düzenlemektedir. Bu miktar 250 liradan 10 bin liraya çıkarılmaktadır. Ancak, günümüzde yaşanmakta olan, AKP yetkilileri ve Sayın Başbakanın da Türkiye’yi etkilemeyeceğini iddia ettiği krizden maalesef ki vatandaşlarımız çok derinden etkilenmiştir ve bu ekonomik kriz içinde de acaba vatandaşlarımız para bulup da vergilerini yatırabilmişler midir?
Bilindiği üzere geçtiğimiz ayın sonu itibarıyla emlak vergilerinin son günü idi. Acaba işsizliğin çığ gibi büyüdüğü, her ay işsizler ordusuna yüz binlerin katıldığı bir ortamda Gelir Vergisi Kanunu’nda düzenlemeler yaparken, acaba bu vatandaşın gelirini nasıl artırabiliyoruz diye ne kadar bir çaba içindesiniz, bu merak konusu.
İktidarınız döneminde insanlar gelirini kaybetti. Ticaret yapan ticarethanesini, esnaf dükkânını, iş yeri sahipleri fabrikalarını kapattı. Çiftçi tarlasındaki üretimden vazgeçti. Ticaret odaları, esnaf, sanatkâr odaları sürekli olarak bülten hâlinde illerinde kapanan iş yerlerinin sayısını her gün yayınlamaktalar.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin kayıtlarına göre, bu yılın ilk beş ayında, geçen yılın aynı dönemine göre tasfiyeye giren şirket sayısında yüzde 15 artış olmuş. Yine aynı verilere göre 2009 yılı Mayıs ayında yani son bir aylık dönemde geçtiğimiz yılın mayıs ayına göre kurulan şirket sayısında yüzde 20, kurulan gerçek kişi ticaret işletme sayısında yüzde 27’lik bir azalma olmuş.
Bu konuda yaşanmakta olan sıkıntıyı geç de olsa fark eden Hükûmet, teşvik paketleri çıkarma yolunu seçmiş; geç de olsa Hükûmetin önlem alma yolunu seçmesi ve artık bunun, krizin teğet geçmeyeceğini anlaması, bu anlayışa girmesi hiç olmazsa olumlu bir adım diye düşünüyorum.
Sayın Başbakan yeni teşvik sistemini kamuoyuna açıklarken “Kusura bakmayın, halkta para var.” demiş, fakat eğer biraz halkın içinde dolaşan milletvekilleri iseniz halkta hiç para kalmadığını herhâlde fark ediyorsunuzdur. Bakın, Eskişehir’in ilçelerinde ve köylerinde çiftçilikle uğraşan hemşehrilerimiz sürekli olarak kredi borçlarını ödeyememekten yakınıyorlar bize, esnaf sürekli işinin kötüye gittiğini söylüyor. Parası olan halk borcunu öder. Yoksa o çek yasalarını falan getirmekle olmaz, herkes çekini, senedini ödese bu kanunları çıkarmak için belki bu kadar uğraşmamıza bile gerek kalmaz.
Sayın Başbakan yine aynı konuşmasında “Biz göreve geldiğimizde 660 TL olan en düşük memur maaşını 1.200 liraya çıkardık ve işçiyi, memuru enflasyona ezdirmedik.” diyor. Türk-İş’in mayıs ayında 4 kişilik bir aile için yapmış olduğu araştırmada yoksulluk sınırı 2.412 TL’ye çıkıyor ama. Yine Kamu-Sen’in aynı doğrultuda yaptığı ve düzenli olarak yayınladığı araştırmada 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 2.792 TL’dir. Sayın Başbakanın “Enflasyona ezdirmedik.” dediği ve parasının olduğunu söylediği memurumuz elde ettiği 1.200 liralık aylıkla değil enflasyonun, yoksulluğun pençesinde ezim ezim ezilmekte. Memurun bir aylık geliri yoksulluk sınırının yarısından bile azdır. Bu mudur memuru, işçiyi enflasyona karşı korumak?
Tabii, Sayın Başbakanın açıkladığı yeni teşvik sisteminde büyük haksızlıklar görünüyor, örneğin Eskişehir’e eş güçteki birçok il ikinci, üçüncü teşvik bölgelerinde yer alıyor. Nasıl bir adaletli yatırım yapılması düşünülüyor burada?
ÜNAL KACIR (İstanbul)Zaten bir işe yaramıyormuş, ne olacak!
FEHMİ MURAT SÖNMEZ (Devamla)Siz orada nöbetçi laf atma görevlisi olarak oturmuyorsunuz herhâlde değil mi? Yani partide böyle bir görev mi var sizde bilemiyorum. Bir kişiyi görevlendiriyorsunuz o sürekli konuşmacıya laf atsın. Yeni bir çalışma stili herhâlde bu, tebrik ederim.
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Nöbetçi değil kadrolu.
FEHMİ MURAT SÖNMEZ (Devamla)Kadrolu mu; doğrudur, ayrı bir ücret ilave oluyorsa.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
46 konuşma daha · 11 Haziran 2009