Topluma kazandırma yasası tasarısı ile içişleri ve adalet komisyonları raporları hk (s.s.235)
Çorum Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 112. Birleşim · 1. yasama yılı · 29 Temmuz 2003 · 800 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Feridun Ayvazoğlu (CHP), 29 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TOPLUMA KAZANDIRMA YASASI TASARISI İLE İÇİŞLERİ VE ADALET KOMİSYONLARI RAPORLARI HK (S.S.235)); konuşma 800 kelime.
Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum). “Topluma kazandırma yasası tasarısı ile içişleri ve adalet komisyonları raporları hk (s.s.235)”. TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim tutanağı, 29 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2003-07-29-topluma-kazandirma-yasasi-tasarisi-ile-icisleri-ve-adalet-komisyonlari (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA FERİDUN AYVAZOĞLU (Çorum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Topluma Kazandırma Yasası Tasarısının yürürlük maddesi olan 8 inci maddeyle ilgili olmak üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, 8 inci madde, yasa tekniği yönünden ele alındığında uygun; ancak, tasarının özüne bakıldığında ise, uygun olmayan bir tekniğin işlendiği görülmektedir. Hukuk fakültelerinde bizlere okutulan öğretide, genel bir kural vardır; yasalar, lafzıyla ve ruhuyla anlam ifade ederler.
Görüşülmekte olan bu tasarının lafzında ve gerekçelerinde yer alan iyiniyet dilekleri, içbarış, toplumsal huzur şeklindeki dilekler, maalesef, bu tasarının ruhunda yoktur ve uygulamasında da olmayacaktır, gerçekleşmeyecektir.
Öncelikle, usul yönünden, Yüce Meclisimiz tarafından daha önceki görüşme sonrası alınan karar doğrultusunda reddedilen tasarının 4 üncü maddesinin, birtakım makyajlar yapılmak suretiyle, yeniden Yüce Meclisin huzuruna getirilerek görüştürülmesi, gerçekten, Yüce Meclisin saygınlığını biraz olsun kırmıştır, üzmüştür, incitmiştir.
Değerli arkadaşlarım, bu yasanın bu haliyle adı, eve dönüş olsun, topluma kazandırma olsun; ama, özüne bakıldığında "kimin eve dönüşünü sağlamak, kimin topluma kazandırılmasını sağlamak" şeklindeki sorulara verilebilecek cevapların ise çok çelişkili ve tutarsız olduğu görülmektedir, görülecektir. Sanki, suç işleyenlerin evine dönmesine izin vereceğiz; yıllardan beri bu toplumun başına bela olan, 30 000 insanımızın kanını yere döken insanlara, suçlulara, evlerine dönmeleri için müsaade vereceğiz; ama, hayatlarını idame ettirebilmek için verdikleri uğraşı sanki cezaymış gibi suç işlemeyen mağdurların evlerine dönmelerine meydan vermeyeceğiz, imkân vermeyeceğiz!.. Böyle bir çalışma içerisine girmeyeceğiz.
Yıllardır çektiğimiz terör acısı sonrası, doğu ve güneydoğudaki insanlarımız, hayatlarını idame ettirmek için, çoluğunu çocuğunu geçindirmek için, ellerinden gelen her şeyi, varını yoğunu ve hayatını ortaya koyarak, canını dişine takarak, ülkemizin güneyine, Adana'ya, Mersin'e, Antalya'ya yerleşen, çadırlar içerisinde hayatını sürdürmeye çalışan insanlarımızı, gerçek evleri olan, yuvaları olan doğuya, güneydoğuya döndürmek için uğraş vermeyeceğiz; yıllardan beri kan içerisinde olan kardeşlerimizi, etnik köken adına, birbirine düşüren birtakım terör örgütlerine, evine dön müsaadesi vereceğiz!.. Böyle bir tasarıyla karşı karşıyayız.
(1) Açıkoylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağın sonuna eklidir.
Yüce Meclisin değerli üyelerinin vicdanlarına seslenmek zorundayız. Bu bir vicdan meselesidir. Burada çıkarılacak olan yasanın, maalesef, bir sipariş af yasası olduğunu hepimiz biliyoruz. Elimizi vicdanımıza koyarak bunu birbirimize soralım, kendimize soralım. Bu tasarının ne için uyarlandığını, tasarlandığını ve düşünüldüğünü de çok iyi biliyoruz.
Yüce Meclisin saygıdeğer milletvekilleri, değerli arkadaşlarımızın, 1 Martta vermiş oldukları kararla, emperyalist güçlerin dünya çapındaki temsilcisi haline gelen Amerika Birleşik Devletlerinin emperyalist güçlerine meydan vermemek için çıkarmış olduğu tezkereye "hayır" kararının intikamı alınıyor bu yasayla. Tezkereye "hayır" kararı veren Yüce Meclisin, eğer, bu kararına karşı, intikam almakla, öç almakla, böyle bir yasayla topluma kazandırmayı düşünüyor isek, tarih yazacaktır ve çok acı yazacaktır. O tarihin yazacağı bu kara, bu acı yazıların, Yüce Meclisin değerli milletvekilleri, sanıyorum, hiçbir zaman altında kalmak istemeyecektir.
Değerli arkadaşlarım, böyle bir yasa çıktığı takdirde, bizler, yerine göre, ağzımızdan düşürmediğimiz şehit analarımıza, şehit ailelerimize nasıl, ne şekilde cevap verebileceğiz; savunmalarımızı nasıl yapabileceğiz; bunu hiç düşündük mü?! Meclisin çatısı altından dışarıya çıktığımızda ilk karşılaşacağımız sokaktaki insanlarımıza, vatandaşlarımıza böyle bir yasayı ne için çıkardığımızı anlatabilecek miyiz; söyleyebilecek miyiz; buna inanarak cevap verebilecek miyiz; elbette, hayır; vicdanlarımız da hayır diyor. Bunu biliyoruz, hissediyoruz; ama, birtakım güçlerin, Türkiye'den almak istediği intikam ve öcün sonunda ne olacağını bilmeksizin karanlık bir yola girmeye meydan verecek Meclisi düşünmek istemiyoruz değerli arkadaşlarım.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak, böyle bir yasanın, topluma kazandırma değil, toplumu daha da karamsar hale, daha da karanlık hale getirmeye yönelik olduğu için, elbette, bu yasaya "hayır" diyeceğiz; ama, Yüce Meclisin vicdanlı milletvekillerinin de böyle bir yasaya "evet" demesinin, yarın ve bir gün vicdanlarını nasıl rahatsız edeceğini de biz çok iyi biliyoruz. İnanıyoruz ve güveniyoruz, Yüce Meclisin çatışı altında, insanlarımızı temsil eden değerli milletvekillerimizin tertemiz vicdanları buna da müsaade etmeyecektir.
Değerli arkadaşlarım, iki gün, üç gün önceki haberleri dinledik, izledik "Amerika Birleşik Devletleriyle sürpriz bir gelişme" deniyordu. Sözüm ona, Amerika'yla müşterek bir operasyona başlamışız!.. Bunun peşinden de "müşterek dostluğumuzun ne güzel bir örneği" diye haberler geçti. Buna inanabilmenin mümkün olmadığını hepimiz biliyoruz ve ABD'nin müşterek şekilde yapmış olduğu operasyona katılan kişilerin, kol kola oldukları kişilerin peşmerge olduklarını gördük; çünkü, onlar, artık, Türkiye'yle dostluk, el ele vererek kardeşlik, müttefiklik yapmak istemiyorlar; nerede, ne zaman bulurlarsa, Türkiye'nin başına çuval geçirmek istiyorlar ve bundan sonra da, emperyalizm çuvalını Türkiye'nin kafasından, dünyadaki müstemleke altına alınmak istenen ülkelerin kafasından çıkarmak istemiyorlar. Böyle bir müstemleke olmaya Türkiye Cumhuriyetinin layık olmadığını hepimiz biliyoruz. Ulusal Kurtuluş Savaşımızda emperyalistleri nasıl kovduysak, atalarımız kanlarıyla, canlarıyla bu ülkeyi nasıl kurtardılarsa, biz, şimdi, artık, dünya emperyalizminin tek temsilcisi durumundaki Amerika Birleşik Devletlerine, Türkiye'nin, artık, emperyalistlere müsaade etmeyecek Yüce Meclisi var, onurlu Meclisi var diye haykırabilelim değerli arkadaşlarım.
Sevgili arkadaşlarım, elbette, böyle bir tasarının, bizlerin vicdanını sızlatması, nelere mal olacağını bildiğimiz için, birbirimize söylememiz de, bize düşen görevdir, vicdanî görevdir; bizleri buralara seçip gönderen seçmenlerimizin görevidir. Bizler, Türkiye'de yaşayan yetmiş milyon insanımız, Lazıyla, Kürdüyle, Türküyle, Alevîsiyle, Sünnîsiyle hiçbir şekilde, hiçbir ayırım gütmeksizin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kimliğini yaşayan ve taşıyan insanlarla birlik beraberlik içerisinde, kardeşlik içerisinde olduğumuzu her zaman, her yerde söyleyebiliyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
27 konuşma daha · 29 Temmuz 2003