Ülkemizde sosyal güvenlik sisteminin yapısal ve işlevsel sorunları hk
Çorum Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 56. Birleşim · 2. yasama yılı · 24 Şubat 2004 · 725 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Feridun Ayvazoğlu (CHP), 24 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜLKEMİZDE SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN YAPISAL VE İŞLEVSEL SORUNLARI HK); konuşma 725 kelime.
Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum). “Ülkemizde sosyal güvenlik sisteminin yapısal ve işlevsel sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 24 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2004-02-24-ulkemizde-sosyal-guvenlik-sisteminin-yapisal-ve-islevsel-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
FERİDUN AYVAZOĞLU (Çorum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; milletvekili olarak yaptığım yurt gezilerinde ve seçim bölgem olan Çorum'da yurttaşlarımız tarafından şahsıma intikal ettirilen ve çoğunlukla dar ve sabit gelirlilerin sorunlarını içeren konularla ilgili olarak gündemdışı söz almış bulunuyorum; ancak, şunu ifade etmeden geçemeyeceğim: Biz, burada sorunlarımızı anlatırken, tartışırken, burada bulunan, Mecliste hazır olması gereken milletvekillerimizle birlikte, sayın hükümet yetkililerimizin de olmaması, bizleri gerçekten üzmüştür; ancak, şu anda aramızda bulunan ve hükümet sıralarında yer almış bulunan Sayın Bakanımızın bu hassasiyeti şahıs olarak göstermiş olmasından dolayı, kendisine teşekkürü de borç biliyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlayarak sözlerime başlamak istiyorum.
Sayın milletvekilleri, üzülerek tespit ve ifade etmek durumundayım ki, ülkemiz, bir sorunlar yumağı halinde ve yurttaşlarımız bu sorunların altında ezilmiş durumdadırlar. Bunların başında da, hepimizin bildiği gibi, toplumun çok büyük bir kesimini oluşturan SSK'lı ve Bağ-Kurlu emekliler ile yine emekli olarak adlandırdığımız bir toplum kesimi gelmektedir.
Şimdi, bu sorunlardan bazılarına Yüce Meclisin ve hükümetin dikkat ve ilgisini çekmeye çalışacağım. Bunlardan önemlice bir bölümü, Bağ-Kur ve diğer sosyal güvenlik kuruluşlarının mevzuatı ve faaliyetleriyle ilgili bulunmaktadır.
Bilindiği üzere, Bağ-Kur Yasası 2.8.2003 tarihinde değiştirilerek, daha önce sadece Bağ-Kur emeklilerinden ticaret ve serbest mesleklerini devam ettirenler için getirilen, 12 nci gelir basamağının yüzde 10 oranındaki sosyal güvenlik destek primi ödeme zorunluluğu, diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre emekli olanlara da uygulanmaya başlanmıştır. Zamanında, yasaya uygun olan primlerini ödeyip emekli aylığına hak kazanan bu insanlardan, geçimlerini sağlamak zorunda oldukları için, ticaret yapıyor veya serbest mesleğini icra ediyor, devam ettiriyor diye, bu faaliyetlerinin yasal vergisini de ödedikleri halde, destek primi istenmesi, sadece sosyal güvenlik sisteminin açıklarını kapatma endişesinden kaynaklanmış olması gerekir. Böyle bir düşüncenin Anayasamıza uygunluğu söylenemeyeceği gibi, yine, Anayasamızdaki eşitlik ilkesine de uygun olmadığı ve aykırı olduğu da bir gerçektir. Bununla birlikte, insanlarımızın girişimcilik hevesinin de, bu şekilde, manevî yönden ortadan kaldırılmış olduğu da ayrı bir gerçektir.
Emekli Sandığı, SSK ve özellikle Bağ-Kur emeklileri düşük aylık aldıkları için zaten mağdur durumda; bu insanlardan yüksek oranda destek primi alınması hakkaniyet ölçüleriyle de bağdaşmamaktadır. Bu nedenle, bu sistemden tümüyle vazgeçilmesi ve eğer bu mümkün olmayacaksa, prim oranının yüzde 1'e çekilmesi, Yüce Meclisin ve hükümetin değerlendirmesine muhtaçtır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine, bilindiği gibi, Bağ-Kur Genel Müdürlüğü, ülkemizde, sadece il merkezlerinde örgütlenmiş durumdadır. İl merkezlerine ilaveten de 133 ilçede -büyük ilçeler- irtibat bürosu mevcuttur. Uygulamada, yaşlılık ve malullük aylığı alan sigortalıların sağlık yardımına muhtaç 18 yaşını dolduran çocukları için her yıl sağlık karnesi vize zorunluluğu sürdürülmektedir. Bu zorunluluk, Bağ-Kur örgütü bulunmayan ilçelerde ve bu ilçelerin köylerinde oturan sigortalılar için büyük bir eziyet haline gelmiştir. Bu sıkıntının ortadan kaldırılmasını temin için, tıpkı Bağ-Kur Yönetim Kurulunun daha önce sigortalı eşleri ve 18 yaşından küçüklerden vize zorunluluğunu kaldıran ve muafiyet getiren 13.5.1999 tarih ve 133 sayılı kararında olduğu gibi, ilgililerden muafiyet beyan formu tanzimi istenerek taahhüt alınması mümkündür. Nitekim, Emekli Sandığı Yönetim Kurulu, 22.1.2004 tarih ve 6 sayılı kararıyla sağlık karnelerine konulan vize uygulamalarını...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Ayvazoğlu.
FERİDUN AYVAZOĞLU (Devamla)...ortaöğretimde 20, yükseköğretimde ise 25 yaşına kadar kaldırmıştır veya bu yola gidilemiyorsa, sigortalıların yoğun olduğu irtibat bürosu ve örgüt bulunmayan ilçelerde kaymakamlarla işbirliği halinde yer ve araç gereç temin edilerek her ayın belli günlerinde merkezden eleman gönderilmek suretiyle sorunun çözümüne de gidilebilir düşüncesindeyiz.
Değerli milletvekilleri, yine sosyal güvenlik kuruluşlarının uygulamalarının yarattığı bir başka olumsuzluk da, ölen sigortalılara bağlı olarak maaş alan 18 yaşını tamamlamış yetimlerin maaş vizesi sorunudur. Bilindiği üzere, bu konumda yetim maaşı alanların yaşayıp yaşamadıklarının, yaşıyorlarsa okula devam edip etmediklerinin denetlenmesi zorunluluğu, vize mecburiyeti olarak karşımıza çıkmaktadır. Tabiatıyla, bu durumdakilerin hak sahipliği konumunun devam edip etmediği, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü sistemiyle bilgisayar ortamında bulunacağı, kişi hakkında tüm bilgilere ulaşılabileceği gibi, üniversitelerden de öğrencilik statüsünün devam etmediğinin araştırılması pekâlâ mümkündür.
Sayın milletvekilleri, dikkatinize sunmak istediğim son olarak şu konu vardır: Çırak, kalfa veya ustaların eğitimiyle ilgili okullarda ve işletmelerde yapılacak meslekî eğitime ilişkin esasları düzenleyen söz konusu yasanın ilgili maddelerinde, Sosyal Sigortalar Kanununun iş kazaları ve meslek hastalıkları ile hastalık sigortası hükümleri uygulanmakta ve sigorta primleri, İş Kanununun ilgili hükümleri uyarınca, Bakanlık bütçesine konulan ödenekten karşılanmaktadır; ancak, maalesef, çıraklar da bu haklarından yeterince faydalanamamaktadır.
Değerli arkadaşlarım, zor şartlarda insanca yaşam mücadelesiyle ayakta kalmaya çalışan tüm emeklilerimizin onurlarını kurtarmak bizlere ve siz saygıdeğer milletvekillerine ve özellikle de iktidarda bulunan hükümete düşmektedir.
Emeklilerimizin onurlu bir yaşam mücadelesinde, bizlerin de katkısını görmek, emeklerinin karşılığını görmek en büyük haklarıdır diyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
54 konuşma daha · 24 Şubat 2004