İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 112. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Genel Kurul konuşması

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Malatya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 112. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Temmuz 2004 · 817 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 8 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 817 kelime.

Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim tutanağı, 8 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2004-07-08-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkan, Yüce Meclisin çok değeli üyeleri; maddenin hemen başında hazine alacaklarından bahsediliyor "hazine alacakları hariç olmak üzere" deniliyor.

Saygıdeğer milletvekilleri, mevcut belediyelerin hazineye ne kadar borcu olduğunu biliyor musunuz; ne kadarının vadesi geçmiş, ne kadarının vadesi gelmemiş?.. Hazinenin garanti verdiği, gerek dışgaranti verdiği gerekse finanse ettirdiği projeler nelerdi; bu projeler, bu belediyelerimize neler kattı ve bu projelerden ne kadarlık bir katmadeğer elde edildi? Hakikaten, ders almak için, özellikle dönüp bu projeleri irdelemek gerekiyor. Bu projeler, kaç paraya yapılmış, nasıl yapılmış, kaç paraya ihale edilmiş; bu projeleri kimler yapmış?

Tabiî bunun birinci nedeni şu: "Yapılsın da, ne olursa olsun, kaç paraya yapılırsa yapılsın..." Para, bu ülkenin parası; para, (X) belediyesinin parası değil, para bu ülkenin parası. Ben inanıyorum ki -bu benim şahsî inancım- özellikle dışkrediyle finanse edilen projelerin maliyetleri, sırf Türkiye'de uzun vadeli finansman olmadığı için, Türkiye'de uzun vadeli finansman kaynağı olmadığı için -beş yıl ve on yıl vadeli projelerdir bunlar- Türkiye Cumhuriyeti hazinesine, çok büyük yükümlülükler yüklemiştir.

Ben, özellikle Hazine Müsteşarlığının, inanın, geçmişten gelen... Bunların hepsi belli; rakam söyleyeceğim biraz sonra size: 5 milyar dolar, şu anda vadesi gelmemiş, 6 milyar dolar vadesi geçmiş, yaklaşık 12 milyar dolar.

Şimdi, bu krediler hangi belediyelere, niçin, hangi projeler için verilmiş ve bunların maliyetlerini, hakikaten, ders almak açısından...

Türkiye, bana göre, bu kredilerle, çok büyük yara almıştır ve bu projelerden üretilen kaynak, verilen paranın çok çok gerisindedir. Onun için, ben bu konuya dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu konu, hakikaten, bana göre, Türkiye'nin kanayan bir yarasıdır; ama, maalesef, ben, Meclis ilk açıldığında, Sayın Bakanımdan istirham ettim, daha hâlâ bir cevap alamadım. Hangi belediyeye verilmiş, hangi proje finanse edilmiştir?

Bir başka olay; yabancı kreditörler, ben bu krediyi veririm sana; ama, mutlaka, bu işi benim firmama yaptıracaksın diyor. Yani, kredi bir yabancı ülkeden alınıyorsa, mutlaka, o iş de, o yabancı ülkenin firmasına yaptırılıyor. Eğer bu projede makine alımı varsa, bu makine alımları da yine o ülkeden yapılıyor. Yani, kaynağın olmadığı için, paran olmadığı için, bir projeyi hangi maliyette finanse ediyorsun... Ben, bir kez daha dikkatinizi çekmek istiyorum.

Tabiî, öbür taraftan, borç ve alacakların takas ve mahsubu konusunda ise... Hangi borçlar, hangi alacaklar... Bir kere, belediyelerin alacağı dediğimiz olgu, İller Bankası kaynağının dışında, bir de, senede iki defa Maliye Bakanlığının verdiği kaynak dışında hiçbir kaynakları yoktur; yani, devletten, kamudan alacağı. Tabiî, buradaki en büyük kaynak İller Bankası. Zaten, SSK ve TEDAŞ en kolay yolu buluyor; hemen bu belediyenin alacaklarına haczi koyduruyor. Mevcut belediyeler, eğer, SSK borçlarından ve elektrik borçlarından dolayı bir şekilde borçları silinmezse ömrü billah faizle boğuşur.

Tabiî, geçmişe dönelim yine; demin de söyledim, bu belediyelerin bu hale gelmesinin tek sebebi İller Bankasıdır. Belediyelere çok ağır maliyetlerle iş yaptırılmıştır. Malatya'nın Doğanyol İlçesindeki kanalizasyon ihalesi buradan yapılmıştır. Hangi maliyetlerle; çok büyük maliyetlerle. Maalesef, belediyeler "ben belediye başkanıyım, benim zamanımda bu yapılsın" diyerek hiç bu işin maliyetine bakmamıştır. Yapılsın da yeter! Ama, bugün, demin de söyledim, yine, Malatyamızın bir beldesinde bir belediyenin 7 trilyon borcu vardır. İller Bankası bu belediyeye bu parayı verirken mutlaka bir projesi vardı; ama, bu belediye acaba bu parayı ödeyebilecek mi diye bakmadı mı ve hangi maliyetle verdi? Şunu bilin ki, İller Bankası, geçtiğimiz beş yıl içerisinde Türk bankacılık kesiminden yüzde 150'yle, yüzde 200'le, yüzde 70'le, yüzde 130'la para alarak, üzerine 10 puan ilave ederek belediyelere bu faiz oranlarıyla kredi vermiştir. Yüzde 150'le borçlanan bir belediyenin bu faizin altından kalkacağını düşünebiliyor musunuz?! Maalesef, Türk finans piyasasından borçlanmış, üzerine 10 puan ilave koymuştur "benim maliyetim budur" demiştir ve belediyelerin çöküşünün bir nedeni de budur; fahiş faizler...

Tabiî, yine, belediyelerin kendi borçlarının yanında en büyük sorun -demin bahsettiler- iştiraklerin borcu. Bugün, belediyelerin iştirakleri de borç batağındadır. Her ne kadar hukukî hükmî şahsiyet olarak belediyeyi ilgilendirmiyorsa da, halk, insanlar, karşısındaki şirketi belediyenin şirketi bildiği için belediyeyi tanıyor. Oradaki aşırı borçlanmayı kesmediğimiz sürece, oradaki aşırı borçlanmayı önlemediğimiz sürece, yarın, karşımıza başka bir kaos çıkacaktır.

Yine, ayrıca, belediyelerin taşeronlara olan borçları bu tasarıda hiç yoktur. Maalesef, taşeronlar belediyeden parayı alıyor; ama, taşeron kendi taahhütlerini yerine getirmiyor. Bu, büyük bir sorundur, büyük bir yaradır. Birkaç belediyede, özellikle temizlik işlerinden dolayı belediyeden parayı alıp işçilerine ödemeyen birsürü belediye var. Yine, tasarıda, taşeronların bu konudaki sorumluluklarına hemen hemen hiç yer verilmemiş ve belediyeler bu halde.

Tabiî, mahsup işlemi... Şunu da söylemek istiyorum: Türkiye'de, eğer, siyaset ve siyasetçiler belediye başkanlarına (X) partinin, (y) partinin belediye başkanı diye bakarsa "bu belediye benim belediyem, burada yaşayan insan benim insanım" diye bakmazsa, Türkiye'de, maalesef belediyecilik anlayışı düzelmez. Yine, belediye başkanları da belediye başkanı olduktan sonra "önce halkımın belediye başkanıyım" diye düşünmediği sürece, siyaseti kafasından atmadığı sürece bu belediyelerin düzelmesine imkân yoktur ve maalesef, Türkiye'de iktidarlar belediyelere, öz evlat-üvey evlat olarak bakıyor. Hayır, Sayın milletvekilleri, Türkiye'nin her yerindeki belediye o iktidarın öz evladıdır; ama...

SELAMİ UZUN (Sivas)Bizde hiç ayırım olmadı...

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Selami Bey, hiç öyle değil; ben size bunun örneklerini gösteririm.

Eğer ülkede demokrasi varsa, demokrasiye inanıyorsak...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkan.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

41 konuşma daha · 8 Temmuz 2004

41 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook