Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)
Malatya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 69. Birleşim · 3. yasama yılı · 10 Mart 2005 · 972 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 10 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 972 kelime.
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim tutanağı, 10 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2005-03-10-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU ( Malatya)Sayın Başkan, Yüce Meclisin çok değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
13 üncü maddede, aslında, katılmadığımız bir şey yoktur. Biri, Telgraf ve Telefon Kanununun geçici 10 uncu maddesini değiştiriyor. Burada, Türksat Uydu Haberleşme, Kablo TV ve İşletme Anonim Şirketine yapılan teslimleri Katma Değer Vergisinin dışına çıkarıyor.
Yine, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 20 nci maddesi kapsamındaki gayrimenkul ve iştirakleriyle ilgili bir madde. Bu maddede katılmadığımız bir şey yoktur; ancak, tabiî, vergi adil olmalı. Vergi, Türkiye'de yaşayan tüm insanlara, o hizmeti alan tüm insanlara eşit olmalı. Vergi, aynı hizmeti verenler açısından ve aynı hizmeti alanlar açısından eşit olmalı. Burada, özellikle KDV istisnası getiriyor bu madde bazı kurumlarımıza. Kurumlar ve kişiler ayrılmamalı. O zaman, haksız rekabet yaratırsın, hizmette eşitlik ilkesinin dışına çıkarsın, birtakım kurumlara haksız rekabet imkânı sağlarsın. Örnek vereceğim: Türkiye'de belediyeler, hep, genelde hizmet alır, fatura öder -yani, müteahhitlik hizmeti gibi- hizmet verdiği kurumlardan ise, ya işçilik öder ya da diğer yaptığı hizmetleri öder. Hep, bunlar da KDV'lidir, aldığı faturalar genelde KDV'li.
Bir ülkede bazı belediyelere ayrıcalık sağlanır mı? Yine, bugünün meselesi değil; ama, eğer bir belediye, hizmet satıyorsa -örneğin, su veya başka, değişik hizmetler satıyorsa- müşterisinden KDV tahsil ediyor. Bunu fatura ediyor, bunu tahsil ediyor, kendi ödediği diğer hizmetlerin KDV'lerine de mahsup imkânı doğuyor. Türkiye'de bazı belediyeler, sürekli KDV alacaklısı, hep, Maliye Bakanlığından KDV alacaklısı oluyor; bazı belediyeler ise, kesinlikle, Maliye Bakanlığından KDV alacaklısı olmuyor. Düşünün; bir belediyenin -sadece küçük bir belediyeyi söylüyorum, yıllık söylüyorum- yılda 250-300 milyar gibi bir KDV alacağı doğuyorsa -10 000 nüfuslu bir ilçenin- bir başka belediye, KDV'yi hep mahsup edip, hiç ödemiyorsa, bu, eşitlik ilkesine aykırıdır; bu, hizmet ilkesine aykırıdır. Burada, yine, asla siyasî bir ayırım yapılmıyor; ama, bazı belediyeler şanslı doğmuş diyorum artık. Bazı belediyeler, o hizmeti sattığı için hep KDV'yi mahsup ediyorlar. Bir kere bunun önüne geçilmesi lazım.
Sayın Bakanım, KDV alacaklısı belediyeler ile hiçbir zaman KDV ödemeyen belediyeleri, alacaklı olmayan belediyeleri lütfen bir çıkarın. Türkiye'de, özellikle küçük belediyeler, özellikle kaynakları imkânsız belediyeler, tamamen, sizden KDV alacaklısı. Bu açıdan, vergi eşitliği, adil uygulama, verginin adil olması ilkesi son derece önemli. Bu nedenle, ben, özellikle bu yasada, belediyelerin de KDV istisnası dışına, çıkarılması gerektiğine inanıyorum; çünkü, belediyeler son derece zor durumda. KDV ödeyerek hizmeti pahalı satın alıyorlar. KDV ödeyerek belediyenin kasasından o kadar fazla para çıkıyor; ancak, ödedikleri KDV'yi hiçbir yere mahsup edemiyorlar; çünkü, KDV alacağı doğmuyor bu belediyelerin. Bu açıdan, Türkiye'deki bazı belediyelerin bu farklılığının... Mutlaka belediyelere de KDV istisnası getirilerek, aldığı hizmetleri belediyenin diğer imkânlarına kullanarak bu istisnaya tabi tutulması gerektiğine inanıyorum.
Yine, aynı şekilde, sokak aydınlatması dediler... Belediyenin görevi değil. Halkın can güvenliğini sağlamak hiçbir belediyemizin görevi değildir. Can güvenliği, sosyal devletin görevidir. TEDAŞ, tüm belediyelere üç aylık elektrik bedellerini KDV'li fatura etti. Şimdi, soruyorum, bu belediyeler zaten son derece sıkıntıda. Bu insanlara eğer, siz, 10 000 nüfuslu belediyeye, üç ayda bir 25 milyar... Zaten, bu belediyeye ayda bir 25 milyar lira para vereceksin İller Bankası katkı payından, dönüp, üç aylık 25 milyar elektrik bedeli alacaksın!.. Hakikaten, belediyelerin son derece zor durumda kalacağına inanıyorum. Bu uygulama -geçen, Sayın Bakanıma da istirham ettim- haksız bir uygulama. Tekrar söylüyorum, şimdi tüm belediyeler, belediye meclislerinde karar alıyorlar; direğin ne kadar benim arazimi işgal ediyor, ne kadar hattın geçmiş, bunların üç katı kadar TEDAŞ'a fatura ediyorlar. Onun için, verginin adil, verginin herkes için eşit olması gerekir.
Tabiî, yine, bir başka konu, ülkemizde vergi, resim, harç; bunların eşit olması lazım; ama, bazı kurumlara sağlanan avantajlar kamu yararına deyip, örneğin, özellikle, kamu adına hizmet yapan kurumlara... Bu, o zaman, diğer özel sektör kurumlarıyla haksız rekabet yaratıyor. Haksız rekabet yapılmaması lazım. Hizmettir... Aynı hizmeti kim yapıyorsa, bunun bedeli aynı olmalıdır; ama, maalesef, kamu adına deyip, özellikle şimdi burada getirilen Emekli Sandığı gayrimenkullerinin satılmasında... Doğrudur, bunların kamu adına likidite edilmesi lazım; ama, bir şekilde, bu hizmeti alan-veren diğer kurumlarla da eşitlik ilkesi zedelenmemelidir.
Tabiî, yine, başka bir olay; geçtiğimiz günlerde bir KDV düzenlemesi yapıldı, bazı KDV oranları düşürüldü; inanın, halka yansıyan... Yani, düşürülen KDV oranı kadar bu hizmetlerden ucuzluk sağlanmadı. Onun için, farklı KDV oranları, ülkede, farklı farklı; hizmet bütünlüğünü zedeliyor.
Tabiî, bir başka konu, örneğin, devlet, ben ödeyeceğim diyor; en son Teşvik Kanununda yapılan, enerji bedelini ödeyeceğim diyor. Hakikaten, üzülüyorum. Zor mudur bu kadar?.. Ben, enerji bedelinin yüzde 50'sini ödeyeceğim diyor, orada insanlar gidip yatırım yapıyor. Devlet söz veriyor; yatırım yapıyor... Sonra elektrik faturaları geliyor; diyor ki: Ödeyeceksin önce sen, sen götürüp ödeyeceksin. Herkes hesabını kitabını ben yüzde 50 ucuz elektrik alacağım diye yapıyor. Tabiî, KDV'li ödüyor; ama, altı ay, sekiz ay geçiyor, devlet verdiği sözde durmuyor. Çok mu zordur, yani, verdiği sözde, TEDAŞ'ın, bu müteşebbislere, ödeyeceğin enerji bedelinin yüzde 50'sini, müteşebbisten, ancak yüzde 50'sini tahsil edeceğim demek çok mu zordur?! Çok mu zordur?! Bu teşviki vermişsin, okey demişsin, yatırımını yaptırmışsın... Evet, sen bu yatırımı Teşvik Yasası uyarınca yaptın diyeceksin, ondan sonra diyeceksin ki, tüm bedeli öde bana, ben sana ödemiyorum; sekiz ay sonra ödüyorum, bir sene sonra ödüyorum... Yani, birtakım şeyleri hakikaten yapıyoruz; ama, amacına yönelik yapmıyoruz.
Yine söylüyorum; Teşvik Kanunu kapsamındaki yüzde 50 elektrik bedelleri, maalesef, TEDAŞ'a tek bir talimat verilip "bu müteşebbisler yüzde 50'sini ödeyecek" demek çok mu zordur?! Çok mu zordur?!
Evet, yine bir başka konu; bu, tabiî, eşitlik ilkesini zedeliyor. Tabiî, bu ülkede kayıtdışı ekonomi kayıt içine alınamazsa bu ülkede haksızlık devam eder, bu ülkede eşitlik ilkesine uyulmaz ve hâlâ, nereden, nasıl birtakım vergi tahsil edeceğiz, hep bakarız.
Tabiî, özü şu, arkadaşlar: Bu ülkede devlet borçlu olduğu sürece, devletin, ülkenin gerçek kişilerine hazine bonosu borçları devam ettiği sürece, devletin Türkiye'deki tüm finansmanının çok önemli bir bölümü eğer devlet borcuna finanse ediliyorsa, bu ülkede kayıtdışı ekonomiyi kayıt içine almamızın imkân ve ihtimali olmaz; çünkü, para kendi seyrinde dönmüyor.
Değerli arkadaşlar, maddenin içeriğine itirazım yok; ama, Türkiye'deki tüm hizmetlerin adil ve eşit olması yönünde, bu yapılan düzenlemenin dışında, özellikle diğer kurumlarda uygulanmayan, özellikle belediyelerde uygulanmayan, haksız tahsil edilen KDV istisnasının da getirilmesini diliyor ve hepinize saygılar sunuyorum.
Teşekkür ederim.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
33 konuşma daha · 10 Mart 2005