İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 69. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)

Ümmet Kandoğan

Denizli Milletvekili ·

Genel Kurul, 69. Birleşim · 3. yasama yılı · 10 Mart 2005 · 578 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ümmet Kandoğan, 10 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 578 kelime.

Ümmet Kandoğan (Denizli). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim tutanağı, 10 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-03-10-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Biraz önce, benim konuşmamı Sayın Maliye Bakanımız bir iki hususla cevaplandırmaya çalıştı; ancak -şu anda kendileri burada yok- ben, konuşmamda, getirilen kanun tasarısının 48 kanunda değişiklik yaptığını, bunu da, milletvekillerinin bu kanun değişikliklerini takip etmesinin, katkı sağlamasının çok zor olduğunu ifade etmek için söylemiştim; ama, Sayın Bakan diyorlar ki, "biz çok çalışıyoruz." O zaman, keşke, 98 kanunda değişiklik yapan bir kanun tasarısı gelmiş olsaydı, çok daha fazla hizmet etmiş olurduk!.. Ancak, bunun böyle olmadığı ve bu şekildeki bir Meclis çalışmasının verimli olmayacağı hepimizin takdirindedir.

Ben rakamları çok severim. Sayın Maliye Bakanımız burada yoklar; ama, ben, yine, bazı rakamlarla, Türk ekonomisinin şu anda hangi noktada bulunduğunu ifade etmeye çalışacağım.

Bir kere, geçenlerde yayımlanan yeni bir istatistikle, dünyada yatırım riski en kötü olan ilk yedi ülkeden biri Türkiye. Yatırım yapma açısından risk taşıyan ülkelerin başında, yedinci sırada Türkiye geliyor. Birinci sıradaki ülkenin de Irak olduğunu belirtmek istiyorum. Düşünün, Türkiye'deki yatırımla ilgili olarak, dışarıdan Türkiye'nin ne kadar riskli göründüğünün yine çok açık ve çarpıcı bir ifadesi.

Yine, cari açık bakımından dünyanın en kötü yedi ülkesinden biri. Sayın Bakan cari açığa çok ehemmiyet vermiyor havasına girdi. Ancak, önümüzdeki günlerde, Türkiye'ye gelen sıcakparanın, bir şekilde, ani bir şekilde, bir kısmının dışarıya çıkması söz konusu olduğunda, cari açığın Türk ekonomisi üzerinde ne kadar ciddî bir tehlike yarattığını da hep birlikte görebiliriz. O bakımdan, ben, buradan, ilgili bakanları bir kez daha uyarmak istiyorum. Cari açıkla ilgili çok ciddî endişelerim var. Bakınız "ihracat artıyor" dedi Sayın Bakan; ama ithalatın ihracata göre çok çok daha fazla arttığını da, maalesef, burada, gelip, ifade edemedi.

Bakınız, ihracat artıyor; ama, bu ihracatın artmasına rağmen, Türkiye'de, istihdamda herhangi bir iyileşme, maalesef, yok. Biraz önce rakamları verdim; 2002'de 10,3; 2004'te 10,3.

Sayın Bakanım, bunun sebebi şudur: Gelen ithalatın büyük bir bölümü ara malı ithalatı. Ara malı ithalatı, Türkiye'deki sanayici için şu anda son derece cazip bir seviyede. Bu nedenle, Türkiye'de ara malı üreten küçük ve orta boy işletmelerimiz çok ciddî manada sıkıntı içerisindeler. Bu kadar ithalat ve ihracata rağmen istihdamda bir iyileşme olmuyorsa, bunun altında yatan sebep, ara malı ithalatı. Rakamlarını da veririm; 2004'te yüzde 18 seviyelerine gelmiştir. Bu kadar yüksek seviyede, yüksek oranda ara malı ithalatının yapıldığı bir ülkede istihdamın artmasının kesinlikle söz konusu olmadığını, buradan iddia ediyorum ve bu iddiamı da, Türkiye'deki işsizlikle ilgili bütün rakamlar teyit ediyor, doğruluyor.

Sayın Maliye Bakanımız burada yoklar; ancak, tarımdaki durumu da gözlerinizin önüne sermek istiyorum. Tarihinde ilk defa, Türkiye'deki tarım ihracatı, tarım ithalatının altında kalmıştır ve hükümetin üç yıllık ekonomik programında -Sayın Ali Babacan da oradaydı açıklama yapılırken- tarımın önümüzdeki üç yılda da küçüleceği, hükümetin yeni ekonomik programında da yer almış durumdadır. Eğer Türkiye'nin tarımı önümüzdeki üç yıl içerisinde de küçülmeye devam edecekse, şu anda çok ciddî manada sıkıntılar içerisinde bulunan Türk tarımının, bu üç yıl içerisinde çok daha kötü durumlara düşeceği çok açık ve aşikârdır.

Biraz önce, yine, doğrudan yabancı yatırımları da söyledim. Sayın Başbakan, Türkiye'ye, 2,5 milyar doların üzerinde yabancı yatırımın geldiğini söylüyor; ancak, bu rakamın yaklaşık 1,4 milyar doları gayrimenkul alımıyla ilgilidir ve Türkiye'den 2004 yılında çıkan doğrudan yabancı sermaye miktarı da -altını çizmek istiyorum arkadaşlar- 850 000 000 dolar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Toparlıyorum.

Bu ülkenin sanayicisi, bu ülkenin yatırımcısı, eğer, 2004 yılında, 850 000 000 dolarlık yatırımı, götürüp, Türkiye'nin dışındaki ülkelere yapıyorsa, bunun altında yatan nedenlerin de, yine, iktidar tarafından, hükümet tarafından çok ciddî ele alınıp, bununla ilgili tedbirlerin de bir an önce alınması gerektiğini ifade ediyor; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

33 konuşma daha · 10 Mart 2005

33 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook