Tabii afetlerden zarar gören çiftçilere yapılacak yardımlar hk.kan tekl.doğrudan gündeme alınması
Malatya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 96. Birleşim · 4. yasama yılı · 2 Mayıs 2006 · 783 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 2 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TABİİ AFETLERDEN ZARAR GÖREN ÇİFTÇİLERE YAPILACAK YARDIMLAR HK.KAN TEKL.DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMASI); konuşma 783 kelime.
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Tabii afetlerden zarar gören çiftçilere yapılacak yardımlar hk.kan tekl.doğrudan gündeme alınması”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 2 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2006-05-02-tabii-afetlerden-zarar-goren-ciftcilere-yapilacak-yardimlar-hk-kan-tek (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bahsettiğim yasa, biraz önce görüşüldü; sayın Nevşehir milletvekillerimizin gündeme getirdiği yasa, 2090 sayılı Tabiî Afet Yasası.
Oradaki konu şu; diyor ki: Tüm malvarlığının yüzde 40'ını kaybederse; evini, traktörünü, damını, arazisini kaybederse… Ama, ekmek!.. Evini kaybetmemiş; ama, her türlü ürününü kaybetmiş… Ama, diyor ki, hiç yüzde 40 olmuyor, hep 37'de kalıyor, hep 35'te kalıyor. İşlemeyen bir yasa, işlemeyen… Ekmeğe muhtaç ediyoruz o insanları.
Burada getirdiğimiz şey şu arkadaşlar; diyoruz ki, evi barkı; bunlar insanı doyurmuyor; ama, ürününün yüzde 40'ını kaybederse; değerli milletvekilleri, ürününün yüzde 40'ını kaybederse, bunun yüzde 50'sini verelim; dediğimiz bu. Demin, sayın Nevşehir milletvekillerinin patatesle ilgili getirdiği yasada, görüşte olay bu arkadaşlar. Gelin, bu insanlara bu yasayı değiştirelim ta ki sigorta hizmetleri tüm ilçelerde yürürlüğe girdiği zaman...
Değerli milletvekilleri, buradan, bir kere, Malatya'nın Darende, Kuluncak, Hekimhan, Akçadağ ve Doğanşehir İlçelerine geçmiş olsun diliyorum. Dikili ağacımız kalmadı. Değerli milletvekilleri, dikili bir meyvemizde tek bir şey kalmadı. Bu insanlar ne yiyecek?! Abartmıyorum, o yörede ne varsa, hangi meyve varsa, ekmeğimiz yok oldu, bu insanların ekmeği yok oldu, bu insanlar nala, mıha muhtaç; bir torba un alamıyor arkadaşlar.
Değerli milletvekilleri, her şeyimiz dondu. Bu 5 ilçemizde, bir de diğer ilçelerimizde biraz daha az… Ama, her şeyimiz dondu. Bu yasaya göre bu insanlar ekmek alamayacak, çoluk çocuğunun yüzüne bakamayacak bu insanlar. Gözümle gördüm, evine un alacak; ağaçları donduğu için, çarşıda kimse bu insanlara bir çuval un vermedi.
Değerli milletvekilleri, eğer bu yasa kalırsa, bu insanlara yine bir kuruş yardım edemezsek, hepimizin, acaba, yüreği elverir mi?! Demin, Nevşehir milletvekilimiz aynen söyledi patateste... Gelin, bu yasayı, sigorta hizmetleri tüm ilçelerde tam işleyene kadar değiştirelim. Tabiî afetlerden zarar gören insanlara, mal varlığının değil -tek bir madde değiştireceğiz sayın milletvekillerim- ürününün yüzde 40'ı giderse; çünkü, ekmeği ürün veriyor, damı taşı ekmek vermiyor arkadaşlar. Borcu var bu insanların, traktör almış, traktörün borcunu ödeyemeyecek. O kadar zor durumda ki bu insanlar, Bağ-Kur prim borçları var, bunları taksitlendirecek.. Neyle ödeyeceğim diyor. TEDAŞ'a elektrik borçları var, değerli milletvekilleri; neyle ödeyeceğim diyor. Ziraat Bankasına, tarım krediye borçları var; bir yıl sonra biz ne yiyeceğiz, bunları neyle ödeyeceğiz diyorlar. Onun için, değerli milletvekilleri hakikaten, Malatya'da, özellikle bu 5 ilçemizin halkı çoluk çocuğun yüzüne bakamıyor. Çarşıda, birbirine, artık, nasıl selam vereceklerini ve özellikle akşam eve gitmek istemiyor bu insanlar değerli milletvekilleri. Durum bu kadar acı, bu kadar vahim. Olaya bir siyasî olarak, bir siyasetin hiçbir şeyiyle bakmayın, ekmek olarak bakın, aş olarak bakın, insan olarak bakın. Bu insanlar içinde partinize oy veren binlerce insan var arkadaşlar. Bu yöredeki insanların çoğu sizin partinize oy verdi. Değerli milletvekilleri, onun için, ekmeğe siyaseten bakmayın. Allah, kimseyi, çoluk çocuğuna karşı boynunu eğmesin. "Akşam, çoluk çocuğumun yüzüne nasıl bakacağım, yine ekmek istiyorlar" diye benim karşılaştığım en az yüzlerce kişi oldu.
Değerli milletvekilleri, bir kere, bu bölgenin, doğrudan gelir desteklerine… Hangi bölgede olursa olsun, eğer, dondan, selden veya başka bir tabiî afete maruz kalmışsa, lütfen beklemeyin.
Demin, Sayın Bakanım dedi ki: "2001 yılının hâlâ borcunu ödüyoruz." Değerli milletvekilleri, afet olmuş, altı yıl geçmiş, yeni borç ödüyoruz; böyle siyaset olur mu?! Böyle insan olur mu?! İnsanlığa böyle bakılır mı arkadaşlar?! Nerede yaşıyoruz?!
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Aslanoğlu, konuşmanızı tamamlayınız.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)İki yıl önce yine Malatya'da don olayı oldu. Kayısımızın yüzde 70'i gitti arkadaşlar, Malatya'da üretilen kayısının yüzde… Maalesef, burada, bas bas bağırdık; ama, yüzde 70 ürünümüz gitmesine rağmen, bir kuruş destek olmadınız. O insanların daha gübre borcu var, o insanların daha mazot borcu var, daha iki yıl önceki borçlarını hâlâ ödeyemedi arkadaşlar. Malatya ekonomisi durdu. Ayakkabıcı esnafı siftah edemiyor. Malatya'daki çarşıdaki insanlar birbirinin yüzüne bakıyor. Malatya ekonomisini yok ettik. İki yıl önceki donun borçları hâlâ duruyor; mazot borcu, gübre borcu… Bu nasıl bir ülke ki, hâlâ, gübreye yüzde 18 KDV uyguluyoruz?! Ya, bu insanlar bizim insanlarımız. Bizim ürünümüz; bizim için üretiyor bu insanlar.
Değerli milletvekilleri, hepinize, insanlarım için yalvarıyorum, oradaki aç insanlar için yalvarıyorum, onlar bizim insanlarımız. Eğer, bu yasa böyle kalırsa, maalesef, o insanlara bir kuruş para ödeyemezsiniz. Gelin, bu insanlara, Türkiye'nin hangi bölgesinde don olmuşsa, Malatyamın Hekimhanında, Darendesinde, Kuluncakında, Doğanşehirinde, Akçadağında bu insanlarımıza yardım etmek bizim görevimiz.
İki yıl önce bunu vermediniz; ama, artık, etmeyin, isyan ederiz biz; bunu açık söylüyorum. Ekmeğimizi elimizden alıyorsunuz. Biz sizden iane istemiyoruz, biz sizden hibe istemiyoruz. Bu insanların, hep beraber gidelim, hep beraber, bunların ekmeğini nasıl vereceksek bunu istiyoruz.
Onun için, sayın milletvekilleri, bugün Malatya'da, yarın başka bir ilde aynı şeyle karşılaşırsınız. Gelin, bu yasayı değiştirelim, 2090 sayılı Yasayı. Toplam mal varlığının değil, elde ettiği ürünün yüzde 40'ını kaybetmişse, o ürün bedelinin yüzde 50'sini karşılayayım. Bunu söylemek istiyorum, bunu söylüyoruz. Bugün benim başıma, yarın sizin başınıza Allah vermesin, hiç kimseyi Allah aç bırakmasın.
Hepinize saygılar sunuyorum; teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
38 konuşma daha · 2 Mayıs 2006