İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 46. BİRLEŞİM · SALI

Muhtar ödeneklerinin artırılması ve muhtarların sosyal güvenliklerine ilişkin kanun teklifi (2/42)

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Malatya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 46. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Ocak 2008 · 455 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 8 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MUHTAR ÖDENEKLERİNİN ARTIRILMASI VE MUHTARLARIN SOSYAL GÜVENLİKLERİNE İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ (2/42)); konuşma 455 kelime.

Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Muhtar ödeneklerinin artırılması ve muhtarların sosyal güvenliklerine ilişkin kanun teklifi (2/42)”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 8 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2008-01-08-muhtar-odeneklerinin-artirilmasi-ve-muhtarlarin-sosyal-guvenliklerine (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinize saygılar sunuyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu önerim muhtarlarla ilgili. Geçtiğimiz beş yılda da aynı şeyi söyledik. Her seferinde çıkıp iktidar cevap verdi: “Getiriyoruz, yapacağız, yapıyoruz.” Birkaç bakan… Tutanaklara dönüp bakabilirsiniz. O dönemin İçişleri bakanı, o dönemin ilgili bakanları çıkıp, işte “Hazırlanıyor…” “Maliye Bakanlığında hazırlanıyor.” “Ek göstergelerle en kısa sürede getiriyoruz.” dediler.

Değerli arkadaşlarım, bu insanlar bizim gibi seçilmiş insanlar. Bunlar tüm halkın yükünü çeken insanlar.

Değerli milletvekilleri, 53 bin tane muhtarımız var. 275 lira ücret ödüyoruz ve 275 lira Bağ-Kur primi alıyoruz. Deyin ki bu insanlara: “Arkadaş, ben sana maaş vermiyorum, sadece Bağ-Kur primini alırım.” “Size maaş veriyoruz.” demeyin.

Arkadaşlar, Türkiye’deki muhtarların yarısı hacizli, yarısı. Bakın Sosyal Güvenlik Kurumuna, Bağ-Kur’dan sorun rica ediyorum, yüzde 50’si hacizli. Evinden buzdolapları… Bu insanların köyüne, evine icra gidiyor arkadaşlar.

Değerli arkadaşlarım, bu insanların kendisine acımıyorsanız çoluk çocuğuna acıyın. Bağ-Kur’a icra borcu olan, Bağ-Kur’a borcu olan muhtarlar hastaneye gidemiyor, doktora gidemiyor. Kendisini bırak, çoluk çocuğuna acıyın, onlar da gidemiyor, ilaç alamıyorlar. Bir muhtar yeşil kart veriyor köyündeki insanlara, yeşil kartlı insanlar ilaç alabiliyor, yeşil kartlı insanlar hastaneye gidebiliyor. Ama, bir muhtar veya çocuğu veya eşi hastalandığı zaman hastaneye gidemiyor, ilaç alamıyor ve hastaneden çıktığı zaman senet imzalatıyorlar. Türkiye’deki muhtarların çok önemli bir miktarı gerek üniversite hastanelerinden gerekse devlet hastanelerinden icralık ve hepsinin buralarda borçlu olduğu bir sürü senetler var.

Değerli arkadaşlarım, devletin devamlılığı esastır. Bu insanları muhtar yapıyorsunuz, zorunlu Bağ-Kur’lu yapıyorsunuz. İnsanların sosyal güvenliğini sağlamak sosyal devletin görevidir. Ancak arkadaşlar -takdir sizin- geçen dönemde sözler verildi, hiçbiri yerine gelmedi. Bir kez daha dikkatlerinize sunuyorum. Hepimizin muhtar amcası, hepimizin muhtar babası; her türlü sorumluluğu var bu insanların, köydeki her türlü olaya karşı bu insanları birinci derecede sorumlu tutuyorsunuz. Köyündeki ve mahallesinde her şeye bu insanlar birinci derecede sorumlu ama bu insanların sosyal güvenliği, bu insanların özlük haklarına gelince, arkadaşlar hepimiz böyle bakıyoruz.

Değerli arkadaşlarım, insana insanca bakalım. Bunlar, yörelerinde, köylerinde, mahallelerinde seçilmiş insanlar. Benden bir farkı yok, sizden bir farkı yok bu insanların. Aynı şekilde, bir milletvekilinin sosyal güvenliğine veya özlük haklarına bu şekilde mi bakıyorsunuz arkadaşlar? Bu çok acıdır.

Değerli arkadaşlarım, ben hepinizden rica ediyorum. Meclis Genel Kurulu buna karar versin. Bu kanunu buraya getirin ve hep beraber teklifi siz yapın, ne öneriyorsanız ama bu insanları icra kapılarından kurtarın. Bu insanları hastanede hacizli hasta muamelesinden kurtaralım arkadaşlar. Bunlar, hepimizin saygı duyduğu bu muhtarlar, hepimizin orada toplum önderi yaptığımız arkadaşlar. Yazık ediyoruz. Söz, benim bildiğim söz her şeydir. Bakın, rica ediyorum, geçtiğimiz 22’nci Dönem tutanaklarına bakın, kaç defa söz verildi?

Değerli arkadaşlarım, ben, iktidarı muhalefeti, hepinizden rica ediyorum: Bunlar, muhtarlarımız, demokrasinin ilk halkası. Bu insanları yok etmeyelim, bunları sersefil, borç içinde bırakmayalım. Gelin, yüce Meclis hep beraber, iktidarı muhalefeti, muhtarların sorunlarına çözüm bulalım.

Hepinize saygılar sunarım. Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

52 konuşma daha · 8 Ocak 2008

52 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook