İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 86. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türkiye'den vize isteyen ve türkiye'nin vize istediği ülkeler hakkında

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Malatya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 86. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Nisan 2010 · 999 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 14 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE'DEN VİZE İSTEYEN VE TÜRKİYE'NİN VİZE İSTEDİĞİ ÜLKELER HAKKINDA); konuşma 999 kelime.

Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Türkiye'den vize isteyen ve türkiye'nin vize istediği ülkeler hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 14 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2010-04-14-turkiye-den-vize-isteyen-ve-turkiye-nin-vize-istedigi-ulkeler-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Üniversitelerin döner sermayeleriyle ilgili birkaç kelime etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, döner sermaye üniversitenin özerkliğidir -hani üniversiteler özerk diyoruz ya- ve döner sermayenin amacı üniversitelerin mali açıdan özerkliğidir ama gelin görün ki uygulamada ne var: Üniversitelerin döner sermayeleri, bilimsel her türlü araştırma, her türlü bilimsel çalışması için ayrılması gereken fonlar, maalesef, maalesef, üniversitelerin özellikle dışarıdan satın aldığı, ihale ettiği, hizmet bedeli olarak ihale ettiği işçilerin ücretini vermekte ve diğer konularda kullanılıyor. Yani döner sermaye hiçbir zaman bilimsel olarak kullandırılmıyor. Bir kere bu hakikaten ne üniversiteler… Kesinlikle Türkiye’de üniversiteler mali açıdan özerk değil arkadaşlar.

Değerli arkadaşlarım, birazcık şu ihaleden, yani taşeron ve ihaleden bahsetmek istiyorum. Neyi satın aldırıyorsunuz?

Değerli arkadaşlarım, belli kadroları, günlük yaşamlarını döndürmeleri için, maalesef döner sermayeden kadro verilmediği için, maalesef sağlık memuru -öncesine gidiyorum- ebe, hemşire -özellikle tıp fakültelerine bunlar- verilmediği için üniversiteler bu hizmetleri dışarıdan satın almak zorunda kaldılar, ihale açtılar, yani ihale edildiler ve bunların parası da döner sermayeden ödendi. Bilimsel çalışmaya üniversitelerin hiçbir fonu kalmadı.

Değerli arkadaşlarım, bazı hizmetler var ki ihale edilemez. Şimdi soruyorum: Bir üniversite hastanesinde bir eben var, devlet memuru ama döndünüz, ihaleyle ebe ve hemşire aldınız, sağlık memuru aldınız ve asgari ücretin altında maaş verdiniz bu insanlara. Böyle bir hizmette eşitlik ilkesi, böyle bir hizmette, yani aynı hizmeti veren ebe, aynı hizmeti veren sağlık memuru, aynı hizmeti veren diğer hizmetliler… Böyle bir üniversitede barış olur mu arkadaşlar?

Ve maalesef üniversitelerin döner sermayeleri amacı dışında kullanılıyor. Ve özellikle sosyal devlet dediğimiz devlette eğer bir hastanede bir şekilde hemşireni, sağlık memurunu ihale ediyorsan ve tamamen temizlik şirketi üzerinden bunları çalıştırıyorsan yazıktır bize!

Değerli arkadaşlarım, belli üniversite hastanelerimizde on beş yıldır, on yedi yıldır temizlik şirketi ile ihale edilen ebe, hemşire, sağlık memuru var arkadaşlar. Şimdi, devlet memuru dediğimiz bir hemşiremiz belli bir ücret alırken, temizlik şirketi adı altında aldığımız hemşire ve ebeye asgari ücretin altında ücret veriliyorsa hakikaten yürek acısı bir durum var ortada, yani insanın yüreği parçalanıyor. Aynı hizmeti veriyor, aynı nöbeti tutuyor, daha fazla nöbet tutuyor ama aldığı ücret asgari ücretin altında.

Daha sonra bir 4/B çıkardılar, üniversite hastanelerimizde özellikle. Özellikle sağlık hizmetlerini veren ebe, hemşire, sağlık memurunu 4/B’ye geçirdiler ama bu yara tamir edilmedi yine. Hâlâ daha üniversite hastanelerimizde 4/B’li bir sürü insan var. Bunların aldığı ücret ve bunların sosyal hakları, yine, diğer çalışanlarla eşit değil arkadaşlar.

Bu açıdan, üniversitelerin döner sermaye konusunda, üniversitelerin bilimsel özerkliği konusunda çok büyük sorunlar var arkadaşlar. Yani biz, üniversitelerimizin mali özerkliğini temin için “Döner sermaye kullan.” diyoruz ama döner sermayeyi bu tür yerlere harcayan bir üniversite hangi bilimsel çalışmayı yapacaktır? Bu konuya dikkatlerinizi çekmek istiyorum.

Yine, 4/B kadrosuyla aldığınız, sağlık hizmeti veren sağlık sınıfı personeli var: Ebe, hemşire, sağlık memuru. Bunlar, kadrolulardan çok farklı, çok daha düşük ücret alıyor, çok daha fazla çalışıyorlar ama yine bu 4/B’li personelin hakkı verilmiyor.

Değerli arkadaşlarım, aynı hemşire, aynı nöbeti tutup aynı hastaya biri gece-gündüz, biri gündüz bakıyorsa, daha fazla çalışıyorsa bunun hakkını yemek, hakikaten… Vicdan azabı çekiyorum ben. Yıllardır hizmet etmişler, yıllardır hizmet vermişler, on altı yıl, on yedi yıl. Artık bu insana giriş sınavı izni vermiyorsunuz, KPSS sınavı, çünkü yaşı geçmiş. Ama bu insanı bir şekilde 4/B’ye aldıysanız, artık bunların sorunlarının mutlak çözülmesi lazım. Ben, özellikle üniversite hastanelerindeki bu sorunu, yani 4/B ve sabit çalışan sağlık personelinin farklı statüde olmasını hakikaten hazmedemiyorum.

Değerli arkadaşlarım, tabii, bir başka konu var. Biz, üniversite hastanelerimizde, yine, sağlık hizmeti dışında, özellikle hasta bakıcı dediğimiz, yemek servisi yapan, diğer yan hizmetlerde kullanılan insanları hâlâ daha temizlik şirketi adı altında ihale ediyoruz. Adı temizlik şirketi, temizlik ihalesi. Hayır. Bal gibi diğer hizmetlerde kullanmak üzere insan alıyorsunuz. Çaresiz üniversite hastaneleri. Bunların temizlik şirketiyle, temizlikle ilgileri yok arkadaşlar, hastalara yemek servisi yapıyorlar veya hastalara yardımcı oluyorlar, yardımcı hizmet veriyorlar. Değerli arkadaşlarım, pedagojik eğitim almayan bu insanları hastanelerde bu tür işlerde kullanmamız sorunlar doğuruyor. Hiçbir bilgisi, ilgisi olmayan, sadece bir temizlik şirketi ihalesiyle yapılan bu işler, hakikaten sorun doğuruyor. Yeterince hizmet edemiyor. Bu nedenle, özellikle sağlık hizmeti konusunda, üniversite hastanelerinde, şirket ihalesiyle, yani temizlik şirketi ihalesiyle verilen hizmeti yok etmemiz lazım arkadaşlar. Eğer biz sosyal devletsek hastalarımıza en iyi şekilde bakmak zorundayız. İşi bilmeyen, işten anlamayan kişiye temizlik şirketi adı altında eğer siz hastaya baktırıyorsanız, hakikaten, bu ülkede sağlık konusunda büyük sorun var demektir.

Yine, değerli arkadaşlarım, özellikle temizlik şirketine ihale edilenler arasında, birçok üniversite hastanemizde on yedi yıldır, on sekiz yıldır aynı statüde -temizlik şirketi adı altında ihale yapıp güya şirket alıyor- çalışan insanlarımız var. Yine bu insanların on yedi yılına yazık. Bir şekilde bu insanlar… En azından, üniversite hastanemizde kim çalışıyorsa belli bir süre çalışan insanları, mutlaka, sağlık hizmeti verenler gibi 4/B kadrosuna almak zorundayız. Eğer biz becerisiyle yaptığı işi hakikaten en iyi yapan insanı mağdur ediyorsak, yine hepimize yakışmayan bir durumdur arkadaşlar.

Tabii, biz burada özellikle döner sermayeleri farklı alanlarda kullanarak üniversitelerde önemli mali sorunlar, önemli ödenekler, ödenek boşluğu yarattığımız için bu sefer rektörlerimiz bir sürü iş yapmak zorunda kalıyor. Rektörlerimizi bilimsel yanıyla değil, rektörlerimizi üniversitenin diğer her sorunuyla ilgilenen -işçisiyle ilgilenen, ilacıyla ilgilenen ve bir sürü sorunuyla ilgilenen- bir hâle getiriyoruz. Hâlbuki rektörlerimiz üniversitenin bilimsel olarak en iyi çalışması için hizmet veren insanlardır.

Ayrıca, döner sermayenin farklı alanlarda kullanılması yine bazı üniversitelerimizde özelikle ilaç ve tıbbi alet ve teçhizat konusunda sorunlar doğurmaktadır. Zamanında hastaya verilecek tıbbi alet veya tedavide kullanılan birtakım araçları hastanede bulamıyoruz. Niye? Döner sermayeden süresinde ihale edilmediği için, döner sermayede para olmadığı için.

Değerli arkadaşlarım, hastalar hepimizin hastası, bu üniversiteler hepimizin ama biz burada bir şeyi tartışıyoruz ama gereklerini yerine getirmiyoruz. Yine söylüyorum: Üniversitelerin döner sermayesini biz, ilme… Üniversitelerin gelişmesi için veya oradaki çocuklarımızın, öğretim görevlilerimizin gerekli her türlü bilimsel çalışmayı yapması için ayırdığımız fonlar yok edilmektedir. Niye? Çünkü devlet kadro vermiyor. Bugün hepimiz biliyoruz ki -bu gerçeği hepiniz biliyorsunuz- özellikle devlet üniversitelerimizde, bir sürü üniversitemizde kadro açığı olmasına rağmen, bir sürü üniversitemizde öğretim elemanı açığı olmasına rağmen kadro verilmediği için hep bu sorunlar bir türlü giderilemiyor. Bu açıdan, arkadaşlar, döner sermayenin kullanılmasında üniversiteleri özerk bırakmak zorundayız, orada çalışan insanların hakkını vermek zorundayız ve üniversite hastanelerimize bilimsel…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

54 konuşma daha · 14 Nisan 2010

54 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook