Chp grup önerisinde
Hatay Milletvekili ·
Genel Kurul, 117. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Haziran 2006 · 630 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Fuat Geçen, 20 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP GRUP ÖNERİSİNDE); konuşma 630 kelime.
Fuat Geçen (Hatay). “Chp grup önerisinde”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 20 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fuat-gecen-22-2006-06-20-chp-grup-onerisinde (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
FUAT GEÇEN (Hatay)Sayın Başkanım, bugün, gündemden bu yana, özellikle yolsuzluklarla ilgili, Anavatan Grubunun bir önergesiyle birlikte, sürekli, adımın yolsuzluklar konusunda iddialara ana teşkil edecek şekilde anılması… Aslında, geçen hafta süresince de bu devam etmişti. Çok söz almayı düşünmedim; ancak, artık…
MEHMET ERASLAN (Hatay) - Sayın Başkan, anlaşılmıyor, kürsüden konuşsun.
BAŞKAN - Sayın Geçen, elinizi çekerseniz, mikrofon rahat hareket…
ÖMER ABUŞOĞLU (Gaziantep) - Mikrofon bozuk, anlaşılmıyor.
FUAT GEÇEN (Hatay)Efendim, izin verirseniz, sanırım kürsü daha sağlıklı olacak. Eğer müsaade ederseniz, 2 dakikayı orada kullanayım.
BAŞKAN - Efendim, talebiniz bu. Ben, yoksa…
FUAT GEÇEN (Hatay)Efendim, talebimi sözlü olarak değiştireyim. Eğer, izin verirseniz öyle yapalım.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Geçen; kısa ve öz yalnız, bir sataşmaya meydan vermeyecek şekilde. (CHP ve Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)
FUAT GEÇEN (Hatay)Teşekkür ederim Sayın Başkanım iyi niyetiniz ve toleransınız için.
Şimdi, efendim, benim söyleyeceğim şeyler çok siyasî veya işte, AK Parti Grubundan ayrıldı, ayrılmak üzereydi, disipline mazhar oldu noktasında değil. Ben, daha önemli bir şey aslında arz etmek istiyorum.
Şimdi, Sayın Sarıbaş'ın "yalan söylüyorsunuz, ya Sayın Kapusuz doğru söylemiyor veya Fuat Geçen yalan söylüyor" işte, Sayın Eraslan'ın bu konudaki esas gösterme, Ümmet Beyin, geçen hafta birkaç arkadaşın… Ben, sürekli bu konularla ilgili bir başlangıçmışım gibi sunulmam, aslında, cevap hakkımı çoktan doğurmuştu. Ben, bunu da fırsat bileyim; şu Hatay meselesini birkaç kelimeyle izah edeyim.
Şimdi, aslında, ben, AK Parti Milletvekiliyim şu anda. AK Partiden ihracım süreci bitmemiştir. Bir AK Parti Milletvekili olarak, kendi seçim bölgemde herhangi bir yanlı tavra maruz kalmadan yapılan inceleme neticesinde, maalesef, bütün Partiyi bağlamamakla birlikte, Hatay özelinde, teşkilat mensuplarımız, kayda değer sayıda; ki, bu sayı yüzde 50'lerin üzerindedir… Usullü-usulsüz tespitini yapmam bir haksızlığa sebebiyet verebilir. Şu anda, o işin usul yönü, gerçekten, Grup Başkanvekilimizin söylediği gibi yargıdadır, önemli bir kısmı yargıya intikal etmiştir. Ancak, etik olarak, yani, siyaset ahlakı olarak, bir milletvekilimizin, netice alınsın alınmasın, bu manada bir telkinde bulunması veya yazılı bir belgeyi, neticesi gerçekleşmedi, ama, ben, bunun böyle de sonuçlanacağını bilmeden sehven bir yazı yazdım demesini, ben, ahlakî bulmamıştım ve bunu kamuoyuyla paylaşmıştım. İlerleyen süreçte, Hatay'da teşkilatta rol alan -bakın, seçmen bazında demiyorum, bir hakkın yerine konması için bunları söylüyorum- teşkilatta görev alan, yani, siyaset aktörlerinin içerisinde teşkilat bazında rol alan arkadaşların bu işle ilgili çok önemli ihaleler aldığı konusunu ortaya koymuştum ve aynı noktadayım.
Sayısal olarak, şimdi, böyle 5 000'ler 3 000'ler vermeyeceğim, bazı mahcubiyetler ortaya çıkabilir diye vermeyeceğim. Neden; çünkü, bunların değerlendirme biçimlerine çok farklı yaklaşıldı, basın da doğru yazmadı -buradan onu da söylüyorum- basın da bu sayıları speküle etti; ancak, bunu savunma adına Partimin bazı sözcülerinin de bu işe çok doğru yaklaşmadığını gördüm.
Dolayısıyla, bu gelgitlerde, medcezirlerde birtakım hukuk ihlalleri oldu. Öyle zannediyorum, en çok da -ilerleyen zamanda bunu doğru yazarsa tarih- benim hukukum ihlal edildi; çünkü, ben, kendi özelinde Hatay'da yaşananlardan hareket ederek, 81 vilayette bir tedbir geliştirilsin istedim. Acaba, bunun benzerleri diğer illerde de olabilir mi? Bizde böyle bir şey var. Bu çok ahlakî değil, bu çok doğru değil, bu çok kanunî değil. Burada, kamu hukuku ihlal ediliyor; ancak, süreçte, elbette tarzımla ilgili sorgulanacak çok şey olabilir; ama, esasla ilgili, aynen olması gereken yerde duruyorum. Benim özelimde, yani Hatay özelinde, gerçekten, AK Parti olarak bizlerin başlangıçta verdiğimiz sözle ciddî şekilde çelişir bir siyasî aktörlerimizin bu işe bulaşmışlığı vardır; bunun ispatı da vardır. (CHP ve Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)
Dolayısıyla, ben, sadece bu tedbirin geliştirilmesini arzu ettim; ancak, olay öyle bir mecraya geldi ki, yani, her gün "Ali Dibo" noktasında adım anılarak buraya çağrılır gibi isim verilmem… Belki, muhalefetin veya başka arkadaşların kendi stratejileri gereği bu açıklamamın yapılmasına yönelik bir planları da olabilir; ancak, ben, milletin hukukunu korumakla sizler gibi görevli bir milletvekiliyim. Dolayısıyla, hukukun korunması ve ettiğim yeminin gereğini yapma gayretimdeki hiçbir halimi sorgulatmam ve sorgulatmadım.
Teşekkür ediyorum. (CHP ve Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Geçen.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
65 konuşma daha · 20 Haziran 2006