İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 22. BİRLEŞİM · SALI

Engellilerle ilgili

Güldal Akşit

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 22. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Aralık 2003 · 543 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Güldal Akşit (AK Parti), 2 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ENGELLİLERLE İLGİLİ); konuşma 543 kelime.

Güldal Akşit (AK Parti, İstanbul). “Engellilerle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 2 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/guldal-aksit-22-2003-12-02-engellilerle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DEVLET BAKANI GÜLDAL AKŞİT (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Dünya Özürlüler Günü nedeniyle yapılan konuşmalar üzerine söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, yapılan konuşmalardan edindiğim izlenim şu ki, özellikle, gündemdışı konuşma yapan Cumhuriyet Halk Partisine mensup arkadaşımızın özürlüler adına yapılan pek çok çalışmadan haberdar olmadığını anladım, hissettim ve bunları, burada açıklama ihtiyacı duyuyorum.

Bugün yaptığımız bir basın toplantısıyla, Türkiye'de ilk defa gerçekleştirilen özürlülük araştırması sonuçlanarak, bunun sonuçları açıklandı. Bu, bugüne kadar yapılmayan bir çalışmaydı ve çıkan sonuçlar da, son derece çarpıcı, hepimiz için çok ilgi çekici. Çalışmanın ayrıntı bölümü de devam etmektedir.

Bu yapılan araştırmaya göre, Türkiye'deki özürlülük oranı yüzde 12,29'dur ve bu, yaklaşık 8 000 000 nüfusa tekabül etmektedir. Tabiî, 12,29 yüksek bir oran gibi gelebilir; ancak, diğer ülkelerle, Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında, aslında, ülkemizdeki bu oranın çok da yüksek olmadığını görüyoruz. Çünkü, özellikle, sanayileşmiş ülkelerde, gelişmiş ülkelerde bu oranın yüzde 17'lere, 19'lara vardığını da tespit etmiş bulunuyoruz, yani, elimizdeki verilere göre görmüş bulunuyoruz.

Şu bir gerçek ki, sanayileşmenin artmasıyla, teknolojinin ilerlemesiyle özürlülük oranı artmaktadır; bu, çok ilginç bir sonuçtur ve bizde de, özellikle Marmara Bölgesi, bölge olarak bakıldığında, özürlü oranının en yüksek olduğu bölgedir. Sebebi araştırıldığında... Tabiî, özürlü denildiğinde, hepimizin aklına doğuştan olan özürler gelmektedir; oysaki, doğuştan olan özürlerin oranı çok düşüktür, yüzde 2 küsurlardadır; yüzde 9 küsuru bu özürlülük oranında, süreğen hastalıklar dediğimiz belirli bir hastalık sonucunda oluşan, kaza sonucunda oluşan ve halen devam eden hastalıklarla oluşan özürlerdir. Bu, tabiî, çok çarpıcı bir sonuç. Tam aksi düşünülürken -ben kendi adıma söylüyorum bunu- böyle bir sonucun çıkması çok enteresandır. Süreğen hastalıklar bazında bakıldığında da, Marmara Bölgesi ağırlık kazanmaktadır. Diğer Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletlerinde de bu oranın yüksek olması, sanayileşmenin, özürlülük oranını artırdığını göstermektedir.

Tabiî, bu çalışmalar çok güzel. Bu çalışmaların yapılması bizi belli yönde yönlendirmektedir; ancak, arkadaşlarımızın söylediği bir konuya da katılmamak mümkün değildir. Gönül arzu eder ki, tüm özürlü vatandaşlarımızın bütün ihtiyaçları devletçe karşılanabilsin, bütün talepleri yerine getirilebilsin ve geleceklerinden de kaygı duymasınlar; ancak, sahip olduğumuz imkânlarla, devlet imkânlarıyla bunu yerine getirmemiz maalesef pek mümkün olmamaktadır. Ama, hedeflediğimiz, çok kısa bir vadede olmasa da, özürlü vatandaşlarımızın bu toplum için faydalı birer fert olduklarını hiçbir zaman unutmayarak, onlardan istifade edebileceğimizi hiçbir zaman unutmayarak ve geleceklerinden kaygı duymadan yaşamanın onların da hakkı olduğunu düşünerek gerekli çalışmaları yapmaktır; bunun bilinmesini istiyoruz.

Bunlardan en önemlisi, Özürlüler Yasası Tasarısıdır. Şu anda, o tasarı, hem internet sitemizde açıktır hem de kısa bir süre önce yapılan Özürlüler Yüksek Kurulunda tartışmaya açılmış bulunmaktadır. Ayrıca, tüm sivil toplum kuruluşlarına, üniversitelere, akademisyenlere ve ilgili birimlere Özürlüler Yasası Tasarımız ulaştırılmış ve kendilerinden görüş istenmiştir.

Biz, arzu ediyoruz ki, çıkacak olan yasanın, sadece çıkarılmış olmak için değil, gerçekten, özürlü vatandaşlarımıza hizmet verecek, bu kesimin talep ve ihtiyaçlarını karşılayacak ve yine benim çok kullandığım bir tabirle, ayakları yere basan bir yasa olsun; çünkü, öyle yasalarımız var ki, öyle hükümler ihtiva ediyor ki, sadece orada yazılı olmaktan ibaret kalıyor, hükümleri uygulanma imkânına sahip bulunmuyor. Biz, işte, Özürlüler Yasası Tasarısının özellikle uygulanabilir bir yasa olması yönünde çalışmalarımızı sürdürüyoruz ve bu konuda sivil toplumun katkısını alıyoruz. Gerçekten, kendilerinin de bize son derece faydası oluyor; akademisyenlerin faydası oluyor. Önümüzdeki günlerde, Özürlüler Yüksek Kurulunu olağanüstü olarak tekrar toplayacağız, bu yasa tasarısını tekrar tartışmak üzere, onların görüşlerini tekrar değerlendirmek üzere.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

DEVLET BAKANI GÜLDAL AKŞİT (Devamla)Sayın Başkan, konuşmamı bitiriyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

23 konuşma daha · 2 Aralık 2003

23 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook