Atatürk orman çiftliği müdürlüğü kuruluş kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun (s.s 1200)
Muğla Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 118. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Haziran 2006 · 968 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Gürol Ergin (CHP), 21 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN (S.S 1200)); konuşma 968 kelime.
Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Atatürk orman çiftliği müdürlüğü kuruluş kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun (s.s 1200)”. TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim tutanağı, 21 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-22-2006-06-21-ataturk-orman-ciftligi-mudurlugu-kurulus-kanununda-degisiklik-yapilmas (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA GÜROL ERGİN (Muğla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri ve Yüce Türk Ulusunu saygıyla selamlıyorum.
Atatürk Orman Çiftliğiyle ilgili kanunda değişiklik yapılması konusundaki kanun teklifi üzerinde Grubum adına söz almış bulunuyorum.
Değerli arkadaşlarım, maalesef, biraz önce bu kürsüden yapılan konuşmalar, Partimiz üzerinde haksız ve yanlış anlamalara neden olacak bir tarzda tezahür etmiştir ve Grup Başkanvekilimiz Sayın Ali Topuz'un sözleri bir partiyi zedeleyici anlama geldiği düşünülerek, bu konuda, Anavatan Partisi Grup Başkanvekili, Sayın Ali Topuz'a yanıt vermiştir.
Değerli arkadaşlarım, şunu düşünebiliyor musunuz: Bir yasa teklifi üzerinde aynı partinin iki sözcüsü grup adına söz alıyor ve birbiriyle tamamen çelişen konuşmalar yapıyorlar. Bunlardan biri de, son bilgileri hiç dikkate almadan yapılan bir konuşma oluyor.
Şimdi, şu söyleniyor, deniliyor ki: Verilecek önergeyi bizim önceden bilmemiz mümkün müydü ki, o doğrultuda bir konuşma yapalım. O zaman ben de şunu söylüyorum, diyorum ki: Aynı partinin bir sözcüsü o önergeyi bilmeden, içine doğduğu için miydi ki, o önergeden ötürü, dün gece yarısı, sabaha karşı yaptığı konuşmada, üstelik, önerge sahibine ve önergeyi bu şekle dönüştürenlere teşekkür etti. Değerli arkadaşlarım, konuşmalarımızda tutarlı olmak zorunluluğumuz var.
Şimdi, bize deniliyor ki: Siz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Atatürk Orman Çiftliği konusunda gerekli duyarlılığı göstermediniz, sivil toplum örgütlerinin öneri ve söylemlerini gerektiği gibi dikkate almadınız ve bu konuda Adalet ve Kalkınma Partisine destek olan bir çalışma tarzı içinde oldunuz. Bu, baştan sona yanlıştır, baştan sona yanlış bir ifadedir.
Değerli arkadaşlarım, biraz önce, burada, Sayın Grup Başkanvekili, Anavatan Partisinin Grup Başkanvekili, bizim bu kanun teklifi üzerinde verdiğimiz muhalefet şerhini açıkladı; açıkladı da, tam açıklamadı. Şimdi, şunu söylüyorum: Bugün verilen önerge doğrultusunda değiştirilen metin, yeni metin, tamamen Cumhuriyet Halk Partisinin ayrışık oyda verdiği görüşler doğrultusunda hazırlanmış bir metindir. Şimdi, bakınız, şunları okursam, ne derece doğru olduğu ortaya çıkacaktır. Biz şöyle demişiz verdiğimiz ayrışık oyda: "Önce yapıp, sonra planlayalım anlayışı çok yanlıştır. Bu nedenle, koruma nâzım imar planı öncelikle yapılmalıdır. Kentsel altyapı donatıları için gerekli alanların hudutları, miktarları koruma imar planında belirlenmelidir. Muhakkak bir ana ulaşım imar planı yapılmalıdır."
Şimdi önergede ne deniyor; önergede -dikkatinizi çekiyorum- şu deniyor: "Öncelikle üst ölçekli plan ve koruma amaçlı imar planı ve bunlara uygun her türlü imar planları yapılmalıdır." Şimdi, bu, bizim vermiş olduğumuz ayrışık oya uygun bir düzenleme değil mi değerli arkadaşlarım?! Tamamen ona uymakta değil midir?
Şunu söylüyoruz: Kadastral kaymalar nedeniyle gerekli düzenleme koruma imar planında belirtilmeli ve AOÇ'yi minimum ölçüde etkilemelidir. Burada söylenmek istenen nedir açık ve seçik olarak, daha önceden kendilerine verilmiş olan arsa üzerinde kooperatif kuranlar, sonradan yapılan kadastral düzenlemelerdeki yeni ortaya çıkan durumlardan ötürü arsaları, Atatürk Orman Çiftliği içinde kaldığı için, yirmibeş otuz yıllık ikâmet ettikleri evlerinde huzursuz duruma gelmişlerdir, mahkemelik olmuşlardır, mahkeme, aleyhlerine tecelli etmiştir. Bu insanların bu sorunu çözümlenmelidir.
Getirilen düzenlemede, bu, tamamen ve aynen böyle vardır. Ne diyoruz: "Bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihe kadar üçüncü şahıslarla Atatürk Orman Çiftliği arasındaki hukukî ihtilafların çözümü için imar planlarının uygulanmasında sınırları dolayısıyla müstakil ada ve parsel yapılamayan Atatürk Orman Çiftliğine ait araziler, imar uygulamalarında bütünlük sağlanması açısından mülkiyet hakkını azaltmamak ve herhangi bir değer kaybına sebebiyet vermemek kaydıyla, hukukî ihtilafların olduğu plan bölgesindeki ada ve parsellerde toplanabilir." Tamamen bizim ayrışık oyumuz karşılığı yapılan bir düzenleme metne geçmiştir.
Başka ne diyoruz: "Yapılacak bu düzenlemeler ile arazi satışı, kiralanması ya da intifa hakkı tesisi uygulamalarına son verilmeli, artık bu yağma sonlandırılmalıdır." İşte, gelin, bakın, burada yalnızca Ankara'nın ulaşım sorunlarının çözümü için gerekli olan bu meydanlar, alt-üst geçit, raylı toplutaşım araçları, yeraltı tünelleri ve yeraltı hizmetleri için gerekli arazi ile dere ıslahı yapılması planlanan araziler dışında bir tek metrekare arazi Büyükşehir Belediyesine verilmemekte.
Yalnızca, Hayvanat Bahçesinin bugün olduğundan daha güzel bir görünüme kavuşturulması, daha kullanılır bir hale getirilmesi için ve yalnızca Hayvanat Bahçesine özgü olmak üzere -ki, o da, yine, imar planında gösterilen şekline uygun olarak- Atatürk Orman Çiftliği ile Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında yapılacak protokolle Ankara Büyükşehir Belediyesine verilecektir, intifa hakkı verilecektir.
Değerli arkadaşlarım, bunun dışında "Büyükşehir Belediyesine tahsis edilen araziler, Büyükşehir Belediyesi tarafından, hiçbir şekilde, maddede belirtilen amaç dışında kullanılamaz. Yukarıdaki fıkralarda belirtilen amaca aykırı kullanımlara teşebbüsün ve/veya kullanımın tespiti halinde bu arazilerin intifa ve/veya işletme hakkı Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğüne derhal iade edilir."
Şu cümleyi özellikle dikkatinize sunuyorum: "Atatürk Orman Çiftliği arazileri üzerinde konut, ticaret ve sanayi amaçlı yapılaşma yapılamaz."
Bu, kanuna ilk defa giren bir maddedir, bunu da özellikle belirteyim.
Şimdi, siz bunun neresine itiraz ediyorsunuz da, Cumhuriyet Halk Partisi, AKP'ye destek olma anlamında sivil toplum örgütlerini kullanmıştır diyebiliyorsunuz?!
Cumhuriyet Halk Partisi, cumhuriyeti kuran Büyük Atatürk'ün de kurduğu partidir. Biz, Atatürk Orman Çiftliğini yalnızca bir çiftlik olarak gören bir zihniyette değiliz; Atatürk Orman Çiftliğini, cumhuriyetin dünyaya örnek bir işletme olarak gösterilmek üzere, simge olarak kurulan bir çiftlik olduğunu biliyoruz. Atatürk Orman Çiftliğinin Atatürk'ün vasiyeti olduğunu biliyoruz.
Biz, Atatürk Orman Çiftliğini, elbette ki, Ankara'nın bir yeşil alanı olarak değerli görüyoruz; ama, bizim için her şeyden önemli olan Büyük Atatürk'ün vasiyeti oluşu, bizde onun değerini ayrıca artırmaktadır.
Kaldı ki, Atatürkçülük konusunda -Atatürk'ü ağzına alanlara söylüyorum- bizim O'na verdiğimiz önemi ölçmek, bizim verdiğimiz değeri değerlendirmek hiç kimsenin hakkı da, haddi de hiç olamaz. Bunu herkesin bilmesi gerekir. (CHP sıralarından alkışlar)
ÖMER ABUŞOĞLU (Gaziantep)Tapulu mülkünüz çünkü Atatürk!
GÜROL ERGİN (Devamla)Şimdi, değerli arkadaşlarım, biz şöyle demişiz: "Yasa teklifi -o günkü haliyle- Atatürk Orman Çiftliğini, Ankara Büyükşehir Belediyesinin rant hırsının bir aracı niteliğine dönüştürme amacındadır. Bu teklifin yasalaşması kamu yararına aykırı sonuçlar doğuracak, Büyük Atatürk'ün kanun niteliğinde olan vasiyetini ortadan kaldıracaktır. Bu nedenlerle, yasa teklifine tümüyle karşıyız" demişiz. Aynı düşünceyi bugün de taşıyoruz; ama, şu önerge, işte, bizim taşıdığımız düşüncenin kâğıt üzerine resmedilmiş halidir. Bunu da herkesin bilmesini istiyoruz.
Atatürk Orman Çiftliği konusundaki yapılan tartışmalarda Cumhuriyet Halk Partisini kullanma hakkını da kimseye vermeyeceğimizi, herkesin de böyle değerlendirmesi gerektiğini söylüyoruz. Hele hele, Atatürk konusunu tekrar gündeme getirerek söylüyorum, Atatürk'ün adının geçtiği yerde biz hep varız ve olacağız; ama, sizler, acaba, dün var mıydınız, bugün var mısınız, yarın olacak mısınız; bunu bilemiyorum!
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
95 konuşma daha · 21 Haziran 2006