İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 107. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Gümrük kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:324)

Gürol Ergin

Muğla Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 107. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Haziran 2009 · 902 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Gürol Ergin (CHP), 18 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜMRÜK KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:324)); konuşma 902 kelime.

Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Gümrük kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:324)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 18 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-23-2009-06-18-gumruk-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisikl (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA GÜROL ERGİN (Muğla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın ikinci bölümü üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken Sayın Başkan sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Avrupa Ekonomik Topluluğu 1958’de kuruluyor. Bir yıl sonra, 1959’da, Yunanistan ortak üye olmak üzere başvuruyor. Biz, bir ay sonra, 31 Temmuz 1959’da, yine, ortak üye olmak üzere başvuruyoruz. Yunanistan 1975’te tam üyelik için başvuruyor ve altı yıl süren müzakereler sonucunda Yunanistan tam üye oluyor. Biz ise, 12 Eylül 1963 tarihli Ankara Anlaşması’yla tam üyelik niyetimizi ortaya koyuyoruz. 14 Nisan 1987’de tam üyelik başvurusunda bulunuyoruz ve bugün, gerek Avrupa Birliği gerekse Türkiye tarafında hiç kimse, Türkiye'nin Avrupa Birliğine üye olup olamayacağını veya olmayacağını, eğer olacaksa bunun hangi yılda olacağını bilemiyor. Bu ucu açık durum bizi rahatsız ediyor.

Değerli arkadaşlarım, tam üyelik olmadan gerçekleştirilen gümrük birliği, doğal olarak Türk tarafının Avrupa Topluluğu mevzuatına uyum sağlama yükümlülüğü konusunda özel bir takvimi de beraberinde getiriyor ve bu çerçevede 27 Ekim 1999 tarihinde kabul edilen Gümrük Kanunu ile Avrupa Topluluğu mevzuatına uyum amacıyla düzenlenen yeni rejim, 2000 yılı itibarıyla yaşama geçiriliyor. 2000 yılından günümüze değin, Avrupa Topluluğu tarafında, Gümrük Kanunu’nun değiştirilmesi yönünde çeşitli çalışmalar ve düzenlemeler yapılıyor. Bildiğiniz gibi, yalnız gümrük mevzuatı konusunda değil, Avrupa Birliği, her alandaki çalışmalarında, mevzuatı zaman içerisinde sürekli değişikliğe uğratıyor. Gümrük Kanunu’nda da, gümrük konusunda da bunlar yapılıyor. Biz ise maalesef bu yıla gelinceye kadar, 2000 yılından bu yıla gelinceye kadar bu konuda çok ciddi kabul edilebilecek çabaların sahibi olamadığımızı ortaya koyduk.

Gümrük birliği konusu Türkiye’ye ne getirmiştir, ne götürmüştür, aslında ciddi anlamda tartışılması gereken bir konudur ve biz aynen mayınlı arazilerin temizlenmesinde olduğu gibi dünyada tek ülkeyiz ki, Avrupa Birliğine tam üye olmadan gümrük birliğine girmişiz. Bunu mayınlı arazilerde de yaptık. Vatanımızın topraklarının çok ciddi bir bölümünü, hem de Türkiye'nin en riskli bölgesindeki topraklarını İsrail’e verme yasasını Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bizler burada çıkardık. Ben bundan utanıyorum, sıkılıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Avrupa Birliğine üye olmadığımız için Avrupa Birliğinin diğer düzenlemelerinde olduğu gibi gümrük mevzuatı düzenlemelerinde de katkı ya da müdahalemiz olamamaktadır. Görüşmekte olduğumuz tasarıda olduğu gibi biz yalnızca onların yaptığı değişikliklere uyum sağlamaya çalışmaktayız. Bu nedenle, bu maddeler üzerinde ayrıntıya girip konuşma gereğini görmüyorum ama gümrükler söz konusu olunca belli birkaç konu üzerinde konuşmayı da görev biliyorum. Bunlardan biri dâhilde işleme rejimidir.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye’de dâhilde işleme rejimi maalesef bir kısım insanlar elinde haksız ve yanlış uygulamalara kaynaklık etmektedir. Biraz sonra bunun bir örneğini size, hem de sizin bir milletvekilinizin adının geçtiği bir olayla ortaya koyacağım.

İkincisi, ihracatta yaşanan sıkıntılardır, karşı gümrüklerde yaşadığımız olaylardır.

Üçüncüsü, Gümrük Bakanlığında yaşanan ve vicdan sahiplerinin vicdanını yaralayan olaylardır.

Değerli arkadaşlarım, dâhilde işleme rejimine biraz sonra gireceğim ama çok özel olarak şunu söyleyeyim: Dâhilde işleme rejimi, Türkiye’de çok ciddi ele alınıp yeniden düzenlenmesi gereken bir rejimdir.

Bu konulara girmeden bir de kaçak olayına girmek istiyorum. İktidar partisinin grup toplantılarında bile Türkiye’ye yılda 500 bin ton ile 1 milyon ton arasında kaçak şeker girdiği ifade edilmekte. Bildiğim kadarıyla Sayın Bakan Doğu Karadenizli ve bugün Doğu Karadeniz’de çoluk çocuk herkes yılda 50 bin ton kaçak çayın Türkiye’ye girdiğini ifade etmektedir. Bunlar, gümrük açısından dikkate alınması gereken konulardır.

Konunun Tarım Bakanlığını ilgilendiren yanı ise karşı ülkelerin gümrüklerinde yaşadığımız sıkıntılarla ilgilidir. Bakınız, 2005 yılında -burada çok konuşuldu- Rusya’nın, gönderdiğimiz ürünlerde çok ciddi olarak pestisit kalıntıları olduğu için bizim ürünlerimize ithal yasağı vardı. O zaman, burada bu konuda Rusya’nın hiçbir uyarıda bulunmadığı söylenmiş ama defaatle yazılan yazıların sümen altı edildiği yine burada ortaya çıkmış ve bir düşünce sahiplerine göre de bu olaylar o zamanki Bakanın görevden alınması sonucunu ortaya koymuştu. Aynı olaylar, 2005 yılından sonra 2007’de yine Rusya’nın uyarısıyla gündeme geldi ve özellikle domates üreticileri ve meyve üreticileri bundan çok büyük sıkıntı yaşadılar. Ama bu olaylar durulmadı, aynı olayları biz Haziran 2008’de de yaşadık. Haziran 2008’de de Rusya, bildiğiniz gibi, ciddi olarak tepkisini ortaya koyunca Sayın Başbakan Sayın Putin’le görüşme gereğini duydu.

Değerli arkadaşlarım, aynı olay Avrupa Birliğinde de söz konusu oluyor ve yine Ekim 2008’de Alman Baden-Württemberg Eyaleti Tarım Bakanı, Türkiye’den alınan armutlarda amitraz ilacının olması gerekenden 6 kat fazla çıktığını ve bu ürünün Avrupa Birliğinde yasaklanması gerektiğini söylüyordu.

Aynı şekilde, bir AKP milletvekilinin o zaman ortağı olduğu şirketin yine Ukrayna’ya yapmış olduğu bir dış satımda da bu tür olayların yaşandığı ve o şirket, yani MENAS Şirketi hakkında gereğinin yapılması için suç duyurusunda bulunulması, Koruma ve Kontrol Genel Müdürü tarafından ilgili zirai karantina müdürlüğüne bildirilmişti.

Değerli arkadaşlarım, şimdi bakınız, dâhilde işleme rejimi… Çay, dâhilde işleme rejimiyle Seylan’dan çay getiriliyor ama bu çay işlendikten sonra dışarıya yalnızca çöp olarak ihraç ediliyor. Bunun için mi yapıyorsunuz Sayın Bakan dâhilde işleme rejimini? Ve bu konuda, maalesef, ilgililer suskun kalıyorlar. Bakınız, bir milletvekiliniz hakkında suç duyurusunda bulunuluyor ve bu milletvekilinizin, işlendikten sonra yurt dışına gönderilmek kaydıyla ithal ettiği Seylan çayını yurt dışına göndermeyip yerine çöp gönderdiği, Halkalı Gümrük Müdürlüğü, İstanbul Gıda Ürünleri, ÇAYKUR ve TÜBİTAK laboratuvarında yapılan analizlerle ortaya çıkarılıyor. Sonra, bu arada mahkemeden bir beraat kararı çıkıyor ama görülüyor ki bilirkişiye örneği götüren bu şirketin bir adamıdır ve bu, görüntülü olarak saptanıyor.

Değerli arkadaşlarım, bunlar hepinizin dikkate alması gereken ve hepimizi utandırması gereken konulardır. Bu konulara dikkat etmek zorunda olduğumuz hâlde bunun tam aksi yapılıyor, bu konularla ilgilenen, soruşturma yapan, soruşturma açtıran Teftiş Kurulu Başkanı, üyeleri hakkında ciddi olarak olumsuzluk anlamındaki önlemler alınıyor ve eğer yanılmıyorsam, Teftiş Kurulu Başkanı görevden alınıyor ve sonra…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

40 konuşma daha · 18 Haziran 2009

40 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook