Öneriler
Elazığ Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 7. Birleşim · 5. yasama yılı · 15 Ekim 2026 · 474 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Gürsel Erol (CHP), 15 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖNERİLER); konuşma 474 kelime.
Gürsel Erol (CHP, Elazığ). “Öneriler”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 15 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gursel-erol-2026-10-15-oneriler (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=148969
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA GÜRSEL EROL (Elâzığ)Sayın Başkanım, öncelikle Üsküdar Belediye Başkanımıza Allah rahmet eylesin dileklerimi iletiyorum.
İkinci olarak da Meclis Başkan Vekilliğinizi kutluyorum, başarılarınızı dilerim.
Biz illerimizden seçilmiş milletvekilleriyiz. Hepimizin kendimize göre siyasi partilerimizin, bizi tercih edenlerin tercih etme gerekçeleri var. Bürokratik kariyerinizden dolayı, akademik kariyerinizden dolayı, seçim bölgenizdeki etkinizden dolayı, siyasi kariyerinizden dolayı hepimiz tercih edilmiş milletvekilleriyiz ama üzülerek söylüyorum ki şu anda Türkiye'nin 81 ilini gezin, dolaşın "Türkiye'nin en itibarsız kurumu şu anda hangi kurum?" denirse herhâlde siyaset kurumu diye bir gerçekle karşılaşabiliriz. Yani siyasetin bir yaptırım gücü kalmamış. Burada aramızda akademik dünyadan, bürokrasiden gelen birçok milletvekillerimiz var, sivil toplum örgütlerinden gelen milletvekillerimiz var, inanın ki meslek kuruluşlarında, akademik kariyerlerinde veya bürokratik kariyerlerinde milletvekilliğinden daha fazla yaptırım güçleri ve kendi yaptıkları işten de mutlulukları vardı. Buraya geliyoruz, iktidarız, muhalefetiz ama hepimiz Türkiye Cumhuriyetinin milletvekiliyiz. Siyasetin itibarı gitmiş, yaptırım gücü yok, gerçekleri konuşmuyoruz, kendi seçmen kitlemize hitap ediyoruz, ülkenin meselelerinde, devlet meselelerinde ortak irade koyamıyoruz, herkes kendi bakış açısıyla bakıyor. Şimdi, söylüyorum: Buraya bir kanun teklifi geldiğinde AK PARTİ Grubunun kanun teklifinin içeriğiyle ilgili bilgisi var mı? Yok. Peki, muhalefet milletvekilleri kendi özgür iradeleriyle o kanun teklifine "evet" veya "hayır" oyu kullanıyor mu? O da yok. Yok, yok, yok ama itibarsızlaşan ne? Siyaset kurumu? Bu ülkenin öncelikleri var yani hepimizin öncelikleri var aslında. Önce Siyasi Partiler Kanunu değişmeli. Liderlerin sultasının olduğu, liderlerin kontrolünde bir Parlamento olmaz. Bir milletvekili kendine güvenecek, seçmeninden güç alacak, gerekirse genel başkanına bile, liderine bile meydan okuyabilecek. Var mı öyle bir yapı? Yok. Niye yok? Çünkü tercih eden o. Bir daha nasıl seçilirim, onun hesabını yapacağız; milletvekilliği buna dönmüş. Özel statülü devlet memurluğu, siyasi bir irade değil.
Şimdi, gelelim diğer tarafa. Peki, 1991 yılında tercih sistemi vardı. Siyasi Partiler Yasası'nı değiştirelim, tercih sistemini getirelim. Kapının önüne kadar oturuyoruz, 600 milletvekili. Peki, milletvekilinin etkisi, sayısıyla mı bağlantılı? Değil. Niye 600 milletvekili? Bu ülkeye 400 milletvekili yeter.
Yine bakıyorsunuz, kamuya bakıyorsunuz; inanılmaz bir dağınıklık var, devlet ciddiyeti kalmamış. Eskiden kamuyu temsil eden bürokratlar vardı, her bakanlıkta müsteşar vardı ve müsteşarlar bakanlığın hafızasıydı; teftiş kurulları vardı, Devlet Planlama Teşkilatı vardı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANTamamlayın lütfen.
GÜRSEL EROL (Devamla)Şimdi bakıyorsunuz, kamuda da bir kamu düzeni kalmamış.
Yani bu ülkenin bana göre üç tane önceliği var. Bir: Özgürlükçü bir anayasa. İki: Demokratik ve katılımcı bir siyasi partiler yasası. Üç: Devlet geleneklerini yaşatacak bir kamu reformu. Yani burada konuşulan konular... Her gün geliyoruz, grup başkanlarımızın birbirine laf yetiştirmeleri, tartışmaları iki saat, üç saat gidiyor. Ondan sonra kendi aramızdaki kulis: "Genel Kurul ne zaman kapanacak?" Peki, Genel Kurulun kapanmasını yorumlayan milletvekilinin burada ne işi var? Ya, burası ülkenin temel sorunlarına çözüm üretecek. Farklı olabiliriz, düşüncelerimiz farklı olabilir. İşte, CHP'den Yeni Parti ayrıldı, başka bir parti oldu; doğaldır. Aynı partide aynı şeyleri de düşünmeyebiliriz ama ülkenin menfaatleri için ortak hareket edebilmeli, başarmalıyız diyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
57 konuşma daha · 15 Ekim 2026