Özürlüler hakkında kan.tas. ( ss. 969 )
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 122. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Haziran 2005 · 889 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Gürsoy Erol (AK Parti), 30 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖZÜRLÜLER HAKKINDA KAN.TAS. ( SS. 969 )); konuşma 889 kelime.
Gürsoy Erol (AK Parti, İstanbul). “Özürlüler hakkında kan.tas. ( ss. 969 )”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gursoy-erol-22-2005-06-30-ozurluler-hakkinda-kan-tas-ss-969 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
GÜRSOY EROL (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan, 969 sıra sayılı, kısa adı Özürlüler Yasa Tasarısı üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisimizi saygılarımla selamlıyorum.
Bugün, özellikle, tabiî ki özürlüler camiası adına önemli bir gün, tarihî bir gün; çünkü, Türkiye'de bir ilki bu Meclis gerçekleştiriyor ve bunu da, iktidarıyla, muhalefetiyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, kısacası, emeği geçen tüm arkadaşlarımız adına, bu onuru hep birlikte paylaşıyoruz; bu vesileyle, böylesine mutlu bir günde sizlerle bir arada olmanın, hep birlikte onurunu yaşıyoruz.
Tabiî ki, bu yasa, değişik vesilelerle, değişik zamanlarda, bundan önce de gündeme geldi; ama, komisyonlara kadar ancak gelebildi ve komisyonlarda görüşülemeden, kadük kalmış olan bir yasa; ama, bu dönemde, özellikle iktidarımızın bu noktadaki hassasiyeti ve muhalefetimizin de bu noktadaki yakın desteğiyle, hoşgörüsüyle, sivil toplum kuruluşlarının da katkılarıyla, bugünkü bu şeklini aldı ve bugün burada hep birlikte görüşüyoruz.
Mevzuat içerisinde bugüne kadar birçok dağınık konuları bu yasa şu anda toparlamış oluyor ve bir bütünlük içerisinde, özürlülerin önüne, artık, Türkiye'de bir konuşulan yasa, Türkiye'de bir çerçeve yasa haline bugün getirmiş oluyoruz. Yasanın, özürlülüğün önlenmesi anlamında ve yine özürlülerin özellikle baş sıkıntıları olan sağlık, eğitim, rehabilitasyon, istihdam gibi konuları, bakım ve güvenliğe ilişkin önemli konuları içermesi açısından son derece önemli bir yasa olduğunu ifade etmek istiyorum.
Yine, özürlü adına sorunun çözülmesi açısından özürlünün tek başına problemini çözmesi oldukça -günümüz şartlarında- zor görünüyor ve dolayısıyla özürlünün problemini çözmesinde ailesinin, toplumun tüm kesimlerinin ve özürlülere yönelik hizmet veren kurum ve kuruluşların bir arada davranmasının ve bu şekilde bu problemin çözülmesinde beraberce hareket etmelerinin son derece önemli olduğunu ifade etmek istiyorum.
Bakım hizmetlerine, yeni bir kavram olarak evde bakım hizmetlerinin de getirilmiş olması, yasanın, zannediyorum, en önemli, en can alıcı noktalarından bir tanesi. Yine, aynı şekilde, erken tanının özürlülüğün önlenmesinde önemli bir adım olduğunu, ayrıca, meslekî rehabilitasyon ve korumalı işyeri kavramlarının da tasarıda yer almasının özürlüler adına önemli maddeler olduğunu yine aynı şekilde ifade etmek istiyorum.
Özürlülerin özürlü olmayanlarla beraber eğitim imkânları alması ve beraber aynı sınıflarda, aynı okullarda, birbirleriyle yan yana, ciddî bir eğitim alma imkânının sağlanmasının da, yine, tasarıdaki önemli adımlardan birisi olduğunu, önemsediğimi de aynı şekilde ifade etmek isterim.
Özürlülerin devlet memurluğuna alınması ve mesleklerine uygun münhal kadrolara atanmaları, yapılacak atamalarda çocuklarının özür durumlarının önemli olduğu ve bu noktada bunların dikkate alınması; yine, aynı şekilde, özürlülerin spor yapmasının ve spor aktivitelerine katılmalarının kolaylaştırılması; özürlülerin araçlarına mahsus park yerlerinin ayrılması ve uymayanlara bu konuda 2 katı ceza verilmesi; yine, aynı şekilde, özürlülerin en büyük problemlerinden birisi olan toplutaşıma araçları, kamu binaları başta olmak üzere, tüm umuma açık alanlarda erişilebilirliğe uygun hale getirilmiş olması -ki, tasarıda beş yıl olarak geliyor bu süre- zannediyorum, özürlüler adına bu tasarıdaki en önemli kazanımlardan bazıları olarak ifade etmek istiyorum.
Tabiî, şunu da ifade etmek isterim ki, yasa çıkıyor ve bu noktada tüm özürlülerin problemleri çözümleniyor anlamı da çıkarılmaması gerekir; çünkü, senelerdir birikmiş ve özellikle cumhuriyetimiz dönemini kastedersek, seksenbeş yılın birikmiş problemleriyle ilgili ilk defa bir çerçeve yasa çıkarıyoruz ve dolayısıyla, bütün problemlerin çözülmüş olmasını da bir anda beklemek tabiî ki mümkün değil.
Bu noktada, özellikle bu problemlerin çözümü anlamında söylemek istiyorum; herkese ayrı ayrı görev düşüyor. Kanunları hazırlamak, kanunları yasalaştırmak, çok güzel; ama, her şeyin çözümü anlamına da gelmiyor. Bu noktada, uygulanması çok çok daha önemli; nasıl bugün bir arada, iktidarıyla muhalefetiyle beraberce bu yasayı çıkarıyorsak, uygulanması anlamında da, iktidarıyla, muhalefetiyle, vatandaşıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla hepimize büyük görevler düşmekte ve yasanın bundan sonrasında da takipçisi olmak, bu çıkan yasanın maddelerinin uygulanması adına hep birlikte hareket etmek durumundayız.
Ben, bu arada, iki tane önemli konuyu da ifade etmek istiyorum. Bunlardan bir tanesi, özellikle bu yasanın çıkması vesilesiyle hükümetimiz adına önemsediğim için ve özürlülerin en önemli problemi olduğu için, istihdam problemini dile getirmek istiyorum. Bu yasa, özürlülerin istihdam anlamında bütün problemlerini tabiî ki çözmüyor ve özellikle, Sayın Başbakanımızın 2005 yılını özürlülerin istihdam yılı ilan etmesi dolayısıyla önemli bir yıl olduğunu ifade etmek istiyorum; ama, bütün buna rağmen, özellikle çatısı altında bulunduğumuz Türkiye Büyük Millet Meclisi başta olmak üzere, kamuda, yüzde 3 kontenjandan doğan özürlü açığının çok ciddî seviyelerde olduğunu da hepimiz biliyoruz.
Dolayısıyla, çıkardığımız yasaların uygulanması adına, önce Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı başta olmak üzere, kamudaki tüm kurumların, özürlülerin adına açık olan bu kadroları bir önce doldurmasını, tüm özürlülerin arzusu olarak burada ifade etmek istiyorum; ki, bu ciddî sayıda bir istihdamdır ve bu noktada da özürlülerin her birisi, ayakları üzerinde durmak, akşam evine gittiği zaman kendi kazandığı ekmeği çocuklarıyla paylaşmayı arzu etmektedir. Dolayısıyla, yardımlardan ziyade, istihdam probleminin de, zannediyorum, hükümetimizin yüzde 3 kontenjandaki açıkları doldurması adına önemli olduğunu burada ifade etmek istiyorum.
Yine, bir diğer önemli konu, yasada olmayan, ama, emeklilikle ilgili, özellikle özürlülerin en sıkıntılı olduğu maddelerdir. Bunun sosyal güvenlik kanunu içerisinde geleceği ifade edildi; ama, Sosyal güvenlik kanunu içerisinde nasıl geleceğini şu anda tam olarak biz de bilemediğimiz için, ben, özellikle ifade etmek istiyorum, kurumlar arasında, yani, Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı arasında ayrı ayrı uygulamalar var şu anda ve bunlardan, özürlü olarak işe girme veya sonra özürlü olma adına son derece ciddî sıkıntılar yaşıyor özürlü arkadaşlar. Dolayısıyla, çıkacak olan sosyal güvenlik yasasında, bu noktada, özellikle özürlülerin emeklilik problemlerinin de tek bir çatı altına alınarak halledilmesi en büyük beklentilerden biri olduğu için özellikle vurgulamak istiyorum.
Ben, tekrar, bu noktada, emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür etmek istiyorum ve bu önemli günde, özürlüsüyle, özürsüzüyle, daha mutlu bir Türkiye ve daha güzel bir gelecek umuduyla, Genel Kurula saygılarımı sunuyorum.
Hepinize teşekkürlerimi arz ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
68 konuşma daha · 30 Haziran 2005