Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)
Osmaniye Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 88. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Nisan 2008 · 548 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hakan Coşkun (MHP), 9 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 548 kelime.
Hakan Coşkun (MHP, Osmaniye). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 9 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakan-coskun-23-2008-04-09-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HAKAN COŞKUN (Osmaniye)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 119 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 52’nci maddesiyle değiştirilen 5510 sayılı Kanun’un 88’inci maddesinin on ikinci fıkrasının kanun metninden çıkarılması üzerine söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, söz konusu fıkrada: “Tarımsal faaliyette bulunanların prim borçlarını, sattıkları tarımsal ürün bedellerinden tahsil etmeye Kurum yetkilidir.” denilmektedir. 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’nun 53’üncü maddesinin değişik birinci fıkrasında: “Sigortalılar aylık prim borcunu ilgili ayın sonuna kadar ödemek zorundadır. Ödenmeyen prim borçları ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir.” denilmektedir. Bu iki kanun maddeleri birbirinin benzeri olup, geçmişteki uygulamalarda birçok sorunlarla karşılaşılmıştır. 50 bin vatandaşımız devletle karşı karşıya gelmiş, mahkemelik olmuştur.
Değerli milletvekilleri, şimdi sizlere çiftçilerimizin sıkıntılarını anlatmaya çalışacağım. Hükûmetimizin de bu yanlış uygulamalarından vazgeçmesini talep ederek sözlerime devam etmek istiyorum.
Çiftçi girdilerini alamadıklarından, üretim yapmak için aylardan beri, 2007 yılı desteklemelerinin ödemesini beklemektedir. 2007 yılına ait doğrudan gelir desteği ödenmedi ve ne zaman da ödeneceği henüz belli değil.
AKP İktidarı döneminde, tarım sektörü, gayrisafi yurt içi hasılasındaki nispi payı sürekli olarak düşüş göstermektedir. Son bir yıl içerisinde 18-46 DAP gübresi kilogram fiyatı 1 milyon 650 bin liraya yükselmiştir, fiyat artışı yaklaşık yüzde 250 civarındadır. Aynı şekilde, mazot litre fiyatı 1 milyon 600 bin liradan 2 milyon 800 bin liraya çıkmıştır, fiyat artışı yüzde 57 civarındadır. Tohum fiyatı yüzde 68, ilaç ise yüzde 30-40 oranında artmıştır. Buna rağmen, Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu kararına göre, kütlü pamuk, yağlık ayçiçeği, soya fasulyesi, kanola ve aspir destekleme primleri enflasyon oranında dahi arttırılmamıştır. Dane mısır ise, kilogram primi 67 bin liradan 20 bin liraya düşürülmüştür. Hatta Tarım Bakanımız 19 Martta Türkiye Büyük Millet Meclisinde çiftçilere “Mısır fiyatı çok arttı, daha ne desteği istiyorsunuz?” diye sözler sarf etmiştir.
Değerli milletvekilleri, mısır üreticilerimiz, özellikle ikinci ürünün uygulandığı Çukurova bölgesinde, 2007 yılında ikinci ürün mısırda kurt zararından dolayı yüzde 60’la 80 arasında verim kaybına uğramıştır. Bu durum, tarım il ve ilçe müdürlükleri personellerinin yaptığı saha çalışması sonucunda rapor edilmiş olmasına rağmen Tarım ve Köyişleri Bakanlığı telafi edici hiçbir önlem almadığı gibi prim desteklemesinin düşürülmesine gerekçe olarak da mısır maliyeti dekara 800 kilogram hesaplanmış ve maliyeti 320 bin lira olarak belirlenmiştir. Oysa, biz, ziraat odalarından aldığımız maliyet hesabına göre, dekara 850 kilogram alınsa dahi maliyeti 390 bin YTL civarındadır. Her konuda olduğu gibi Tarım ve Köyişleri Bakanımız bu konuda da rakamlarla oynayarak mısır üreticisini mağdur etmeye devam etmiştir. Peki, yani bu rakamların doğru olduğunu varsayalım, mısır üreticisinin 2007 yılında yüzde 20 kâr ettiğini varsayalım. Geriye dönük 2003-2006 yıllarını düşünürsek mısır üreticileri ve diğer üreticilerin kayıpları olmuştu. O zaman, bunlar zarar ettiği zaman telafi edici bir önlem aldınız mı, ettiniz mi ki şimdi “Bundan daha fazla kâr edemezsiniz.” diyorsunuz Hükûmet olarak?
Sayın Bakan, sizin iktidarınız döneminde mısır üreticisi dâhil olmak üzere hiçbir üretici, ne yazık ki, hiçbir zaman kâr etmemiş, aksine zarar etmiştir. Uygulanan politikalar sayesinde de mağdur edilmeye devam ediyordur.
Değerli milletvekilleri, Sayın Başbakan…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Coşkun.
HAKAN COŞKUN (Devamla)Değerli milletvekilleri, Tarım ve Köyişleri Bakanımız çiftçilerimizi tarımsal faaliyet yapamaz hâle getirmiştir. Bunun yanında bir de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız çiftçilerimize bir yük daha getirmektedir.
Bütün bunlar doğrultusunda söz konusu kanun tasarısının 82’nci maddesinin on ikinci fıkrasının madde metninden çıkarılmasını talep eder, yüce heyetinizi saygıyla selamlarım. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
67 konuşma daha · 9 Nisan 2008