İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 47. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

Emekli sandığı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (ss.72)

Hakkı Akalın

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 47. Birleşim · 1. yasama yılı · 15 Mart 2003 · 836 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hakkı Akalın (CHP), 15 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (SS.72)); konuşma 836 kelime.

Hakkı Akalın (CHP, İzmir). “Emekli sandığı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (ss.72)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 15 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-akalin-22-2003-03-15-emekli-sandigi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ss-72 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA HAKKI AKALIN (İzmir)Sayın Başkan, değerli üyeler; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Benden önce konuşan değerli milletvekili arkadaşlarımın ifadelerinde kendini bulan tasarıyla ilgili görüşlere ek olarak, ben de Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun 2 nci maddeyle ilgili görüşlerini arz etmek için söz almış bulunuyorum.

Sayın Başkan, değerli üyeler; 2 nci maddeyle ilgili olarak, emeklilik yaşının 61'e indirilmesi veya bir başka deyişle, 61 yaşını doldurmuş, kamuda çalışan bazı kamu görevlilerinin, âdeta, kulaklarından tutulup dışarı bırakılması gibi bir durum söz konusu. Dolayısıyla, hukuk devletinde yaşayan ve birtakım hakları kazanmış olmalarına karşın, bu insanların, birdenbire görevlerinden ayrılmaları, ayrılmak zorunda bırakılmaları, son derece yanlış bir durumu ortaya çıkarmaktadır.

Önceki arkadaşlarımdan birisinin ifade ettiği gibi, eşit bir yasa değildir, eşitlik ilkesine aykırı bir durum söz konusudur. Örneğin, verimliliği artırmak ve dinamizmi sağlamak amacıyla getirilmiş bulunan bu tasarıda, valiler ayrı tutulmaktadır. Örneğin, Bakanlar Kurulu kararnamesiyle yapılan vali atamalarında, bugün, en az 8-10 valimizin yaşının 61 yaşın üzerinde olduğunu biliyoruz. Valilik de, gerektiğinde dinamizm gerektiren bir görevdir. Valilik de, bir ilin içerisinde, fizikî olarak yüksek performans göstermesi gereken bir görevdir. Dolayısıyla, burada, ters bir durum söz konusu olmaktadır.

Ben, arkadaşlarımın ifade ettiği genel görüşlerin dışında, bir spesifik hususa dikkatinizi çekmek istiyorum. Tıp mesleğinden gelen bir arkadaşınız olarak, biliyorsunuz, 2547 sayılı Yasaya göre, üniversitelerde görev yapan öğretim üyeleri, 67 yaşında emekli olmaktadır. Bu, tıp fakültelerinde hizmet veren öğretim üyelerinin, 67 yaşına kadarki süre içerisinde, çok müşkül kalp ameliyatlarını, çok ağır beyin ameliyatlarını yaptıkları, öğrenciye eğitim hizmeti verdikleri, araştırma görevlisi yetiştirdikleri, uzman yetiştirdikleri; yani, bir yandan eğitim ve öğretimle ilgilenirken, bir yandan da kamu hizmeti yaptıklarını ve ağır olan mesleklerini yürüttüklerini göz önüne getirecek olursak, bu tasarıyla, 61 yaşında zorunlu olarak emeklilik söz konusu olduğunu da hatırlayacak olursak, özellikle Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Sigortalar Kurumuna bağlı eğitim hastanelerinde şef ve şef muavini statüsünde birçok arkadaşımızın görev yaptığını biliyoruz; üstelik, bu arkadaşlarımızın pek çoğunun da profesör ve doçent gibi akademik unvan sahibi olduklarını da biliyoruz. Dolayısıyla, üniversitelerde, 2547 sayılı Yasa gereği, 67 yaşına kadar çalışabilme olanağına sahip olan, eğitim ve öğretim yapma şansını elde eden, en ağır, en müşkül ameliyatları gerçekleştirme olanağına sahip olan, laboratuvarlarda en zor, en güç görevleri yerine getirebilme şansına sahip olan öğretim üyeleri, 67 yaşına kadar çalışabilme şansını elde ederken; benzer görevleri yerine getiren ve üstelik pek çoğu da profesör ve doçent olan, Sağlık Bakanlığı eğitim hastanelerinde ve Sosyal Sigortalar Kurumuna bağlı eğitim hastanelerinde 657 sayılı Yasaya göre görev yapan şef ve şef muavinlerinin, 61 yaşında, zorunlu olarak emekliye ayrılmaları, Anayasamızın eşitlik ve adalet ilkesine ters bir durumu ortaya çıkarmaktadır. Dolayısıyla, spesifik olarak baktığımız zaman, çıkaracağımız bu yasanın, sadece bu bölümü bile ters bir durumu ortaya çıkarmaktadır.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; deneyim, gece yatıp sabah kalkınca elde edilen bir unvan değildir. Deneyim, bir sınava girerek, bir diploma karşılığında veya bir sınav başarısıyla elde edilen bir unvan da değildir. Tıp mesleğini -aranızda pek çok meslektaşım var- yakından bilenler hatırlayacaklardır; bir tıp öğrencisi, 24 yaşında mezun olur, dört yıl, altı yıl, yedi yıl uzmanlık eğitimi alır, erkek olanlar askerlik görevini yerine getirirler ve ondan sonra, üniversitelerde çalışıyorsa uzman olarak görev yaparlar, diğer hastanelerde ise başasistan olarak görev yaparlar ve kendi başlarına, kendi özgürlükleri içerisinde, kendi düşünceleri ve kendi yetenekleri doğrultusunda görev yapmaya başlamaları, ancak 40 yaş sonrasında olur. Üstelik, bu kişilerin doçent ve profesör olduklarını, şef ve şef muavinliği sınavını kazandıklarını hatırlayacak olursak, insanların özgür bir şekilde mesleklerini yapmaya başlamaları için gerekli olan minimum yaş, tıp mesleğinde, ancak 40 - 45 civarıdır. Dolayısıyla, 61 yaşında, bu insanların, deneyimlerini tam kazandıkları zaman, etraflarına yardım edecekleri zaman, deneyimlerini aktaracakları zaman ortadan çekilmeleri büyük sorunlara yol açacaktır. Bakın, ben, milletvekili olduğum sadece İzmir Kentiyle ilgili olarak şunu söyleyeyim: Sadece Sigorta Hastanesinde, şef ve şef muavini olarak 10'a yakın personel ayrılacaktır. Şef ve şef muavinleri bir günde ortaya çıkmaz; bunların idarî görevleri vardır, eğitim hizmetleri vardır ve kamu hizmetleri vardır.

Yine, Sayın Gazi Yaşargil'in, bizim iftiharımız olan ünlü beyin cerrahımızın, 70 yaşından sonra, Amerika Birleşik Devletlerine, Arkansas'a gidip orada bir kürsü sahibi olduğunu, hem eğitim yaptığını hem de en müşkül beyin ameliyatlarını yaptığını hatırlayacak olursak, 60 yaş, gerçekten, tıp mesleğinde erken bir yaştır.

Türkiye'de sağlık sorunlarının var olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Sayın Sağlık Bakanı da bunun bilincinde, siz değerli milletvekili arkadaşlarım da sağlıkta sorunlarımız olduğunu biliyorsunuz ve bu sorunların bir yumak haline geldiğini gayet iyi biliyorsunuz; ama, sağlıktaki sorunlar, dengesiz dağılım sorunudur; sağlıktaki sorunlar, kaynak sorunudur; sağlıktaki sorunlar, koordinasyon sorunudur; sağlıktaki sorun, 61 yaş sorunu değildir. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde, Sosyal Sigortalar Kurumuna ve Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim hastanelerinde, bu yaş grubundaki şef ve şef muavinlerinin bir anda emekliye ayrılmaları, gerçekten, zaten kör topal yürüyen bir sistemin içerisinde, bir de kendi kendine oturmuş olan kurumlarda da sorun yaratacaktır. Dolayısıyla, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bu tasarıya karşı olduğumuzu belirtiyorum.

Bunun yanında, özellikle sağlık alanında, kendi meslek alanımla ilgili olarak bir durumu sizlere aktarmaya çalıştım. Umarım, Adalet ve Kalkınma Partisine mensup değerli milletvekili arkadaşlarım, özellikle bu anlattığım hususu bir kez daha düşünürler, Sayın Bakanımız da bu hususu göz ardı etmez, umutlu bir durum, iyi bir durum ortaya çıkar.

Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

28 konuşma daha · 15 Mart 2003

28 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook