İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 23. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türk silahlı kuvvetleri hasta beslenme kanunu beslenme kanunu tasarısı ve milli savunma komisyonu raporu hakkında (s. sayısı 49)

Hakkı Suha Okay

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 23. Birleşim · 2. yasama yılı · 21 Kasım 2007 · 469 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hakkı Suha Okay (CHP), 21 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ HASTA BESLENME KANUNU BESLENME KANUNU TASARISI VE MİLLİ SAVUNMA KOMİSYONU RAPORU HAKKINDA (S. SAYISI 49)); konuşma 469 kelime.

Hakkı Suha Okay (CHP, Ankara). “Türk silahlı kuvvetleri hasta beslenme kanunu beslenme kanunu tasarısı ve milli savunma komisyonu raporu hakkında (s. sayısı 49)”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 21 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-suha-okay-23-2007-11-21-turk-silahli-kuvvetleri-hasta-beslenme-kanunu-beslenme-kanunu-tasarisi (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c005/b023/tbmm230050230404.pdf

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HAKKI SÜHA OKAY (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aslında, böyle bir konuşmayı yapmayacaktım, ancak AKP Grup Başkan Vekili Sayın Elitaş'ın konuşmasından sonra, bu konuşma yapma ihtiyacını duydum ve zannederim, Sayın Başkan, Sayın Elitaş'a gösterdiği hoşgörüyü bana da gösterecek. Aslında, bir sonraki maddede grup adına da söz alabilir, daha uzun bir konuşma yapabilirdim fakat bazı hususların açıklanma ihtiyacı vardır.

Sayın Başkan, zatıalinizin ve Sayın Güldal Mumcu'nun Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekilliğine seçilmesinden büyük mutluluk duyduk. İki tane hanımefendinin, bir zarafet getireceği ve bir disiplin içerisinde Meclisi yöneteceğine inancımızı da sürdürmek istiyoruz.

Ancak, Saygıdeğer Başkan, dünkü uygulamalara dikkat ettiğimizde, Sayın Genc'in, Danışma Kurulu kararına ilişkin konuşmasında, ısrarla ve ısrarla, Sayın Genc'e müdahale ettiniz ve Sayın Genç "Türkiye'nin gündeminde, Edirne'de sel felaketi var, ülkenin güneydoğusunda terör var, yolsuzluk var, gündemde bunlar olması gerekir." dediği hâlde "Hayır, özellikle ve özellikle, Danışma Kurulu karan üzerinde görüş bildirin." dediniz. Ancak, ben, burada, Sayın Genc'in avukatlığını yapmam, yapamam, çünkü o, kendisini gayet iyi savunuyor. Ancak, Sayın Genç'ten sonra aynı üslupta konuşan Sayın Hasan Macit'e, böyle bir müdahalede bulunmadınız, dünkü zabıtları inceledim ve bilaha- re, Danışma Kurulu kararının lehinde söz alan, önceki Meclis Başkanımız Sayın Bülent Arınç'ın, on dakikayı süren konuşmasında, doğrudan doğruya Sayın Genc'e yönelik üslubunda, birbirlerini sevip sevmediğinden, aralarındaki davalaşmaya kadar olan süreçte, aynı müdahalede bulunulmadı ve şaşırtıcı bir üslup da Sayın Ömer Dinçer'e, dün, sataşma için söz aldığı hâlde, beş dakika gibi uzun bir süre verdiniz, açıklama yapma değil, sanki, şahsı adına söz talebinde bulunuyor gibi. Arkadaşlarım bunu ikaz etmek istedi.

Şimdiki açıklamanızda ise şunu söylüyorsunuz: "Meclis Genel Kurulu toplanır, İç Tüzük'ü değiştirir."

Sayın Başkanım, İç Tüzük'ün değişmesine gerek yok ama gayet iyi biliyorum ki -ben de yeni seçilen bir Grup Başkan Vekiliyim- bazı şeyleri burada öğreniyoruz ama arkanızda olan ve Meclis personeli veya Meclis bürokrasisinde çalışan arkadaşlarım muhtemelen sizi yanıltıyor da olabilir, muhtemelen yanıltıyor da olabilir. Bu anlamda, rica ediyorum, Sayın Ömer Dinçer'e, Sayın Bülent Arınç'a gösterdiğiniz hoşgörüyü, Cumhuriyet Halk Partisinin değerli milletvekillerine de gösterin, Sayın Kamer Genc'e de gösterin. Özellikle dikkat ediyorum, daha Kamer Genç konuşmaya başlamadan "Gündem üzerinde konuşun." diyorsunuz. Sayın Tütüncü'ye de aynı hoşgörüyü göstermediniz. Kaba ve yaralayıcı hiçbir şey söylemedi Sayın Tütüncü. Çok büyük bir haksızlıktır.

Ama şunu da ifade etmek istiyorum: Sayın Dinçer'in "Cumhuriyet ve laikliğin sonu gelmiştir." diye kısaltılan, özetlenen düşünce ve söylemi, bir bilim adamı olarak söylemiş olabilir, o kendi takdirleridir ama Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında olan her milletvekili, özellikle ve özellikle ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğü, insan haklarına dayalı, demokratik, laik hukuk devletine sahip çıkmak zorundadır. Kaldı ki, bu Meclis çatısı altında ilk göreve başladığı gün de Anayasa'ya, Atatürk ilke ve devrimlerine ve laik, demokratik cumhuriyete sahip çıkacağına yemin etmiştir. Sayın Dinçer burada açıkça rejime yönelik düşüncelerini değil, demokrasiye, laik cumhuriyete sahip çıkıp çıkmayacağını ifade etmesi gerekirdi.

Bu vesileyle, söz verdiğiniz için teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

32 konuşma daha · 21 Kasım 2007

32 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook