Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 49. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Ocak 2008 · 550 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hakkı Suha Okay (CHP), 15 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 550 kelime.
Hakkı Suha Okay (CHP, Ankara). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 15 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-suha-okay-23-2008-01-15-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HAKKI SUHA OKAY (Ankara)Sayın Başkan, önerge ile ilgili söz talebim var.
BAŞKANBuyurun.
Süreniz beş dakika.
HAKKI SUHA OKAY (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan bu yasayla ilgili olarak, on ikinci bölümde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almıştım ve yasanın temel amacını da anlatmaya çalışmıştım. Şu ana kadar kimi meslek gruplarıyla ilgili bölümleri görüştük, doktorlar ve diş hekimleriyle ilgili. Ancak, avukatlarla ilgili bölümü görüşünce, değerli bir hatip, her nedense 2000 yılından kalan anılarıyla birlikte, yine onulmaz bir avukatlık karşıtlığı içerisinde, Sayın Bakanı, Sayın Komisyon Başkanını ve grubu bulunan siyasi partilerin grup başkan vekillerini işaret ederek, sanki bir mesleki dayanışma içerisinde avukatlara özel bir düzenleme çabasındaymışız anlamında, kamuoyunu yanıltacak bir şekilde ve kamuoyunun da hiçbir şekilde bunları hangi maddelerle ilgili tartışma yapıldığının bilinmediği bir bölümde, buraya geliyor, düşüncelerini ifade ediyor. Biraz evvel 359’uncu maddede, “Baro temsilcisinin ne işi var?” dedi, sanki yeni bir madde ihdas ediliyormuş gibi. Geçmişten bu yana gelen bir hüküm bu, ama orada yaptığımız -359’da- bir şey var: Madde metninin sonunda iki tane “hafif para cezası, hafif hapis cezası” vardı. Malumunuz Ceza Kanunu değişikliğiyle “hafif” lafı kalktı. 359’uncu maddede iki tane “hafif” terimini çıkardık. Şimdi, ola ki bizleri izleyen benim meslektaşlarım vardır, niye sessiz kalınıyor derler; ola ki halkımız vardır, Parlamento işini gücünü bırakmış, bir meslek grubuna imtiyazla ilgili yasal düzenleme çabası içerisindeymiş anlamı çıkabilir.
AHMET YENİ (Samsun)O arkadaşın ismini söyleyin, kim?
HAKKI SUHA OKAY (Devamla)Onu söyleyeni hepimiz biliyoruz.
AHMET YENİ (Samsun)Kamuoyu bilmiyor.
HAKKI SUHA OKAY (Devamla)Şimdi, 361’inci madde, kabul ettik, orada ne diyoruz, eski Ceza Kanunu’ndaki 230, 240’ın yerini yeni Ceza Kanunu 257 almış. 230, 240’ı kaldırıyoruz, 257 rakamını koyuyoruz.
Gelelim şimdi görüşülmekte olan maddeye. Bu önergemizle biz “100 liradan 1 milyon liraya kadar” terimi yerine yasa metninde “500 liradan 2 bin Türk lirasına”, keza alttaki “ağır para cezası” yerine, onu da çıkarıyoruz. Ancak Sayın Bakan, biraz evvel ifade etti, dedi ki: “Sahte diş hekimleri için hapis cezası süresini üç yıldan beş yıla çıkardık, avukatlar için niçin iki yıldan beş yıla çıkarılması için değişiklik önergesi verildi?” Sayın Bakanım, bu önerge, avukatlar için değil, avukat olmadığı hâlde avukatlık yapmak isteyenler için.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya)Ben de aynı şeyi söylüyorum.
HAKKI SUHA OKAY (Devamla)Şimdi, biz, sahte, yani bir vesileyle, avukat olmadığı hâlde avukatlık yapanlar için. Bir, biz avukatlık imtiyazı veya avukatlığa ilişkin bir düzenleme değil, aksine burada sahte avukatların ceza süresini komisyonda kabul edilen biçimiyle bir yıldan üç yılaydı bunu iki yıldan beş yıla çıkardık…
MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya)Hayır, üç ile beş…
HAKKI SUHA OKAY (Devamla)…ama Sayın Bakan, bunu üç yıldan beş yıla çıkarmak istiyorsa, getirsin sahte avukatları da üç yıldan beş yıla çıkartalım. Böylece, meslek üzerinde, mesleğe ilişkin kim sahtecilik yapıyorsa, kim sahtekârlık yapıyorsa, bütün mesleklerde yapılan sahtekârların da cezasını eşitleyelim.
Nitekim buna gelinecek nokta şudur: Biraz evvel Sayın Komisyon Başkanı kimi mesleklere kabullerle ilgili düzenlemede bir tekriri müzakere sürecinin olacağını ve bütün bölümler görüşüldükten sonra bunların yeniden ele alınacağını söyledi. Bu da tekriri müzakereyle ikiden üçe de çıkarılabilir. Ama bir sahteciliğin cezasına “katılmıyorum” deyip niye üç yıl yapmadınız? O zaman, katılmıyorum, bir yılda kalsın. Bunun da kabul edilebilir bir yanı yok. Gelin şimdi, önce ikiye çıkaralım, tekriri müzakereyi üçe çıkaralım veyahut da deyin ki: “Tekriri müzakerede ikiye çıkaralım.”
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
49 konuşma daha · 15 Ocak 2008