İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 112. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Genel Kurul konuşması

Hakkı Ülkü

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 112. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Temmuz 2004 · 554 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hakkı Ülkü (CHP), 8 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 554 kelime.

Hakkı Ülkü (CHP, İzmir). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim tutanağı, 8 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-ulku-22-2004-07-08-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA HAKKI ÜLKÜ (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, biliyorum ki sabrınız taştı ve sabrınız taştığı için de alkış yapıyorsunuz; teşekkür ediyorum.

Ancak, 70 000 000 insanı ilgilendiren çok önemli bir tasarının son iki maddesine geldik. Biraz sonra, yürütmeyle ilgili de bir başka arkadaşımız, sizlere, özellikle borçlanma konusunda bazı şeyleri de anlatacaktır. (AK Parti sıralarından alkışlar[!]

Ancak, bu madde hakkında bazı şeyler söylerken, şunları da sizlere hatırlatmakta yarar görüyorum. Biraz sonra, Sayın Bakanımız çıkıp, burada, sizlere, bizlere, hepimize teşekkür konuşması yapacak; bu yasanın yürürlüğe girmesi anından itibaren de Türkiye'de her şeyin çok çok çok güzel olacağını söyleyecek.

Şimdi, 1989 yılından bu yana, onbeş yıldan beri, Türkiye'de çeşitli platformlarda belediye yasalarının değiştirilmesiyle ilgili olarak birçok toplantı yapıldı. Bunların birçoğuna da katıldım. O toplantılarda getirilen fikirlerin hepsini toplamış olsanız, belki 5 000-10 000 sayfalık kitap eder; yani, en azından, Annan Planını geçer; ama, şu ana kadar geldiğimiz noktada, aşağı yukarı 28 tane taslağın hazırlandığı, sizin Grubunuz tarafından da en az 5 taslağın hazırlandığı, şimdi de o taslaklardan ziyade başka yerlerin hazırladığı ve bizim de 163 maddeyi 89 maddeye indirerek görüştüğümüz ve şu anda da sonuna geldiğimiz bu yasa için, sizin belediye başkanlarından birisi, saygıdeğer bir arkadaşımız, Türk Belediyeler Birliği Başkanı "dağ fare doğurdu" diye, basına demeç verdi; ben de aynen katılıyorum. Ne yazık ki, tüm uğraşlar bir tarafa bırakılarak, dağ fare doğurdu. Bunu, özellikle, altını çizerek belirtiyorum.

Bakalım, bu yasayı bu saate kadar getirdik, bu maddeye kadar getirdik, aklımızda ne kaldı. İsterseniz, aklımızda ne kaldığını komisyondaki arkadaşlara soralım ya da aklımızda ne kaldığını komisyonun bürokratlarına soralım. En fazla, diyeceklerdir ki, belediye başkanlarının maaşları kaldı, belediye meclislerinde ufak tefek düzenlemeler yapıldı ve onun ötesinde, biraz önce konuştuğumuz tahkimle ilgili bir karar alındı. Onun ötesinde, belleklerde kalabilecek, belediyelerin demokratikleştirilmesine yönelik, ülkenin yüzünü aydınlatacak olan herhangi bir şey kalmadı arkadaşlar. Aksine, bizim anlayışımıza göre, sosyaldemokrat anlayışımıza göre, köylerin kent yapılması halinde ancak Avrupa Birliği standartlarına erişeceğimiz unutularak, kentlerin köy yapılmasına yönelik kararlar alındı. O nedenle "dağ fare doğurdu" cümlesine çok katılıyorum.

Başka ne yapıldı; kamunun çok önemli bir kurumu olan, yetmiş milyonu ilgilendiren, halkın en küçük yaşından en büyük yaşına kadar herkesi ilgilendiren ve ciddî bir kamu kuruluşu olması gereken belediyeler holdingleştirildi; yetmedi, holdinglerin de affı gündeme geldi ve böylece, şimdi, holdingleştirilmiş belediyelerin, özellikle büyükşehir belediyelerinin borçlarının affını biraz önce kabul etmiş olduk. Yani, kısaca şunu söylemek gerekir herhalde diyorum: Malî yönden bu düzenleme yapıldı, idarî yönden doğru dürüst düzenleme yapılmadı, sizin de bir katkınız olmadı. Mesela, bazı yasa taslakları hazırlanırken bunlara isim verilirdi. Bu isimlerden birisi de çok yaygın bir şekilde, herkes tarafından biliniyor. Halil Ürün yasa taslağı vardı, o bile getirilmedi; hatta, Halil Ürün'ü bile burada görmek mümkün olmadı. Başka belediye başkanı kökenli arkadaşlarımızdan, şu anda milletvekili olan AKP'li arkadaşlarımızı da burada göremiyoruz ya da en azından görsek bile pasif durumdalar. Oysa, katkı koymuş olsalar idi, mutlaka demokratikleştirilmiş olan bir yerel yönetim ortaya çıkar; dolayısıyla, gerçekten, doğrudan demokrasinin uygulanmasına başlar olurduk.

Ne yapıldı biliyor musunuz, ne yapıldı; tek kale bir maç oynandı, kırk saati aşkın bir zamandır tek kale bir maç oynandı. Üstelik, kalede de Notre Dame'ın Kamburu var. Notre Dame'ın Kamburuna şut atıldı, şut atıldı, şut atıldı ve yetmiş milyon da o şutları izlemekte; ama, hepsi de gol olmakta. Böylesi bir yasa, biraz sonra, İçişleri Bakanımızın teşekkürüyle geçecektir. Ben, hayırlı olsun demekten başka bir şey söyleyemeyeceğim, dilim varmıyor.

Hepinize teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

41 konuşma daha · 8 Temmuz 2004

41 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook