Dernekler kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1195)
Afyonkarahisar Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 113. Birleşim · 4. yasama yılı · 8 Haziran 2006 · 432 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Halil Ünlütepe (CHP), 8 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DERNEKLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1195)); konuşma 432 kelime.
Halil Ünlütepe (CHP, Afyonkarahisar). “Dernekler kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1195)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 8 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-unlutepe-22-2006-06-08-dernekler-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-1195 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA HALİL ÜNLÜTEPE (Afyonkarahisar)Sayın Başkan, saygıdeğer üyeler; 1195 sıra sayılı Dernekler Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 3 üncü maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Görüştüğümüz bu kanun teklifiyle, 5253 sayılı Dernekler Kanununun 27 nci maddesine, üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere bir fıkra eklenmektedir. Dernekler Kanununun 27 nci maddesi, kamu yararına çalışan dernekleri düzenlemektedir. Bilindiği gibi, kamu yararına çalışan dernekler, İçişleri Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilir.
27 nci maddenin üçüncü fıkrası, derneklerin denetlenmesini, dernek üyeleri ile görevlilerinin görevden uzaklaştırılmalarını düzenlemektedir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla birlikte, görevden uzaklaştırılan dernek üye ve görevlilerinin yerlerine kimlerin atanacağı konusunda ve nasıl atanacağı konusunda boşluk oluştuğundan, bu tür bir yaptırımla karşılaşan derneklerin işleyişinde güçlükler yaşanacağı inancıyla bu yasal düzenlemeye gidilmiştir.
Hukuk devleti, her şeyden önce, hukukun üstünlüğünü kabul eden ve koruyan devlettir. Dernek faaliyetlerinin sınırını Anayasa kuralları belirlemektedir. Öncelikle, yaptığımız yasada, Anayasa kurallarına uyarlılık daima önplanda tutulmalıdır.
Hepinizin de bildiği gibi, Dernekler Kanunu 12 Eylül 1980 tarihinden sonra yeniden düzenlenmiş, ortamın getirdiği baskıcı, sorgulayıcı ve şüpheci düşüncenin izleri etkin bir şekilde yer alan 2908 sayılı Yasa kabul edilmiştir. Bu yasanın çeşitli maddeleri üzerinde, demokratikleşmeye paralel olarak, zamanla değişiklikler yapılmış ve en sonunda, 4 Kasım 2004 tarihinde 5253 sayılı Kanunla, Dernekler Yasası, Avrupa Birliği giriş süreci etkisiyle yeniden düzenlenmiştir.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubunca, bu yasanın yardım ve işbirliğini düzenleyen 10 uncu, "Dernek görevlileri ve ücretleri" başlıklı 13 üncü ve "Kamu yararına çalışan dernekler" başlıklı 27 nci maddelerinin bazı kısımlarının iptali için Anayasaya aykırılık savıyla, yürütmeyi durdurma istemli olarak Anayasa Mahkemesinde dava açılmıştır. Yürütmeyi durdurma istemleri Yüksek Mahkemece kabul edilmiş, 27 nci maddenin üçüncü fıkrasının son cümlesinin, açtığımız dava dilekçesinde gösterilen gerekçelerle, Anayasaya aykırılığı Anayasa Mahkemesince de kabul edilerek, yasanın son cümlesi iptal olmuştur.
Değerli arkadaşlar, çağdaş demokrasilerde sivil toplum örgütleri, dernekler, önemli bir baskı organıdır, demokrasi ve örgütlenmenin temelidir. İnsanlar, hükmî şahıslar bir araya gelerek dernek kurar ve kamuoyu oluştururlar. Bir ülkede sivil toplum örgütleri kamuoyu oluşturmada etkin olabiliyorsa, toplumun belirli kesimini ilgilendiren konularda karar oluşturulurken, politika üretilirken, yasal düzenlemeler yapılırken, siyasî irade bu sivil toplum örgütlerinin düşüncelerini alıp değerlendirebiliyorsa, o ülkede demokrasi kültürünün olgunlaştığından söz edilebilir. Zaten, bu şekilde, kamuoyunda tartışılarak kabul edilen yasa, karar ve politikalar da kamuoyunda tasvip görür.
Burada, bir şeyi belirtmek istiyorum -benden önceki konuşmacı arkadaşlarım da değindi- peki, bu kanun teklifi ve tasarıları hazırlanırken, siyasî iktidar, demokratik olgunluk içinde hareket etmiş midir? Sivil toplum örgütlerinin düşüncelerini alıp dinlemiş midir? Değer vermiş midir? Maalesef, buna pek olumlu bir yanıt veremeyeceğim. Bırakın sivil toplum örgütlerinin düşüncesini almayı, değerlendirmeyi, muhalefetin düşüncelerine bile tahammül edilememiştir.
Niçin derseniz, öncelikle şundan bahsetmek istiyorum: 5253 sayılı Dernekler Yasası; yani, Kasım…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
32 konuşma daha · 8 Haziran 2006