Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin kanun teklifi (s.s 1143)
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 113. Birleşim · 4. yasama yılı · 8 Haziran 2006 · 570 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Salih Kapusuz (AK Parti), 8 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU ALACAKLARININ TAHSİL VE TERKİNİNE İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ (S.S 1143)); konuşma 570 kelime.
Salih Kapusuz (AK Parti, Ankara). “Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin kanun teklifi (s.s 1143)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 8 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/salih-kapusuz-22-2006-06-08-bazi-kamu-alacaklarinin-tahsil-ve-terkinine-iliskin-kanun-teklifi-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SALİH KAPUSUZ (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Şu anda, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde olan bir teklifle ilgili olarak, sona yaklaştığımız bir anda, birtakım, yerine oturmayan, doğru olmayan değerlendirmeler yapıldı. Dolayısıyla, Gruptaki arkadaşlarımızın, değerli milletvekillerimizin, konunun biraz daha açıklığa kavuşması açısından bazı hususları bilmesinde fayda var.
Bildiğiniz gibi, kamu alacaklarının terkiniyle ilgili olarak, bu Meclis iki yıldan beri uğraşıyor. İsmi üzerindedir, bunun adı aftır. Af da adresi belli olan bir iştir. Burada gizli kapaklı yapılan hiçbir şey yok.
ABDULKADİR ATEŞ (Gaziantep)Son anda geliyor…
SALİH KAPUSUZ (Devamla)Son anda gelmesini de açıklayacağım değerli arkadaşlar.
Biliyorsunuz, yasama faaliyetleriyle ilgili olarak "esrarengiz bir el, Meclisin üzerinde bir el" gibi itham eden değerli milletvekili arkadaşlarımızı, ben, bu Parlamento çatısı altında bulunan herkes adına özür dilemeye davet ediyorum. Bu Parlamentonun üzerinde bir el, bir güç hiçbir zaman olmamıştır ve olamayacaktır da. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Bu Parlamento gece gündüz çalışır; çalışma konusu bile, maalesef ama, bindiği dalı kırarcasına, kesercesine değerlendirmelere tabi tutulur.
HALUK KOÇ (Samsun)Komisyonda görüşülsün dedim… Ne ilgisi var?!..
SALİH KAPUSUZ (Devamla)Değerli arkadaşlar, bu getirdiğimiz ek madde nedir? Daha önce de bu tartışıldı, birkaç kez de gündeme geldi. Gelen husus şudur: Türkiye Büyük Millet Meclisi, Belediye Kanununu çıkarırken ve 330 olarak bilinen, şu anda gündemde yarım kalan işler olarak bekleyen kamu alacaklarının terkiniyle ilgili tasarının bünyesinde de vardır. Belediye başkanlarımız, sadece İstanbul değil, Türkiye'nin muhtelif yerlerindeki belediye başkanlarımız, kendinde çalışan kamu işçilerinin memurlardan çok yüksek ücret aldığı gerçeğinden hareketle, ikramiye olarak veyahut da ek ücret olarak birtakım takviyelerle destekler yapmışlardır.
Şimdi, siz, bir belediye başkanı olarak veyahut da belediyeyi yöneten insanlar olarak, oradaki çalışan memurunuzu düşünmüşsünüz, cebinize, cukkanıza indirmemişsiniz. Ne yapmışsınız; doğrudur, açık hüküm olmamasına rağmen, siz ödeme yapmışsınız. Kime yapıyorsunuz bu ödemeyi; çalışanlara yapıyorsunuz, memura yapıyorsunuz, onlara veriyorsunuz. Dolayısıyla, bununla ilgili ödenmiş olan paraların, biz, burada, sorumlularını affediyoruz. Gizli bir şey değil; affediyoruz, af… Çünkü, Anayasa, bize, 330 çoğunlukla bu yetkiyi vermiş. Sadece ceza mahkemelerinde hüküm giymiş insanları affetmek, af değil ki, kamunun alacağından vazgeçmek de aftır. Dolayısıyla, burada, gizli kapaklı, utanacağımız hiçbir şey yok. Kabul edersiniz, desteklersiniz veyahut da desteklemezsiniz; o, sizin bileceğiniz iş.
Olay şu: Değerli arkadaşlar, dün, biz, burada, bir ilave daha yaptık. İlave neydi; 1954'ten bugüne kadar, özellikle petrol piyasasında kur farkı ödenmesi devam etmiş; ancak, 1995, 1996 ve 1997 yıllarında Sayıştayın yaptığı bir teftiş sonucu o dönemdeki yöneticiler sorumlu tutulmuş. Bizimle alakası yok. Ama, toplam miktar -yanlış hatırlamıyorsam- 6 000 000 dolar, yaklaşık. Kamu çalışanına ne çıkarılmış; zimmet çıkarılmış. Bunu, bu insanların, kamu çalışanının ödeme şansı var mı; yok. Başbakanlık Teftişe gitmiş bu konu, yanlış olduğu belli olmuş; ama, düzeltmek imkânı yok, Sayıştayın raporunu ortadan kaldırmak imkânı yok. Geçmiş iktidarlar döneminde de, bizim dönemimizde de bu konu gündeme geldi; ama, bir türlü çıkarılamadı. O da, terkin edilecek olan alacaklarla ilgili tasarının içerisinde var. Dün arkadaşlarımıza söyledim; sağolsunlar, onlar da "peki, bu konuyu biz de biliyoruz, yardımcı olalım" dediler ve dün ilave ettik.
Bu teklifi hazırlayan bizler, arkadaşlar, zannedersem, 5 madde olarak teklifi yukarıya gönderdik; ama, Plan ve Bütçe Komisyonunda, bu ve benzeri ihtiyaçlar buraya ilave edildi, 13 maddeye çıktı. Elbette, biz, yukarıda ilave edilmiş olsaydı, bu önerge yukarıda konmuş olsaydı, belki daha şık, daha uygun olur diyebilirsiniz ve doğru da olabilir; ama, söyleceğim şey sadece şudur: Orada yapılmamış olanları burada ilave etme imkânı var mı; var. Komisyonumuz çoğunluğunu sağladı, Genel Kurul da kabul ederse yasalaşır, yasalaşmazsa da kıyamet kopmaz. Sonuç olarak…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
32 konuşma daha · 8 Haziran 2006