İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 113. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Dernekler kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1195)

Recep Garip

Adana Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 113. Birleşim · 4. yasama yılı · 8 Haziran 2006 · 889 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Recep Garip (AK Parti), 8 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DERNEKLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1195)); konuşma 889 kelime.

Recep Garip (AK Parti, Adana). “Dernekler kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1195)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 8 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-garip-22-2006-06-08-dernekler-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-1195 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

RECEP GARİP (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 1195 sıra sayılı Dernekler Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin tümü üzerinde şahsım adına söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Dernekler, çağdaş dünyada olduğu gibi, ülkemizde de çok önemli sivil toplum örgütleri olarak karşımıza çıkar. Elbette ki, ekonomiden eğitime, bölgesel ve ulusal kalkınmaya kadar, toplumiçi ya da toplumdışı, yani ulusal ve uluslararası nitelik arz edebilecek birçok faaliyetleri üstlenirler. Kamu yararı gözetilerek kurulan dernekler, ülke ve toplumumuzun gelişiminde önemli projeleri de hayata geçirme imkânını sağlamış olur.

Ülkemizde, kamu yararına kurulmuş yaklaşık 471 dernek faaliyet göstermektedir; ancak, yine ülkemizde, genel anlamda 173 848 derneğin kurulduğunu, bunlardan 80 757'sinin faaliyetlerini sürdürdüğünü, 85 488'inin faaliyetinin sona erdiğini de görüyoruz. 30 962'si mahkeme kararıyla, 23 330'u genel kurul kararıyla da feshedilmiş derneklerimiz mevcuttur.

Yine, 30 990 dernek kendiliğinden dağılmış, çalışamaz duruma gelmiş, 206 dernek de mahkeme kararıyla yine kapatılmıştır. Bu derneklerden sadece 14 392'si İstanbul'da, 7 403'ü Ankara'da, 3 766'sı da İzmir'de bulunmaktadır.

Maliye ve İçişleri Bakanlıklarının eşzamanlı yürüttükleri denetimler sonucunda, kimi dernek lokalleriyle alakalı çarpıcı gerçekler de gün yüzüne çıkarılmıştır. Yasa gereği, hâkim kararı olmadan polisin giremediği, masum isimler altında faaliyet gösteren bu tür lokallerin kumar oynatmaktan esrar bulundurmaya kadar birçok illegal faaliyetin üssü durumunda olduğu tespit edilmiştir. Yani, sivil toplum örgütü olarak dernekler, zaman zaman bu tür yanlışlıkları yapmaktadır. İstanbul'daki 2 300 dernek lokaline yapılan seri denetimler sonucunda 26'sı kumar oynatmak, esrar bulundurmak ve çevreyi rahatsız etmek, üyesi dışındaki kişileri içeriye almak gibi kurallara aykırı hareket etmekten dolayı kapatılmıştır. Yani, sivil toplum örgütlerindeki derneklerin çok önemli görevleri var; ancak, bu görevler içerisinde suiistimal edilen taraflarını da, mutlak surette, halkımızın bilmesinde yarar görmekteyim.

Kayıtları detaylı incelediğimiz zaman, birçok derneğin, usulsüzlük ve çeşitli suç unsurlarını bünyesinde taşıdığı için kapatıldığını görmekteyiz, birçoğu da zayıf yapılarından dolayı kendiliğinden kapanmıştır. Neredeyse, kurulan derneklerin yarıya yakını kapatılmış ya da kendiliğinden, kurul kararıyla feshedilme durumunda kalmıştır. Olaya bu açıdan baktığımızda, sosyal içerikli, kamu yararına yönelik derneklere olan ihtiyacın ne denli önemli olduğunu da elbette ki görüyoruz. Toplumsal kalkınmaya, toplumsal kaynaşmaya, toplumsal birlik ve beraberliğe en önemli ivme kazandıran kurumları elbetteki dernekler ve vakıflardır. Ülkeleri güçlü kılan, bünyesinde, güçlü sivil toplum örgütlerinin, demokratik bir yapı içinde varlıklarını sürdürmeleri, sosyal, kültürel ve ekonomik alanlara kadar birçok konuda faaliyet göstermeleri, kamu yararına projeler üretmeleridir. Ayrıca, bu tip projeleri desteklemek amacıyla Avrupa Birliği kendi bünyesinde özel bir fon oluşturmuş, özellikle sosyal, kültürel alanlarda yapılan projelere malî yardım yapmaktadır ve yapılmaya devam ediliyor.

Bilindiği üzere, derneklerin, kamu yararına çalışan dernekler statüsünde değerlendirilmesi için kimi şartların yerine getirilmesi gerekmektedir; en az bir yıl süreyle faaliyette bulunması, kamu yararına çalışmalar ortaya koyması, ilgili Bakanlığın teklifi, Danıştayın onayı ve Bakanlar Kurulu kararıyla ancak mümkün olmaktadır.

Avrupa Birliği müktesebatına uyum çerçevesinde hazırlanarak yürürlüğe konulan, 3 Ağustos 2002 tarih ve 4771 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle 2908 sayılı Dernekler Kanununun 46 ncı maddesinde yapılan değişikle, derneklerle ilgili hizmetleri yürütmek üzere İçişleri Bakanlığı bünyesinde Dernekler Dairesi Başkanlığının kurulması ve aynı kanunun 73 üncü maddesinde yapılan değişiklikle de, İçişleri Bakanlığınca, derneklere ilişkin iş ve işlemleri yürütmek, hizmetleri görmek üzere illerde valilikler, ilçelerde de kaymakamlıklar bünyesinde derneklerle ilgili bir birim oluşturulması hükmü getirilmiş, gerçekleştirilen yasal düzenlemeler, bu alanda yapılacak çalışmalara ivme katmıştır. Olumlu yapılanmaların ardından kamu yararına çalışan dernek sayısının artmasını elbette ki hepimiz ümit etmekteyiz. Bu konuda sivil toplum örgütlerimizin, ülkemizin her alanda çağdaş normları daha kısa sürede yakalamasına projeleriyle destek vermesini ve önemli katkılar yapmasını elbette ki diliyoruz. Dernek faaliyetleri bir gönül işidir, yürek işidir, aşk işidir, topluma hizmet işidir. Bu nedenle, yürekli insanlarımız mutlaka bu ülkeye hizmetin kervanında yerini almalıdır.

Avrupa Birliği sürecine girdiğimiz şu günlerde derneklerimizin, çeşitli sivil toplum örgütlerimizin, köklü, kalıcı çözümler üretmesinin, sosyal değişimleri ve ekonomik kalkınmayı olumlu etkileyeceği şüphesizdir. Dernekler Yasasıyla devletimiz, sivil toplum kuruluşlarıyla dernekçilik konusunda işbirliği içine girmiştir. Devletimiz, dernek kurulmasını kolaylaştırıp özendirirken, sivil toplum kuruluşlarına dernek kuruluşu sırasında rehberlik hizmetleri de elbette ki verilmektedir. Bu çerçevede, kamu yararına faaliyet gösteren derneklerde, herhangi bir sebeple suç unsuru oluştuğunda, görevden alınan üye ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun 27 nci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesiyle bir boşluk olmuş ve ilgili kanunun 27 nci maddesinde meydana gelen yasa boşluğunu doldurmak amacıyla, görevden uzaklaştırılan dernek üye ve görevlilerinin yerlerine kimlerin atanacağı konusunda boşluk oluştuğundan, bu tür bir yaptırımla karşılaşan derneklerin işleyişinde güçlüklerle karşılaşılmaması için, böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu için bugün bu madde üzerinde çalışmaktayız.

"Dernek merkezinin bulunduğu ilin valisi, görevden uzaklaştırılma kararının derneğe bildirilmesiyle eşzamanlı olarak, görevden uzaklaştırılan organların yerlerine, Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre dernek merkezinin bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinden kayyum atanması istenir. Mahkeme, bir hafta içinde, özellikle dernek üyeleri arasından görevden uzaklaştırılanların sayısı kadar kayyum atanmasına karar verir ve bu kararda kayyumun görev ve yetkileri ile dernek tarafından kayyuma verilecek ücret de belirtilir. Kayyumun görevi dava sonucu verilen hüküm kesinleşinceye kadar devam eder. Çeşitli nedenlerle boşalan bu kayyumların yerine, aynı usulle yeni kayyum atanır" düzenlemesi getirilmektedir.

Değerli arkadaşlar, bu düzenlemeyle, İçişleri Bakanı tarafından görevden uzaklaştırılan dernek organlarının yerine hangi şartlarla, kimlerin görevlendirileceği açıkça belirlenerek, kamu yararına çalışan derneklerde yönetim boşluğu meydana gelmesi böylece önlenmiş olacaktır.

Temennimiz, elbette ki, bu tür suiistimallerin olmamasıdır. Kamu yararına çalışan derneklerimizin, ülkemizin aydınlık geleceği ve refahı için büyük projeler üretmesini gönlümüz arzu etmektedir. Elbette ki, sivilleşme, derneklerle ve sivil toplum örgütleriyle yaşanmaktadır. Bir ülkenin kalkınması, çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşması, barışın, huzurun, güven ve istikrarın tesisiyle mümkündür.

Bu inancın ve anlayışın hepimizde var olduğunu düşünüyor, yasanın hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

32 konuşma daha · 8 Haziran 2006

32 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook