İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 15. BİRLEŞİM · SALI

Türk sporunda şiddet,şike,rüşvet ve haksız rekabet iddialirı hak.10/63,113,138,179,228 esas numaralı mec.araşt.kom.rap.(s.sayısı:956)genel görüşmesi

Harun Akın

Zonguldak Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 15. Birleşim · 4. yasama yılı · 8 Kasım 2005 · 1.145 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Harun Akın (CHP), 8 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK SPORUNDA ŞİDDET,ŞİKE,RÜŞVET VE HAKSIZ REKABET İDDİALİRI HAK.10/63,113,138,179,228 ESAS NUMARALI MEC.ARAŞT.KOM.RAP.(S.SAYISI:956)GENEL GÖRÜŞMESİ); konuşma 1.145 kelime.

Harun Akın (CHP, Zonguldak). “Türk sporunda şiddet,şike,rüşvet ve haksız rekabet iddialirı hak.10/63,113,138,179,228 esas numaralı mec.araşt.kom.rap.(s.sayısı:956)genel görüşmesi”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 8 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/harun-akin-22-2005-11-08-turk-sporunda-siddet-sike-rusvet-ve-haksiz-rekabet-iddialiri-hak-10-63 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HARUN AKIN (Zonguldak)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Türk sporunda şiddet, şike, rüşvet ve haksız rekabet iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasamızın 98 inci, İçtüzüğümüzün 104 üncü ve 105 inci maddeleri uyarınca bir meclis araştırma komisyonu kurulmuştu bu yüce çatı altında. Ben de, Zonguldak Milletvekili olarak bu komisyonda görev yapmış bulunmaktayım. O komisyon çalışmalarım hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, konuşmama başlamadan evvel, benden önce konuşan AK Partili milletvekili arkadaşım, şahsı adına konuşurken -gerçekten çok üzülerek dinledim- Cumhuriyet Halk Parti sıralarına hitap ederek, bizim bir milletvekili arkadaşımızın sahaya pet şişe fırlatması veya diğer arkadaşlarımızın karşılaşmış oldukları başka durumları, böyle önemli konularda, buraya, bu şekilde taşımaları… Yani, insanların ani refleksleriyle yapmış oldukları… Gerçekten hepimiz insanız, beşeriz. Bu işler tabiî ki doğru değildir, bunu hiç kimse uygun görmüyor, biz de görmedik; ama, ani reflekslerle yapılan böyle hareketlerin, böyle önemli konularda, bir milletvekili sıfatıyla, böyle önemli bir görevle, böyle bir yüce çatı altında, böyle önemli konulara alet edilmesinin üzüntüsünü ifade ederek sözlerime devam etmek istiyorum.

FAHRİ ÇAKIR (Düzce)Alet edilmekle alakası yok.

HARUN AKIN (Devamla)Değerli arkadaşlar, komisyonumuz, öncelikle Türk sporunda var olduğu iddia edilen şiddet, şike, rüşvet ve haksız rekabet konularının araştırılmasını, sebep ve sonuçlarının tespit edilmesini, bu konularda alınacak önlemlerin belirlemesini amaçlıyordu.

Komisyonumuz her ne kadar sporun tüm dallarını kapsayacak şekilde isimlendirilse de, araştırmalarımız, büyük taraftar kitlelerini sahaya çeken sporlara yönelik olmuştur. Yani, komisyon, futbolun büyülü atmosferinden kendini kurtarıp diğer spor dallarına aynı oranda eğilememiştir. Komisyonda görev yapan tüm milletvekili arkadaşlarımın iyi niyetle çalıştığına yürekten inanıyorum. Komisyonumuz, kendisine tanınan üç aylık süreye bir ay daha ek süre isteyerek, dört aylık bir çalışma dönemi geçirmiştir. Dört aylık çalışma dönemi Türk sporunun tüm sorunlarının ele alınıp, çözümlerinin ortaya konulabilmesi için yeterli bir süre mi dersek, tabiî ki değildir; ancak, küçümsenecek bir süre de değildir. Ben, bu komisyonun çalışma döneminde, Değerli Bakanımız -kendisi de burada- Sayın Devlet Bakanımızın, gerçekten, komisyonla daha sık, daha iyi bir diyalog kurmasını isterdim; yani, bunu pek gördüğümü söylemem mümkün değil.

Özellikle, biz, komisyon çalışmalarımız devam ederken, daha Türk sporundaki bu ciddî komisyonun çalışmaları devam ederken, buraya, Genel Kurula sporla ilgili kanunun gelmesi ve görüşülmesi -hatırlayacaksınız, 28.4.2005 tarihinde, yanılmıyorsam- gerçekten, komisyon üyelerini çok üzmüştü; çünkü, ortada, iyi niyetli çalışan bir komisyon vardı ve bu komisyondan ortaya çıkacak öneriler olacaktı, çözümleri olacaktı. Bu, ne adına olacaktı; Türk sporu adına olacaktı. Ama, bu komisyon çalışırken, buraya, ayın 28'inde, 2005 tarihinde, böyle bir kanunla gelindi. Biz, o gün, kendimiz, burada, o kanun görüşülürken de, o kanunla ilgili olumlu olumsuz düşüncelerimizi de ortaya koymuştuk. Tabiî ki, o kanunun -875 sıra sayılı kanunun- gerçekten, niye getirildiğini, neden bu Meclise getirildiğine de, o gün, yine, hep birlikte, burada, Genel Kurulda tüm ülkeye seslendirmiştik.

Futbol Federasyonu eski Başkanımız Sayın Haluk Ulusoy'un, Sayın Bakan... Gerçi, biraz evvel dinledim; gerçekten, çok da şaşırdım. Yani, eski Federasyon Başkanının önünü tamamen tıkayacak, bir daha Federasyon Başkanı olmasını engelleyecek bir maddeyle geliniyor; ama, Sayın Bakan, bunu, yine, Cumhuriyet Halk Partisi sıralarına hitaben "CHP'den gelen bir öneriyi, o gün, biz, o şekilde düzelttik" gibi söyledi; gerçekten, çok şaşırdık. Sayın Bakana da, bugün, bunu ifade etmek istiyorum. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, biz, o görüşülen kanunun üç maddesini Anayasa Mahkemesine götürdük; yani, Anayasa Mahkemesinde o maddeler bizim önerimiz doğrultusunda kabul edilirse, o, bize yönelttiğiniz suçlamayı -ki, biz, onu kabul etmiyoruz- Anayasa Mahkemesi iptal etmiş olacak ve Futbol Federasyonunda böyle talihsiz bir madde ortadan kalkacak diye düşünüyoruz ve bu kanun maddesi görüşülürken yine ifade etmiştik. Böyle kişiye özel kanunları, spor gibi önemli bir konuda ortaya getirdiğimiz zaman… Çok kısa bir süre önce, yine, esnaf oda başkanlarıyla ilgili -yine, AKP İktidarının dayatmasıyla- aynı, benzer nitelikte olduğunu da söylemek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, komisyon çalışmalarımız sırasında, gerçekten, çok değerli, komisyona misafirlerimiz geldi, 70'in üzerinde kişiyi dinledik.

Komisyonumuza bilgi vermeye gelen konuklarımızın büyük bölümü, Türk futbolunun, Türk futbolunda mafyanın dönem dönem etkili olduğunu bizlere ifade ettiler, komisyona ifade ettiler; bunların hepsi tutanaklarda var. Bu açıklamalar, gerçekten, tutanaklardan bakılırsa, mevcut. Fakat, ne yazık ki, biz, Cumhuriyet Halk Parti milletvekilleri olarak, mafya-spor ilişkileri üzerine daha kararlı gidilme yönünde pek bir yaptırımımız olmadı; çünkü, komisyondaki sayımız belliydi. Komisyon toplantılarında, ne kadar ısrar etsek de, çoğunluğu oluşturamadığımız için, rapora mafya ve spor ilişkilerini tam anlamıyla yansıttık diyemiyorum. Bu yüzdendir ki, Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri olarak, komisyon raporuna karşı oy yazımızı gerekçelerimizle ilave ettik.

AK Partili arkadaşlarımız, bu uygun görmediğimiz spor-mafya ilişkisinin rapora yansımasını "spora kuraldışı müdahaleler" olarak ifade etmeyi tercih ettiler.

Komisyon çalışmaları sırasında mafyanın sporla ilişkisini ortaya koyan soruşturmalar, hazırlık evrakları ve dava dosyalarını inceleme isteğimiz komisyon üyelerinin tamamı tarafından paylaşılmadığından, ne yazık ki, bu konuda da konuşan tanıklar sadece dinlenmiş ve daha ayrıntılı bir araştırma yapılamamıştır.

Gizli bahisle ilgili detaylı bir araştırma yapılamamıştır. Oysa, günümüz futbol maçlarının bugün yaşanan en büyük sorunlarından biri gizli bahistir ve maalesef, bunu raporda çok ciddî şekilde yansıttığımız söylenemez.

Bugünkü Futbol Federasyonu yöneticilerinin ağzından "mafyayı temizleyeceğiz" açıklamaları gazetelerde boy boy yer almasına rağmen, bu konu, maalesef, komisyonun gündemine tam oturamamıştır.

Ne yazık ki, komisyona gelen konuklarımız "Türk sporunda şike, hatır şikesi, teşvik primi ve mafya vardır" ifadelerini bizlere ifade etmelerine rağmen, biz, komisyon üyeleri olarak bunların üzerine tam bir kararlılıkla gidemedik diye düşünüyorum.

İşte, geçtiğimiz hafta, yine, ulusal kanallarda Federasyon Başkan Yardımcısı Sayın Hasan Doğan'ın kendi demecini izledim, söylüyorum, buna benzer birçok açıklamalar yapıyor; ama, konu, hâlâ, daha ortada olduğu gibi duruyor.

Değerli arkadaşlar, komisyonun Türk sporuna katkı vermek için yola çıktığını biraz evvel de ifade ettik; ancak, dört dörtlük bir rapor olamamıştır diye düşünüyorum. Mevcut yasalarda bazı maddeler değiştirilerek geçici önlemler peşinde koşmaktan vazgeçilmelidir. Komisyon çalışmaları tamamlanmadan komisyonu ilgilendiren kanun teklifleriyle Türkiye Büyük Millet Meclisine gelinmemelidir.

Geçmişte yaşanan tüm olayları ortaya çıkarmak için bir af çıkarmak gerektiğine inanıyoruz; herkesin bildiğini anlatması sağlanmalıdır. Ceza, kanaate göre de verilebilmelidir. Şike, hatır şikesi, teşvik primi, Türk Ceza Kanununda tanımlanmalıdır. Kişi, on sene evvel yaşadığı bir şike veya teşvik primi olayını kolayca anlatamamalıdır. Nasıl bir devlet memuru geçmişte yaptıklarıyla yargı önüne çıkıyorsa, bu, sporumuzda da uygulanmalıdır. Televizyon programlarında, spor programlarında izliyoruz; bir eski hakemimiz çıkıyor, yetmiş milyonun önünde, on sene evvel bildiği veya yaşadığı bir şikeyi oturduğu koltukta döne döne Türk insanına anlatabiliyor ve gülerek anlatabiliyor ve biz, geriye dönük bir meseledir diye hiçbir şey yapamıyoruz, o günle ilgili de hiçbir soruşturma açamıyoruz. Bir bayındırlık il müdürü düşünün, ilinde on sene evvel yaptığı ihalede, ihaleye karıştırmış olduğu fesatla ilgili veya bir yanlışlıkla ilgili on sene sonra bir açıklama yapamıyorsa, bu konuda da çok ciddî şekilde Türk Ceza Kanununda bu konular yer almalıdır diye düşünüyorum.

Kulüpler, dernek statüsünden kurtulmalıdır. Futbol Federasyonu, tarafsız ve adil olmalıdır. Merkez Hakem Komitesi, Şike Tahkik Kurulu ve Tahkim Kurulu kararları adil olarak verilmeli ve uygulanmalıdır.

Kulüplerimizin üzerindeki yüzde 65'e varan vergi yükü azaltılmalı, tesis ve bu gibi yatırım yapan kulüplere şirketler gibi muafiyetler sağlanmalıdır.

28.4.2005 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen 875 sıra sayılı kanunun 1 inci maddesinin sponsorlukla ilgili olduğunu hep biliyoruz. O gün, kanun görüşülürken, bu maddenin de doğru madde olduğunu söylemiştim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

17 konuşma daha · 8 Kasım 2005

17 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook