Karşılıksız çek ve protestolu senetler ile kredi ve kredi kartları borçlarına ilişkin kayıtların dikkate alınmaması hakkında (s.s.320)
Sakarya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 48. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Ocak 2009 · 426 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasan Ali Çelik (AK Parti), 22 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARŞILIKSIZ ÇEK VE PROTESTOLU SENETLER İLE KREDİ VE KREDİ KARTLARI BORÇLARINA İLİŞKİN KAYITLARIN DİKKATE ALINMAMASI HAKKINDA (S.S.320)); konuşma 426 kelime.
Hasan Ali Çelik (AK Parti, Sakarya). “Karşılıksız çek ve protestolu senetler ile kredi ve kredi kartları borçlarına ilişkin kayıtların dikkate alınmaması hakkında (s.s.320)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 22 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-ali-celik-23-2009-01-22-karsiliksiz-cek-ve-protestolu-senetler-ile-kredi-ve-kredi-kartlari-bor (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun Tasarısı’nın 3’üncü maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım.
Ülkemiz ekonomisindeki büyüme ve ticaretimizdeki gelişmeler her geçen gün artmaktadır, bununla birlikte sorunlar da yaşanmaktadır. Geçmişte, yüksek faizlerin etkisi ile bazı öngörülemeyen finansal etkileşimler de dikkate alındığında, piyasalarda ödemelerin aksaması söz konusu olmuştur. Meydana gelen her aksama, ne kadar iyi niyet olursa olsun, kredi verenler veya borçlunun muhatabı tarafından bir kalıcı kara leke noktası olarak işaretlenmektedir. Ancak, çeşitli zorunlu sebeplerle ödemesini zamanı içinde yapamamış olan borçlular taahhütlerini sonradan yerine getirmiş olsalar bile bu kara listeden silinememektedirler.
Çok sayıda ticaret erbabı, sanayici, esnaf ve şahıs bu sebeple kredi kullanamıyordu. 2003 yılında yapılmış olan kanun düzenlemesinden sonra geçen altı yıl içinde ve öncesinde yapılabilecek bir sicil affı bir faydaya sebep olacaktır. Bu yasa hem borç ödemesini teşvik edecek ve hızlandıracak hem de ihtiyaç sahiplerine yeni kredi kullanımı hususunda bir yeni kapı açabilecektir. Burada esas olan, müşterisinin iyi niyetini tanıyan olmaktır, tabiidir ki burada herkesin taahhüdünü yerine getirmedeki hassasiyetinin de artmasıdır.
Artık, ticaret hem genişlemiş hem de hız kazanmış -sadece ülkemizin kendi şartları değil- küresel ekonomi dünyanın her tarafında etki eder hâle gelmiştir. Çıkarılmakta olan kanun, esasında, herhangi bir sebeple taahhüdünü tam olarak zamanında yerine getiremeyenlere taahhüdünü yerine getirme imkânı vermektedir. Tarafların birbirlerini daha iyi tanıması ve geçmişte yaşadığı bir sıkıntının bedeli olan bu kayıtların Merkez Bankasınca silinmesi, bir yeni dikkat, özen ve önem hatırlatmasıyla beraber, ihtiyaç duyulduğunda yeniden karşılıklı çalışma ortamı doğmasına da katkı verecektir. Ekonomik hayatımıza destek olacak, piyasalara güç verecektir. Zincir gibi bir etkileşimle yeni bir hareket daha doğuracaktır. Bilinmelidir ki Merkez Bankası nezdinde ferdî kredi, karşılıksız çek ve protestolu senet ödemelerinde tutulan kayıtlar oldukça yüksek düzeydedir.
Kanun “Ödeme tarihi bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce olup da; kullandığı nakdî ve gayri nakdî kredinin ödemelerini aksatan gerçek ve tüzel kişilerin (…) ve kredi müşterilerinin karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin kayıtları, söz konusu borçların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde ödenmesi veya yeniden yapılandırılması halinde borcun tamamının ödenmesini müteakiben Merkez Bankasında tutulan kayıtları silinir.
Merkez Bankasınca kayıtların silinmesinden sonra, bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri ve tüketici finansman şirketlerince yapılacak kredilendirme, çek karnesi verilmesi ve diğer işlemlerde silinmiş kayıtlar dikkate alınmaz.” der. Böylece inanıyorum ki mutlaka yararlı olacak bir yasa çıkarmaktayız.
Bu yasanın 3’üncü maddesi “Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.” der. Elbette Bakanlar Kurulu yürütür. En iyi şekilde yürüteceğine, yöneteceğine inanıyor, hepinize saygılar sunuyor, teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
37 konuşma daha · 22 Ocak 2009