İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 82. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

Hasan Aydın

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 82. Birleşim · 1. yasama yılı · 21 Mayıs 2003 · 735 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasan Aydın (CHP), 21 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 735 kelime.

Hasan Aydın (CHP, İstanbul). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 21 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-aydin-22-2-2003-05-21-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HASAN AYDIN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; biz, burada, aslında, bir şey yapmaktayız ve defalarca, Cumhuriyet Halk Partimizin, milletvekili arkadaşlarımızın tüm maddelere karşı olmadığı şeklindeki düşüncemizi ifade ettik. Her maddeye karşı çıkma ya da çıkmama noktasındaki temel inceliği, temel nüansı da, Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşlarımızın yakalamasına gayret ettik.

Şimdi, sorun şu, sorunun esası şu: Eleştiri, demokratik bir kültürde katkı mıdır, değil midir; eğer eleştiri uyarı özelliği taşıyorsa, iyileştirme özelliği taşıyorsa katkıdır; yani, bu, bir bakıma, bir tecrübenin, bir bilginin, bir dostunun, bir genci uyarması -genç almasa da- zaman geçtikten sonra "ah öyle denmişti, ben dinlememiştim" gerçeği ve realitesini ortaya koymak. Benden önce konuşan saygıdeğer vekil arkadaşımızın "Cumhuriyet Halk Partisinin, üç beş köşe yazarından etkilenerek böyle bir davranışa girdiği" noktasını samimî bir duygusu ve düşüncesi olarak algılıyorum; ama, gerçek bu değil, gerçek şu: Bu, bir düzenleme. Bu, bizim deyimimizle, sınıflar arasında bir düzenleme. Farklı sınıfların, yani, farklı sosyal sınıfların, çalıştıranlar ile çalışanlar arasındaki ilişkinin düzenlenmesi. Bir başka deyimle, düzgün çalışmalarını, barış içinde çalışmalarını, karşılıklı bir ortak değeri yakalamaya çalışmalarını sağlamaya yönelik. Yasalar bunun için yapılır.

Eğer, yasa yaparken, toplum kesimlerinin barış içinde birlikte davranmalarını sağlarsanız, o kesimler, çıkarmış olduğunuz yasaları ne kadar sahiplenirlerse, ne kadar "benim yasam bu, benim istediğim de buydu" dedirtebilirseniz, yasa o kadar geçerlidir, yasa o kadar topluma katkı sağlar.

Ben de -bu da benim samimî bir duygum- Adalet ve Kalkınma Partisinin, daha önceki konuşmalarımda da ifade ettiğim gibi, çağdaş ve modern olmayan işverenden çok etkilendiğini ve çok etkilendiği için böyle bir yasa metnini gündeme getirdiğini samimiyetle ifade ediyorum, böyle düşünüyorum.

HASAN ANĞI (Konya)Hiç alakası yok!..

HASAN AYDIN (Devamla)Ayrıca, etkilenmek de kötü bir şey değil. Canlılar, organik varlıklar birbirlerinden etkilenirler; yani, üzüm üzüme baka baka kararır.

Muhtemeldir ki, toplumun çeşitli kesimleri, bu yasa oluşurken, sizinle olduğu gibi, bizimle de görüşüyorlar. Bazı sendikalar bizimle, bazı sendikalar sizinle görüşüyor. Defalarca söyledim, samimî duygumdur, bu yasanın içerisinde ülkeyi kalkındıran, ülkeyi kalkındırma noktasında ülkenin menfaatlarını kendi menfaatının önüne koyan işveren yok; böyle görüyorum en azından.

Bu yasa, bizim model almamız gereken, örnek olarak ortaya koymamız gereken işverenin lehinde çıkarılan bir yasa değil; yani, işverenlerimiz var ülkemizde; gerçekten, başımızın tacıdırlar. Eğer, bir işveren, ülkesinde üretim yapıyorsa, yaratıyorsa, ülkesine kâr ettiriyorsa, istihdam sağlıyorsa, işçi çalıştırıyorsa, böyle bir işverene, aklı başında bir ülke evladı karşı çıkabilir mi?! Bunu da telaffuz etmeyelim zaten; yani, sanki, burada, Cumhuriyet Halk Partililer, o bildiğimiz, klasik, eskiden, "o onun karşıtıdır, o da onun karşıtıdır" gibi davranan bir çizgide değildirler. Bu yasanın gerçekten de çıkması halinde, Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşlarımızın bir müddet sonra "ya, aslında, biz, bu Cumhuriyet Halk Partililere çok kızmıştık; bak, burası doğru, bu yasa böyle olmamalıydı" diyeceklerini, ben, bugün, burada, bir tarih notu olarak düşüyorum. Arkadaşlarımız "evet, şu, şu noktalarda bu arkadaşların uyarılarını dikkate almalıydık, inat etmemeliydik; zira, bu inat, bizi, hem zaman kaybına hem ülkedeki bir hedefi yakalamamıza, bir olayı oluşturmamıza engel hal ilan ettiği için, keşke biraz dinleseydik" diyeceklerdir; yani, bu yanıyla bakılmış olsa, zaten problemleri çözme noktasında çok temel bir sorunumuz olmayacak.

Bir inat var ortada; yani, bu inadı bir biçimde, bir şekilde iktidar partisinin halletmesi lazım, çözmesi lazım. Duran bir saat, çalışmayan bir saat günde bir kere doğru gösterir.

HALİL AYDOĞAN (Afyon)İki kere...

HASAN AYDIN (Devamla)Yani 24 değil de 12 yazıyorsa, iki kere gösterir sayın vekilimin söylediği gibi.

Bazen, bizim saatimizin, Adalet ve Kalkınma Partili milletvekili arkadaşlarımız tarafından, hiç doğru göstermediği düşünülüyor gibi bir kanaat oluşuyor bende. Bu, doğru bir şey değil. Değerli arkadaşlarım, bu, doğru bir şey değil. Bu, bizim içdünyamızı tatmin edebilir. "Bu noktada hakikaten doğru yaptık, bunlar da yaptılar; ama, sonuçta bu yasayı çıkardık" diyebilirsiniz; ama, bu, bir kızgınlık sürecini, bir karşıtlık sürecini aştıktan, biraz sağduyuyla düşünmeye başladıktan sonra, sizi de rahatsız edecektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Aydın.

HASAN AYDIN (Devamla)Biz, burada, çok önemli, çok ciddî öneriler de yaptık. Ben, yerlerinde oturan arkadaşlarımızın birçoğunun da "ya doğru söylüyor, bu kadarını da kabul etmemiz lazım gelir" dedikleri halde, bizim bu önerilerimizin tersine el kaldırdıklarını, oy verdiklerini biliyorum; siz de biliyorsunuz; yani, karşılıklı bakınca, göz göze, bazen insanlar konuşmadan da elektrik alırlar, birbirlerini anlarlar. O zaman, düşündüğümüz gibi, yani, olduğumuz gibi görünen, göründüğümüz gibi olan bir felsefenin insanları olarak öyle davranmamız gerekir, öyle olmamız gerekir.

Bir siyasal çelişkinin, bir siyasal ısrarın, inadın içinde olmak, buradaki 550 milletvekili arkadaşımız dahil olmak üzere, bu ülkede yaşayan yetmiş milyon vatandaşımızdan bir tekine fayda sağlamamaktadır.

Saygılar sunuyorum değerli arkadaşlarım; sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

40 konuşma daha · 21 Mayıs 2003

40 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook