Siyasi partiler kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi (s.s.580)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 76. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Mart 2005 · 641 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasan Aydın (CHP), 29 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SİYASİ PARTİLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.580)); konuşma 641 kelime.
Hasan Aydın (CHP, İstanbul). “Siyasi partiler kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi (s.s.580)”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 29 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-aydin-22-2-2005-03-29-siyasi-partiler-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-teklifi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
HASAN AYDIN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; aslında, şuradaki manzaraya baktığımız zaman, Türkiye'nin resminin böyle olmasını hepimiz çok özleriz; birliğin, beraberliğin, yürektenliğin, güler yüzlerin olmasını çok isteriz; fakat, ben bir milletvekili olarak, üstelik de partisinden istifa etmeyi düşünmeyen ve Cumhuriyet Halk Partisine son derece bağlı bir milletvekili olarak, bazı olayları algılamakta zorluk ve sıkıntı çekiyorum.
Bir Siyasî Partiler Yasası ihtiyacı var, kocaman bir kitap değiştirme ihtiyacı var. Avrupa Birliğine girmek üzereyiz. Siyasî Partiler Yasasının y'sinden söz eden kimse yok. Partilerin demokratik olup olmamaları gerektiği konusunda kimsenin kılı kıpırdamıyor. Partilerin siyasal parti olduklarını, toplumun kaderine hükmettiklerini, toplumun değerlerini değiştirmeleri gerektiği noktasında modern, çağdaş, örnek sivil toplum örgütleri olması gerektiği konusunda Türkiye'de bir ihtiyaç yok demek ki... Çok acil bir durum var. Bugün iktidarda ve muhalefette olan ya da grubu olan siyasal partiler dışındaki partilere... Çünkü, burada yanlış aksettirildi, sanki, yasa, partisini terk eden üç beş milletvekili gidiyormuş, bu üç beş milletvekili parti kurunca para alıyorlarmış gibi yansıtıldı. Böyle değil arkadaşlar. Yani, bugün, bu Parlamentoda şu ya da bu nedenle 100 milletvekili ayrılsa, bir parti kursa onlar da alamayacak, bu yasaya göre.
Değerli arkadaşlarım parti değiştirmenin ne denli kötü olduğunu söylediler. Arkadaşlar, yani, bunu birbirimizin yüzüne bakarak nasıl söylüyoruz?! Bugün, şu sıralarda oturan arkadaşlarımızın yarısı Fazilet Partili değil miydi?!
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ)Parti kapatılmadan önce...
HASAN AYDIN (Devamla)Parti kapatıldıktan sonra bağımsız kalmayıp parti kurmadılar mı?!
İSMAİL BİLEN (Manisa)Partisi kapatılmış, ne yapsın?!
HASAN AYDIN (Devamla)İzin verin efendim, izin verin, bir şey söyleyeceğim.
Şimdi, ben, parti değiştirmenin, üç dört milletvekilinin, âdeta, bir şirket gibi parti kurmasının, o kurmanın arkasından Hazineden yetim hakkı yemesinin yanlış olduğunu düşünüyorum. Evet, böyle olmalıdır. (AK Parti sıralarından alkışlar) Ama, bence burada demokrasinin kritik noktasına bir saldırı var. Şimdi, varsayın ki, bir parti kuruldu. 30-35 yaşlarında gençler bir parti kurdular, yüzde 3-4 oy aldılar, farklı iddiaları var, CHP'den de, Adalet ve Kalkınma Partisinden de farklı iddiaları var. Yüzde 5 oy aldı, yüzde 6 oy aldı, yüzde 6,9 oy aldı. Peki, bir siyasal partinin ayakta durabilmesi için finans ihtiyacının olduğu da bir gerçek. Bu partinin sağlıklı gelişebilmesinin önünü kesiyorsunuz. Çünkü, bu parti kiralarını ödeyebilmek için Türkiye standartlarında, koşullarında ya sermayenin eline düşecek ya bu parti yarın büyüme ihtimali olursa, o yatırımcının eline düşecek. Biz Parlamentoyuz. Biz sadece bugün içinde bulunmuş olduğumuz statükoyu düşünmek değil, aynı zamanda ülkenin yarınlarını, kendi menfaatlarımızı, kendi öngörülerimizi, kendi beklentilerimizin ötesinde karşılayabilecek görevleri ifa etmekle yükümlüyüz. Bugün yapmaya çalışmış olduğumuz kanunlar kendimize uygun, kendimize faydalı, kendimizin tüzel kimliğini, kişiliğini, belki oysal rakamların yükselişine katkı yapabilir; ama, bu, ülkeye katkı yapmakla aynı anlamda değildir, özdeş değildir.
Değerli arkadaşlarım, bakınız, zaman zaman bu Parlamentoda bazı uzlaşmalar olur; ama, bu Parlamentonun çalışma biçiminde bir kere bu yasanın bugün gündeme gelmesi etik değil arkadaşlar. İki sene önce verilmiş bir teklif, bugün gündeme gelmesi etik değil. Anadolu'da bir tabir vardır: Yere düşene...
EHMET ERSİN (İzmir)Hasan, niye böyle yapıyorsun?
HASAN AYDIN (Devamla)Ben böyle yapıyorum; çünkü böyle düşünüyorum Sayın Vekilim. Bakınız, gördüğünüz gibi Cumhuriyet Halk Partisinin milletvekiliyim, partime bağlıyım, sonuna kadar sahiplenme noktasında görevliyim; ama, bir milletvekili olarak da Adalet ve Kalkınma Partili, Cumhuriyet Halk Partili milletvekili arkadaşlarıma kendi düşüncelerim çerçevesinde sağduyuyu öneriyorum.
V. HAŞİM ORAL (Denizli)Bizdeki de sağduyu.
HASAN AYDIN (Devamla)Ben de öyle düşünüyorum.
V . HAŞİM ORAL (Denizli) - Seninki sağ da, bizim ki sol mu?..
HASAN AYDIN (Devamla)Değerli arkadaşlarım, benim partili arkadaşlarım bana neden laf atıyor, anlamıyorum ben. Pardon...
Sevgili arkadaşlarım, şöyle bağlamaya çalışmak istiyorum: Doğru değildir. Ne zaman gündeme gelmiştir; iki sene önce verilen bu yasa teklifi ne zaman gündeme gelmiştir; sıcak ortam diye tabir ettiğimiz son dönemlere denk gelmiştir. Bu neye yöneliktir; aslında, bu, sadece ona da yönelik değildir. Partilerin birliği ve bütünlüğünü biraz yasağa dayalı, biraz zorlamaya dayalı... "Eğer ayrılırsan, yüreğin bizimle de olmasa işe yaramaz. Bak bunun yollarını tıkıyorum" diyerek, gönüllü birliktenliği, içten birliktenliği de...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
37 konuşma daha · 29 Mart 2005