Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)
Kütahya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 102. Birleşim · 3. yasama yılı · 10 Haziran 2009 · 493 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasan Fehmi Kinay (AK Parti), 10 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:385)); konuşma 493 kelime.
Hasan Fehmi Kinay (AK Parti, Kütahya). “Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 10 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-fehmi-kinay-23-2009-06-10-gelir-vergisi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerine şahsım adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Tasarıyla, vergi kanunlarında teknik sayılabilecek bazı düzenlemeler yapılmaktadır. Bunların en başında özellikle KOBİ’lerimizin birleşmesini kurumlar vergisi yönüyle teşvik eden düzenlemeler yer almaktadır. Ayrıca lisanslı depoculuk alanında birtakım teşvikler getirilmektedir.
Değerli arkadaşlar, özellikle Amerika’da geçtiğimiz yıl sonbaharında başlayan finansal krizin dünyayı ve Türkiye’yi etkilediği bir süreci yaşıyoruz. Hükûmetimiz kasım ayından bu yana birbiri ardına açıklamış olduğu teşvik ve mali disiplini sağlayan önemli düzenlemelerle, Türkiye'nin yaşanan, dünyada yaşanan bu ekonomik krizden en az etkilenecek şekilde, âdeta Sayın Başbakanımızın da ifade ettiği gibi, teğet geçmesini sağlayacak çabalar sergilemektedir.
Şimdi, en son yapılan, geçtiğimiz hafta Sayın Başbakanımızın açıklamış olduğu teşvik paketiyle ilgili burada söz alan değerli muhalefete mensup milletvekili arkadaşlarımız bazı eleştirilerde bulundular. Özellikle de Sayın Hamzaçebi biraz evvel yapmış olduğu genel bir değerlendirmede yedi yıldan beri uygulanmakta olan 5084 ve 5350 sayılı yasaların Türkiye ekonomisine bölgesel kalkınma ve diğer istihdam ve yatırımla ilgili konularda herhangi bir etkisi olmadığı yönünde bir eleştiri yöneltti. Eğer gerçek bu olsaydı, 5084 sayılı Yasa’nın 2009 yılı için bir kez daha bir yıllığına uzatılması yönünde kırk dokuz ilden yoğun bir baskı gelmezdi. Demek ki bir yıl uzatma gereği hissettiğimize göre, bu 5084 sayılı Yasa, onu takip eden 5350 sayılı Yasa kırk dokuz ilde önemli sonuçlar ortaya koymuştur. Benim de seçim bölgem olan Kütahya’da yatırım ve istihdam açısından çok ciddi sonuçlar elde ettiğimizi, gerek sigortadan almış olduğumuz gerekse vergi dairelerinden almış olduğumuz bilgiler, istatistikler ışığında gözlemleyebildik.
Değerli arkadaşlar, yeni teşvik sistemiyle ilgili de burada yapılan değerlendirmelerde tüm Türkiye'nin bu kapsamda yer almasının eleştiri konusu yapıldığını görüyoruz. Oysa biliyorsunuz ki 5084 ve 5350 sayılı yasalar burada müzakere edilirken teşvik sisteminin tüm Türkiye’de bölgesel ve sektörel ayrıma gidilerek yapılması gerektiğine sürekli vurgular yapılmıştı. Bu doğrultuda yapılan eleştirilerden de yola çıkarak Hükûmetimiz yerinde bir karar vermiştir, Türkiye’yi dört bölgeye ayırmıştır. Teşvik sisteminde güdülen üç temel amaç bulunmaktadır.
Bunlardan birisi, ülkemizin 60’lı yıllardan bu yana bölgesel gelişmişlik farklılıklarının giderilmesiyle ilgilidir. Daha evvel çıkartılan bütün yasalar, bütün teşvik sistemi öncelikle bölgesel gelişmişlik farklılıklarının giderilmesini hedeflemiştir. Bu doğrultuda yeni açıklanan teşvik paketinde de bu amaç güdülmektedir.
Diğer taraftan, yatırımın özellikle geri kalmış bölgelerde gerçekleşmesini temin etmeye yönelik ve yatırımın teşvikine yönelik araçlarla da desteklenen bir sistem geliştirilmiştir.
Bir diğer amacı da istihdamı hedeflemektedir. İçinde bulunduğumuz krizin en büyük etkisi Türkiye’de işsizlik konusunda olmaktadır. İşsizliğin giderilmesine yönelik peş peşe açıklanan alınan tedbirler, inşallah önümüzdeki aylarda etkisini hızla gösterecektir.
Değerli arkadaşlar, teşvik sisteminin araçlar yönüyle de gerçekten olumlu yönde değerlendirilmesini biz açıkçası beklerdik. Faiz indirimi desteği, sigorta primi işveren payının devlet tarafından karşılanması, Hazinece karşılanması, kurumlar vergisi indiriminin tekrar geri gelmesi, bedelsiz arazi tahsisi -zaten süregelen teşvik sistemimizin araçlarından birisiydi- ve bir de yenilik olarak tekstil sektöründe taşıma desteğinin verilmesi. Biz bu teşvik sisteminin, ülkemizin ve dünyada özellikle bu süreçte, yaşadığımız bu süreçte Türkiye’nin krizden en az etkilenecek bir ekonomik tedbiri içerdiğini düşünüyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
64 konuşma daha · 10 Haziran 2009