Bütçe kanunlarında yer alan bazı hükümlerin ilgili kanun ve kanun hükmünde kararnamelere eklenmesi ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair (s.s.410)
Kütahya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 110. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Haziran 2009 · 989 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasan Fehmi Kinay (AK Parti), 25 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜTÇE KANUNLARINDA YER ALAN BAZI HÜKÜMLERİN İLGİLİ KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERE EKLENMESİ İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR (S.S.410)); konuşma 989 kelime.
Hasan Fehmi Kinay (AK Parti, Kütahya). “Bütçe kanunlarında yer alan bazı hükümlerin ilgili kanun ve kanun hükmünde kararnamelere eklenmesi ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair (s.s.410)”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 25 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-fehmi-kinay-23-2009-06-25-butce-kanunlarinda-yer-alan-bazi-hukumlerin-ilgili-kanun-ve-kanun-hukm (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya)Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu üzerine AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Artık, bir yasama yılının daha sonuna gelmiş bulunuyoruz. Burada iktidarıyla muhalefetiyle birçok yasayı gerek komisyonlarda gerekse Genel Kurulda katkı sağlamak suretiyle yasalaştırmıştık. Bu yasa da yine aynı şekilde komisyonlarda olgunlaştırdığımız, iktidar ve muhalefet partisinin milletvekillerinin olağanüstü gayretleriyle, çabalarıyla titiz bir çalışma ürünü olarak huzurlarınıza getirilmiştir. Bu vesileyle ben komisyonlarda görev alan bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Evet, tasarı, Hükûmetten gelen metnin üzerinde çok sayıda ilave maddeyi ihtiva etmektedir, bir torba yasadır. Tabii ki torba yasaların da bir gerekçesi olsa gerektir. Türkiye Büyük Millet Meclisine her bir vesileyle bir iki maddelik bir tasarının sevk edilmesi gerek komisyonların gerekse Genel Kurulun gereğinden fazla meşgul edileceği düşüncesiyle torba yasalar şeklinde Genel Kurula intikal ettirilmektedir. Bu doğrultuda yine personelle ilgili birçok sorunu şu anda görüşmüş olduğumuz tasarıyla birlikte çözmekteyiz değerli arkadaşlarım.
Tabii ki bunun dışında içinden geçtiğimiz dünya ekonomik krizinin Türkiye’ye yansımaları neticesinde ortaya çıkan bazı alınması gereken tedbirler noktasında bununla ilgili birtakım düzenlemeler tasarıda yer almıştır. Borçlanma limitinin 5 kat artırılması bu yönde yapılan bir düzenlemedir. Bunun dışında, varlık barışıyla ilgili sürenin uzatılması ve bazı ayrıntılar elbette ki içinden geçtiğimiz bu ekonomik kriz şartlarında Hükûmetimizin almakta olduğu önlemlerin devamı niteliğindedir.
Burada yapılan değerlendirmelere kısaca bazı karşılık vermek durumundayız, onları iktidar açısından ele alıp cevaplamak durumundayız. Bunlardan birisi, borçlanma limitinin artırılması konusunda; Hükûmet bütçe revizyonu yerine neden böyle bir tercihte bulunmuştur, borçlanma yoluna gitmiştir? Bu doğrultuda bazı değerlendirmeler tabii ki gerek Komisyonda gerekse Genel Kurulda yapılacaktır.
Değerli arkadaşlar, içinden geçtiğimiz krizin Türkiye’ye yansıması, Türkiye ekonomisine yansıması özellikle büyüme oranlarındaki gerileme ve bunun da gerisinde toplam talebin, özel nihai tüketimin daralmasıyla ilgilidir. Türkiye’de şu anda alınan önlemler maliye politikalarıyla, para politikalarıyla bir eş güdüm içerisindedir. Hükûmet bütçe revizyonuna giderek mali açıdan disiplin artırıcı bazı tedbirlere başvurabilirdi. Bu doğrultuda ortaya çıkan sonuç krizin daha da derinleşmesi, Türkiye’ye olan olumsuz etkilerinin daha da artması şeklinde tecelli edecekti. Türkiye, genel olarak Dokuzuncu Kalkınma Planı, orta vadeli plan ve yıllık programlarla kendine artık kalıcı bir rota belirlemiştir. Bu rotanın gerçekleşmesi de, yıl içerisinde yapılacak olan harcamalarla da ilgilidir. Ulaştırma sektörü, sağlık sektörü, eğitim sektörü, dolayısıyla altyapı noktasında bugüne kadar ihmal edilmiş yatırımların gerçekleştirilmesi elbette ki bu harcamaların yapılmasıyla kaimdir. Biz bu harcamalardan vazgeçemeyeceğimize göre, iki sebeple, birisi, bu altyapı hizmetlerinin yapılması için, Türkiye'nin ihmal edilmiş, bugüne kadar geciktirilmiş altyapı hizmetlerinin gerçekleştirilmesi için bu yol elbette ki değerlendirilmelidir. Bir diğer konu, içinde bulunduğumuz kriz şartları harcamaları kısıtlamamızı engellemektedir. Özel nihai tüketimdeki daralmaya bir de kamu kesiminden bir daralma ile ilave olarak böyle bir sorunu daha da derinleştirmiş olabilirdik. Bu nedenle Hükûmetimizin almış olduğu borçlanma ile ilgili tedbir yerindedir değerli arkadaşlarım. Tabii ki, Türkiye -3,6 revize edilen rakam doğrultusunda bir küçülme söz konusu olabilecek 2009 yılı itibarıyla. Katılım Öncesi Ekonomik Program’da bu yönde bir revize ortaya kondu.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, tüm dünyada da yaşanan bir süreç, büyüme oranlarında özellikle 2009 yılı birinci çeyreğinde, örneğin Almanya’da -3,8; Japonya’da hakeza 3,8; Çek Cumhuriyeti’nde, Meksika’da, Slovakya’da bundan çok daha yüksek oranlarda yüzde 11,4’lere varan küçülme söz konusudur. Dolayısıyla dünyada yaşanan bu kriz ortamının özellikle gelişmiş ülkelerde ortaya koymuş olduğu ekonomik sonuçlar buyken Türkiye’de de tabii ki ekonomide bir küçülmenin olacağını öngörmek yanlış değildir. Ancak bu ekonomideki yaşanan küçülme, alınan beş tane önemli paketin etkisiyle yerini, inşallah, üçüncü çeyrekten itibaren toparlanmaya bırakacaktır, beklentimiz bu yöndedir. Bu noktada, reel kesim güven endeksinin 2008 Haziranında yüzde 98’den Aralıkta yüzde 52’ye düştüğünü ama tekrar bu aydan itibaren de ciddi bir toparlanma içerisine girdiğini görüyoruz. Haziran ayı itibarıyla yüzde 99’a ulaşmıştır reel kesim güven endeksi yani 2008’in Haziran şartlarına tekrar, yeniden kavuşmuş durumdayız.
Tüketici güven endeksinde de benzeri bir değerlendirme yapabiliriz. Kasım 2008’de yüzde 68’e düşen tüketici güven endeksi, Mayıs 2009 itibarıyla -yüzde 100 değerlendirme bazında- 83,28’e yükselmiştir, 15 puanlık bir artışa işaret etmektedir.
Değerli arkadaşlar, görüşmekte olduğumuz tasarıyla 5510 sayılı Kanun’la, genel sağlık sigortasına tabi kişilerin tedavileri ile tıbbi malzeme kullanımlarından katılım payı alınması süreci başlamıştır. Ancak kamu personeli ile yeşil kartlıların genel sağlık sigortasına henüz tabi olmadıklarından, 5510 sayılı Kanun’a göre bu kişilerden katılım payı alınamamaktadır.
2009 yılı Bütçe Kanunu’na paralel bir şekilde yapılan düzenlemeyle sağlık hizmetlerinden yararlanan tüm kesimlerin aynı hükümlere tabi olmasını sağlamak üzere kamu personeli ile yeşil kartlılardan tedavilerde katılım payı alınması öngörülmektedir.
Üniversitelerde öğrenci ve öğretim elemanı değişim programları kapsamında öğrencilere burs ve öğretim elemanlarına ek ders ödemelerini düzenleyen hükümler ile üniversitelerde bilimsel araştırma projeleri için ayrılan kaynakların daha rasyonel bir şekilde kullanımını sağlayan düzenleme Yüksek Öğretim Kanunu’na taşınmaktadır.
İller Bankasının safi kazancı, köylere herhangi bir projeye bağlı olmaksızın hibe yoluyla daha önce dağıtılmaktaydı. Yapılan bu düzenlemeyle bu sistem kaldırılıyor, İller Bankasının safi kazancından yapılan dağıtımda köyler ve nüfusu 10 binin altında olan belediyelerin içme suyu, atık su, katı atık ve benzeri kentsel altyapı tesislerinin finansmanıyla, köyler ve nüfusu 100 bine kadar olan belediyelerin projelendirme hizmetlerinin finansmanına hibe şeklinde katkı sağlanması öngörülmektedir.
Plan ve Bütçe Komisyonu alt komisyonda ve diğer komisyon çalışmalarında özellikle küçük belediyeleri koruyacak, onların hibelerden destek almalarını sağlayacak düzenlemeler gerçekleştirdik.
Tasarıyla, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı aynı yerde bulunan okulların kampus şeklinde yönetime kavuşturulmasını sağlamak ve il sınırları içerisinde bulunan bir ve birden fazla okula aile birliği veya kampus yönetiminin işletildiği yerler için, gerekli olan hâllerde millî eğitim müdürlüklerinin ihale işlemlerine yetkili olmasını temin etmek üzere yasal değişiklik yapılmıştır.
Üniversite öğrencilerimizin almış olduğu burslarla ilgili de keza önemli bir yapılandırmaya gidiyoruz. Böylece, bursları geri ödeyemeyen, ödeme zorluğu içerisinde olan öğrencilerimizin borçlarının yapılandırılarak bunların ödenmesine imkân getiriyoruz. Biraz evvel de ifade etmiş olduğum gibi, tasarı, çok sayıda personelle ilgili düzenlemeyi, bunun yanı sıra ekonomimizin içinden geçmekte olduğumuz kriz ortamının şartlarını ülkemiz lehine düzenleyen, geliştiren birtakım maddeleri ihtiva etmektedir. Tasarıya Genel Kurul aşamasında katkı sağlayacak olan tüm milletvekili arkadaşlarıma ayrıca teşekkür ediyorum.
Tasarının hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum, hayırlı günler diliyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
43 konuşma daha · 25 Haziran 2009