Hakimler ve savcılar kanunda değişiklik yapılması
Kilis Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 22. Birleşim · 1. yasama yılı · 15 Ocak 2003 · 964 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasan Kara (AK Parti), 15 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI); konuşma 964 kelime.
Hasan Kara (AK Parti, Kilis). “Hakimler ve savcılar kanunda değişiklik yapılması”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 15 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-kara-22-2003-01-15-hakimler-ve-savcilar-kanunda-degisiklik-yapilmasi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA HASAN KARA (Kilis)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun bazı maddelerinin, 14.12.1995 tarihli ve 1995/19 esas, 1995/64 karar sayılı kararıyla Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı sonucu, bu kanunda Anayasa Mahkemesi kararı çerçevesinde yapılacak değişikliklerle ilgili olarak AK Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasamızın 2 nci maddesi Türkiye Cumhuriyetinin tarifini yaparken "demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir" temel prensibini getirmiştir. Hukuk ve adalet, mülkün temeli olduğu gibi, aynı zamanda demokrasinin, laikliğin ve sosyal bir devlet olmanın da temelidir. Hukuk ve adaletin olmadığı yerde demokrasiden, laiklikten ve sosyal devletten bahsetmek mümkün değildir.
"İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın" felsefesinden hareket eden AK Partinin hiç vazgeçemeyeceği değerlerin başında hukuk ve adalet gelmektedir. Temel hak ve hürriyetleri, temel ve vazgeçilmez kurallar bütünü olarak gören AK Parti, 3 Kasım seçimlerinden önce topluma deklare ettiği seçim beyannamesinde, adaleti tesis etmeyi ve hukuk devleti ilkesini hayata geçirmeyi partimizin öncelikleri arasında saymıştır. Bunun gerçekleşmesi için de üstün çaba ve performans harcamaktadır.
Hukuk devletini hayata geçirmenin bir başka yolu da adalet teşkilatını güçlendirmek olduğu apaçık ortadadır. Bundan dolayı, bugün yasalaşması için Yüce Meclisin gündemine gelmiş bulunan yasa tasarısı da bu amaca dönük bir çalışmadır.
2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununda, 9.3.1995 tarih ve 4087 sayılı Yasayla değişiklikler yapılmış; fakat, bu değişikliğe ilişkin yasanın bazı maddeleri Anayasaya aykırı bulunarak, Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir. 1995 tarihinde Anayasa Mahkemesinin kararıyla iptal edilen maddelerle ilgili olarak yapılan değişiklikler, 9.9.1997 yılında dönemin Başbakanı Sayın Mesut Yılmaz tarafından ve yine, 22.6.1999 tarihinde dönemin Başbakanı Sayın Bülent Ecevit tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilmesine rağmen, ülkemizin son yıllarına ipotek koyarak damgasını vuran koalisyon iktidarları tarafından toplam 6 maddelik bu kanun çıkarılamamıştır.
Yüce Türk Milleti 3 Kasım seçimlerinde koalisyonlu hükümetlere son vererek AK Partiyi büyük bir çoğunlukla tek başına iktidara getirmiş, 3 Kasım seçimleri Türkiye'nin siyasî hayatında yeni bir dönem ve yeni bir sayfa açılması sonucunu doğurmuştur.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; adalet teşkilatını güçlendirmenin bir yolu da, yargıdaki hâkim, savcı açığını en aza indirmek veya tamamen ortadan kaldırmaktır. Bağımsız yargıda, hızlı, sağlıklı ve nitelikli dağıtılan, hak ve hukuka uygun bir adalet işleyişine ulaşmak, çağdaş demokrasilerin temel hedeflerindendir. Hakkın, anlamsız ve yetersiz hale gelmeden zamanında gerçekleşmesi, yargının etkinliği ve güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır. Halen, ülkemizde, mevcut hâkim, savcı kadrosunun bir kısmı boş bulunmaktadır. Adaletin hızlandırılmasında, sağlıklı, kuşku duyulmayacak şekilde gerçekleşmesinde, büyük önem taşıyan insan unsuru göz önüne alındığında, hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, idarî bilimler fakültelerinde görevli profesör ve doçentler yanında, bilimsel güç ve yeteneğiyle hizmet ve meslekteki başarısına göre emsali arasında temayüz eden avukatlardan da hâkimlik ve savcılık mesleğinde yararlanmak gerektiği gerçeği kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.
Hâkim ve savcı kadrolarındaki açığın staj yoluyla karşılanması halinde boş kadroların doldurulması uzun zaman gerektireceğinden, bu açığın giderilmesinde öğretim üyeleri ile avukatlık mesleğinde yetişmiş hukukçulardan da yararlanılması amacıyla bu tasarı hazırlanmıştır.
Hukuk sistemimizde, adaletin gerçekleşmesi için üçlü bir sac ayağı oluşturulmuştur. Hâkim, savcı ve avukatlar bu üçlü sac ayağının unsurları olup, hâkim, savcı ve avukatlık mesleğinin özdeki birliği, kaynağı, eğitim-öğretimi, uğraş alanı ve amacı aynı olup, özdeki birliği açısından savunma ve karar bölümlerinin de ayrı düşünülmesi yargının doğasına aykırıdır. Avukatlar da, stajdan sonra yargının her alanında ve her katında çalışmakta, uygulama deneyimleriyle yargının en önemli bir unsurundan sayılmaktadırlar.
Yine, madde metninde, bilimsel güç ve yeteneğiyle hizmet ve meslekteki başarısına göre emsali arasında temayüz eden avukatların yanında profesör ve doçentlerin de, hukuk fakültelerinde maddî hukuk ve usul hukuku dallarında ders verenlerin almakta oldukları kadro aylıklarının karşılığı sınıf ve derecedeki adlî yargı, hâkim ve savcılıkların da, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, idarî bilimler fakültelerinde, idare, maliye ve ekonomi dallarında ders verenlerin de, almakta oldukları kadro aylıklarının karşılığı sınıf ve derecedeki idarî yargı hâkim ve savcılıklarına atanabilme imkânı verilmekte; yine, avukatlar için Anayasa Mahkemesinin iptal kararı çerçevesinde en az beş yıl fiilen çalışma şartı getirilmekte; yine, Hakimler ve Savcılar Kurulu kararları ve Anayasa Mahkemesi kararı çerçevesinde, yaş sınırı 35 olarak getirilmekte; doktorasını yapmış olanlara atanabilecekleri derece ve kademeye bir derece, lisansüstü öğrenimini yapmış olanlara ise atanabilecekleri derece ve kademeye bir kademe eklenmek suretiyle, atamalarının gerçekleşeceği hükmü getirilmektedir.
Yine, iki yıllık stajı başarıyla tamamlayan hâkim ve savcı adayları, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun kararıyla mesleğe kabul edildikten sonra, atama ve nakil yönetmelikleri uyarınca, alt bölgelerden başlayarak üst bölgelerde görev alabilmektedirler.
Hâkim ve savcıların kademe ve derece yükselmesi yapabilmeleri ve birinci sınıfa ayrılabilmeleri, kimi özel koşullara bağlıdır. Şöyle ki: Hâkim ve savcılar, yükselmeye engel yargı kararı veya disiplin cezası almamak koşuluyla, ahlakî gidişleri, meslekî bilgi ve anlayışları, gayret ve çalışkanlıkları, gördükleri işlerde birikime neden olup olmadıkları, çıkardıkları işlerin miktar ve mahiyetleri, göreve bağlılıkları ve devamları, üst mercilerce veya müfettişlerce haklarında düzenlenen tezkiye fişleri ve hal kâğıtları, Yargıtay ve Danıştayca verilen notları, örnek karar ve mütalaaları, meslekî eser ve yazıları göz önünde tutularak, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca derece yükselmesine tabi kılınmakta ve yükselmeye ilişkin kurul kararları da Resmî Gazetede yayımlanmaktadır.
Yükselmeye layık olmadıklarına karar verilen hâkim ve savcılar ise, iki yıl sonra yeniden yükselme incelemesine bağlı kılınmaktadır. Bir derecede iki veya bir sınıfta üç kez yükselmeye layık görülmeyenler hakkında meslekte kalmalarının uygun olup olamayacağına Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca karar verilmektedir. Yer değiştirme cezası almış olanlar, cezanın kesinleşmesini izleyen derece yükselmesi tarihinden itibaren iki yıl süreyle kademe ve derece ilerlemesi yapamamaktadırlar.
Hâkim ve savcıların mesleğe alınış biçimleri, meslekte ilerlemeleri ve bağlı oldukları meslekî kurallar avukatlardan farklıdır. Farklı kuralları olan bu iki grubun mesleklerinde geçen süreleri eşdeğerde kabul ederek, daha önce yapılan değişiklikle, avukatlıkta geçen sürelerin tamamının meslekte sayılması, Anayasanın eşitlik ilkesi gereği, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Yine, bu iptal kararıyla, Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulunun ilke kararları gereği, avukatların avukatlık mesleğinde geçirdikleri sürenin tamamı değil de, üçte 2'sinin kanunun bütün maddelerinde, hâkimlik ve savcılıkta geçirilmiş gibi sayılacağı düzenlemesi getirilmektedir.
Bu sebeple, bu yasa tasarısına, AK Parti Grubu olarak, kabul yönünde oy kullanacağımızı bildirir, Yüce Meclisi saygıyla selamlarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
27 konuşma daha · 15 Ocak 2003