Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)
Şırnak Milletvekili ·
Genel Kurul, 46. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Ocak 2008 · 578 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasip Kaplan, 8 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 578 kelime.
Hasip Kaplan (Şırnak). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 8 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2008-01-08-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; belki gözden kaçmıştır, hukukçu arkadaşların biraz daha dikkatli durmaları gereken bir madde.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda tedbirler vardır. Bu tedbirler farklı alanlarda; eşya hukukunda olabilir, özel hukukta olabilir. Örneğin, bir gayrimenkul davasında, davacılar, kuvvetli delilleri vardır, mahkemeden tedbir kararı isterler. O gayrimenkul -50 bin dönümün- üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ve tedbir konulan gayrimenkullerin davacıların yedinde tutulmasına diye bir karar verdi mahkeme. 50 bin dönüm, dikkat edin veya 5 bin veya 500… Önemli değil.
Şimdi, bu tedbir kararına uymamanın cezası, şu an mevcut hâliyle, 113/A’ya göre, bir aydan altı aya kadardı -önceki hüküm- şimdi de altı aya kadar hapis. Şimdi, altı aya kadar hapsi paraya çevirdiğiniz zaman 200-300 YTL yapıyor. Yani, 5 bin dönüm arazi üzerine tedbir konulmuş, bir hasıla döneminde, uymadığı zaman, alacak, bilmem kaç milyar lira para kazanacak oradan. Ee, 250 YTL cezayı da seve seve öder ve her seferinde bu tedbir kararına da aykırı davranır o zaman. Çünkü, bu olanağı tanıyor.
Bir olay daha anlatayım. Özel hukukta, çok önemli bu, aile hukukunda özellikle, aile mahkemeleri, boşanma davalarında velayet konusu gündeme gelince çocukların ebeveynleriyle görüşmesi için haftada bir gün veya iki gün bir görüşme yönünde, şahsi irtibatın tesisi yönünde, tedbir kararları verirler. Bu tedbir kararına uyulmadığı zaman bir taraf icra kanalıyla icraya konulur. Sonra, icra memurunu alırsınız, polisi de alırsınız, infaz memuruyla gidersiniz. Bir icra infazı size 1.500 YTL'ye patlar. Bu, sadece o infazın rakamı. Buna uymayan ne kadar ödeyecek? Bir aya kadar hapis. Bunu ben bir uluslararası hukuk davasında yaşadım. Gelen davacı -mahkeme kararı var, tedbir kararı alıyor- uçak bileti 2 bin dolar -otel konaklama ayrı- 1.500 YTL icra infaz, polis ödeneklerini yatırıyor, infaza gidiyor, karşı taraf çocukları göstermiyor. Niçin? Çünkü küs. O dönemde bir ay hapisti. 7 defa mahkeme kararını uymamanın bedeli 47 dolardı.
Şimdi, 47 dolar, 7 kez tedbire aykırı davranan birisi 47 dolar öderse, bir kişi de 2 bin dolar uçak parası ödeyip gelirse bu hükümden adil… Yani, mahkemenin verdiği tedbir kararını uygulamak mümkün değil. Yani, mahkeme tedbir kararı veriyor ama tedbir kararını uygulama imkânı yok. Çünkü bu durumda birkaç kez tedbir kararına aykırı davranan kişi -davacı veya davalı önemli değil- sonuçta teselsül ediliyor. Bunların tamamına bir defada ceza veriliyor, o da 47 dolar.
Şimdi, burada "bir aydan altı aya kadar" hükmünü, "altı aya kadar hapis" cezası diye değiştiriyoruz. Şimdi, bu mantığı anlamak mümkün değil ki. Önceki hükümden de geri giden bir hüküm.
Şimdi, burada ceza yasalarında, Türk Ceza Kanunu'na uyumu sağlayacağız diye bu kadar da anlamsız, işlevsiz yasalar yapmak gerekmiyor ki. Yapılacaksa etkili olur. Etkili olması için de en azından dedik ki, bunu makul bir şeyde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Mahkemenin takdirine bu verilir. Böylesine önemli, özellikli davalarda hâkimine, bağımsız yargısına bu ülke güvenecek ve biraz da takdir yetkisine, zaten vicdani delil sistemini kabul eden ülkemizde, bu karma sistemde mahkemenin takdir yetkisine de biraz güvenecek ve caydırıcı bir hüküm hâline getirilecek. Bu getirdiğimiz önergenin amacı budur. Yoksa önceki bir aydan altı aya kadar, şimdiki altı aya kadar. Altı ayın alt sınırı nedir?
ADALET KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ HAKKI KÖYLÜ (Kastamonu)Bir ay…
HASİP KAPLAN (Devamla)O zaman, niye bir aydan altı aya kadar değiştirmek için…
ADALET KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ HAKKI KÖYLÜ (Kastamonu)Bir ay…
HASİP KAPLAN (Devamla)Hayır, altı aya kadar diye değişiklik yapıyoruz. Ne anlamı var? Şimdi hiç değişen bir şey yok zaten. Burada değişikliğin bir caydırıcılığı olması lazım. Biz diğer yasalarda ortaklaştık, dedik ki, cezaları artıralım, etkili olsun, caydırıcı olsun.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
52 konuşma daha · 8 Ocak 2008