Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.101)
Şırnak Milletvekili ·
Genel Kurul, 62. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Şubat 2008 · 475 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasip Kaplan, 9 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.101)); konuşma 475 kelime.
Hasip Kaplan (Şırnak). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.101)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2008-02-09-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün tarihî bir gün ülkemiz açısından ve biz, başından beri, bu tür değişikliklerin, 70 milyon insanımızı ilgilendiren hassas konularda mutabakatın, uzlaşının ülke çıkarlarına olacağını, sorun çözelim derken sorun üretir bir yaklaşımın ülkemize zarar vereceğini hep söyledik.
Bugün görüşülmekte olan Anayasa’nın 10 ve 42’nci maddesi bu hâliyle değişse bile, Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Avrupa Mahkemesi kararları doğrultusunda ve özellikle YÖK, ek 17’nci maddede bir uzlaşı sağlanamadığı takdirde yargısal sorun ve toplumsal karmaşa demektir. Bunun da baş sorumlusu, bu konuda uzlaşıyı reddeden iktidar partisi AKP ve birlikte önerge hazırlayan MHP’dir. Bizleri dışlayan bir anlayışın, yaklaşımın getireceği nokta da budur. Ancak biz, fikirlerimizi, düşüncelerimizi oya dönüştürdüğümüz zaman, duygularımızla hareket eden bir parti değiliz.
Bizim programımızda “Eğitim alanında kadınlara fırsat eşitliği sağlanacaktır.” deniliyor. Bizim programımızda “Kadına yönelik her türlü ayrımcılığı ortadan kaldıracak yasal düzenlemeler yapılarak, başta CEDAW olmak üzere, cinsler arası eşitliği sağlayacak tüm uluslararası sözleşmelerin gerekleri yerine getirilecektir.” deniliyor. Biz bu gerekle, bu inançla programımız doğrultusunda “evet” oyu kullanırken çekincelerimizi de tekrar tekrar söylüyoruz. Dışlayıcı, Meclis iradesini dışlayıcı, grubumuza 2 milyon oy veren seçmenimizi dışlayıcı anlayışı burada tekrar kınıyorum ve bu gerginlik ortamının baş sorumlusu olarak gösteriyorum.
Bu konuda basında çıkan makaleler, yazılar 17’nci maddenin kapsamının dahi sorunu çözmeyeceğini ortaya koyarken, iktidar partisine şuradan dikkat çekmek istiyorum: Anayasa hazırlattığınız Sayın Özbudun, Sayın Yazıcı dahi 17’nci maddenin bu şekliyle, bu Anayasa maddeleriyle sorunun çözülmeyeceğini söylüyorsa, oturun bir daha düşünün, bir daha düşünün, bin defa düşünün.
Hiç kimsenin bu ülkede laik-antilaik kamplaşmasına ülkeyi getirmeye hakkı yoktur. Zaten gerilme yaşayan ülkemizde sağcı-solcu, laik-antilaik, Türk-Kürt çatışması ortamlarından kaçınmak, yüce Meclisin temsiliyet oranı bulunduğu burada uzlaşıyı öne çıkarmak gerekiyor.
Sunduğumuz önergeye gelince: Biz, çok kültürlü, çok dilli bir demokrasiden yanayız ve mevcut devlet yapılanmalarının eskidiğini söylüyoruz.
Artık, çağdaş, demokratik, uygar, güçlü ve kalkınmış bir Türkiye için, 21’inci yüzyıla ayak basan aydınlık Türkiye için, Orta Çağ’dan kurtulmuş ve feodal kalıntıları yenmiş bir Türkiye için, günümüzde yaşanan laik-İslamcı cepheleşmeden kurtulmuş, gerçek anlamda demokratik, laik bir Türkiye için, bölücülük fobisinden sıyrılmış, kardeşçe ve birlik beraberlik içinde yaşayan bir Türkiye için, özetle, ülke ölçeğindeki hedefleri gerçekleştirmesinin ön şartlarından birisinin de farklı kültürlerimizi yaşatmak ve saygı göstermekten geçer.
Burada, Anayasa’nın bu maddesindeki bu değişiklik önergesiyle biz daha fazla özgürlükleri savunuyoruz. Biz diyoruz ki: Türkiye’de Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Çerkez’i, Gürcü’sü, Arnavut’u, Süryani’si, Keldani’si, Ermeni’si, Pomak’ı, bunların hepsi, ülkemizin birer çiçeği, birer zenginliğidir. Bunların hepsini kucakladığımız zaman, bunların hepsini birlikte yaşadığımız zaman -o güzelim tabloyu- bu ülkede, demokrasi içinde, ayrılıkların harcı değil, demokrasimizin birleştirici harcı olduğunu elbette anlarız.
Eğer samimiyse iktidar partisi, bu konuda farklı kültürlere saygılı olduğunu iddia ediyorsa, bu önergeyi desteklemelidir. Aynı şekilde ana muhalefet partisine de söylüyorum, bu konuda çalışmaları olduğunu da biliyorum. Farklı kültürlerin -saygı ve- yaşatılması, Avrupa Birliği Anayasa’sında da yer almış evrensel bir ölçüdür. Biz şunu diyoruz DTP olarak: Evet, bugün de evet oyu vereceğiz, ama şunu da yüce Mecliste söylemeden geçmeyeceğim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
7 konuşma daha · 9 Şubat 2008