Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.101)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 62. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Şubat 2008 · 566 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bihlun Tamaylıgil (CHP), 9 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.101)); konuşma 566 kelime.
Bihlun Tamaylıgil (CHP, İstanbul). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.101)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bihlun-tamayligil-23-2008-02-09-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Anayasa değişikliği tasarısının 2’nci maddesinde Cumhuriyet Halk Partisi olarak verdiğimiz önerge üzerinde önerge sahibi olarak söz aldım. Sizleri, bizi dinleyen değerli vatandaşlarımızı, özellikle bugün Ankara’da olduğu gibi günlerden beri ülkemizin dört bir yanında Atatürk ilke ve devrimleri ile laik cumhuriyeti savunmak için meydanları dolduran milyonları saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Bugün tartışılan Anayasa değişikliği, değiştirilmesi dahi teklif edilemeyecek bir Anayasa değişikliğidir. Anayasa Mahkemesi ve Danıştay, Anayasa’nın “Başlangıç” kısmı ile 2’nci, 10’uncu ve 24’üncü maddeleri kapsamında değerlendirme yaparak, kararlarında, laikliğin cumhuriyetin özü ve ulusal yaşamın temeli olduğu gerçeğinden hareketle, dinsel kaynaklı düzenleme ve girişimlerin Anayasa’daki laiklik ilkesi ve laik eğitim kuralları karşısında demokratik bir hak olduğu iddiasının savunulamayacağını vurgulamışlardır. Anayasa’nın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez maddelerini başka maddeleri değiştirerek dolanmayı, etkisiz kılmayı amaçlayan, biçim yönünden sakat, usul saptırması olan ve Büyük Atatürk’ün Anayasa’ya tescil ettirdiği, dünden bugüne bütün anayasalarda yer alan, değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez olan laik olma temel ilkesiyle bağdaşmasının mümkün olmadığı söz konusu kuralın teklif metninden çıkarılmasını istiyoruz.
Sadece biz istemiyoruz. Bakınız, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi uyarıyor “Uyulması bir dinsel ödev olarak takdim edilen bu tür bir sembolün takılmasının, bunu takmamayı tercih edenler üzerinde doğurabileceği etkiyi de mutlaka göz önüne almalısınız.” diyor. Sadece bunlar da demiyor, siz de diyorsunuz. 2003 yılında Sayın Cumhurbaşkanının Dışişleri Bakanı, Sayın Başbakanın Başbakan olduğu dönemde verdiğiniz mütalaada “Kökten dinciliğin bayraktarlığını yaptığı düşünülmektedir.” diyorsunuz. Çok uzun sürüyor, sürem kısa olduğu için devamını okumuyorum.
Şimdi, çoğulcu bir demokrasi yerine çoğunlukçu dayatmalarla götürmeye kalktığınız bir yasama sürecinde, bakınız, demokrasiden söz edilemez. Bugün baktığınızda, cumhuriyetin aydınlanma ışığıyla kadın-erkek eşitliği yolunda devrimlerle açılmış önemli bir yol var. Ama, bugün yapılması istenenler, bugüne kadar yapılanlar bu devrimlerin taşıdığı ruhu silmeye çalışmakta, karşı devrimin ağlarını örmeye çalışmaktadır. (CHP sıralarından alkışlar) Nasıl mı çalışmaktadır? Daha düne kadar, seçime kadar en üst derecedeki kamu memuru olan değerli milletvekili arkadaşınız ne diyor: “Cumhuriyetin ilkelerinin artık modası geçti.” diyor. “Artık, İslam devletinin kuralları uygulanmalı.” diyor. “Bunun da arkasındayım.” diyor. Siz bunları görmeden, bunları herhangi bir şekilde dikkate almadan “Laiklikle ilgili problem var, korku var, kaygı var.” diyenleri nasıl eleştirirsiniz? (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, “eşitlik” diyorsunuz, eşitlik başlığında bakıyorsunuz, 2004’te buraya bir kadın-erkek eşitliğini sağlayacak Anayasa değişikliği geldi. Ne yaptınız orada? Sadece, her alanda kadınlara eşitlik sağlayacak değişikliği reddettiniz. Peki o zaman, eğer bu fikriniz varsa niye sustunuz? Şimdi biz burada sadece türbanı ve türbanla ilgili gelişmeleri tartışmıyoruz. Biz bugün burada cumhuriyetin başına türban takarak nasıl tahrip edileceğinin, rejimin başına nasıl çuval geçireceğini düşünen bir iktidarın oyununu tartışıyoruz. Beş yıldan bugüne kadar neredeydiniz? Daha önce üniversitelerin önünde olan gösteriler şimdi neden durdu? Şimdi, başta türbanlı kızlarımız ve aileleri olmak üzere hepiniz elinizi vicdanınıza koyun ve bu iktidara sorun diyorum. Siz mi? “Durun bekleyin, her şeyin sırası var, adım adım” dediniz. Bunun için mi anamızın bacımızın baş örtüsüyle velev ki siyasi dediğiniz, simge dediğiniz türbanı aynı kefeye koydunuz ve halkımızı kandırdınız, bölmeye kalktınız, karşı karşıya getirdiniz. “Çoğu Müslüman yirmi iki ülkenin sınırları değişecek.” diyen, bölgemizde Müslüman kanı döken, döktüren Amerika’yla kol kola girdiniz. Laik Türkiye Cumhuriyeti devletini ılımlı İslam devleti kisvesine sokmaya çalışan BOP’un eş başkanı olmaktan gurur duydunuz. Hoş tabii şimdi, bir de bilerek ya da bilmeyerek BOP’un bir eş başkan yardımcısı var. Tehditle, kadrolaşmayla, kuşatmayla ele geçirdiğiniz devlet kurum ve kuruluşlarından sonra sıra cumhuriyetimizle hesaplaşmaya mı geldi? İşte orada durun! Yedek lastiğiniz ne kadar sağlam olursa olsun orada durun, tehlikeyi fark edin.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
7 konuşma daha · 9 Şubat 2008