İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 110. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Chp grup önerisinde

Hüseyin Bayındır

Kırşehir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 110. Birleşim · 4. yasama yılı · 1 Haziran 2006 · 693 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Bayındır (CHP), 1 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP GRUP ÖNERİSİNDE); konuşma 693 kelime.

Hüseyin Bayındır (CHP, Kırşehir). “Chp grup önerisinde”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 1 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-bayindir-22-2006-06-01-chp-grup-onerisinde (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

24.11.2004 tarihinde verdiğimiz Kızılırmak'la ilgili araştırma komisyonu kurulması yönündeki önergemiz, bugün buraya tekrar Cumhuriyet Halk Partisi Danışma Kurulu önerisi olarak getirildi. Kızılırmak'ın sorunlarını, Kızılırmak'tan akan sudaki kirliliği, insanlara, geçtiği yerlere, bölgeye hayat veren bu pınarın sorunlarını yerinde görmek, incelemek için sizinle iki yıla yakındır mücadele ediyoruz. Bugün de burada Cumhuriyet Halk Partisi Grubu bu öneriyi getirdi.

Şimdi ben merak ediyorum... Çevreye duyarlı olması gereken, hele bölgesinde Kızılırmak'ın geçtiği hem Cumhuriyet Halk Partili hem de AKP'li milletvekillerine sesleniyorum: Bir araştırma komisyonu kurulduğunda, bu komisyon sorunları yerinde inceleyip irdelediğinde, bu sorunlarla ilgili bilim adamlarından faydalanıldığında, çözüm önerileri bulunduğunda, bu çözüm önerileri yaşama, hayata geçirildiğinde ne gibi kaybınız olabilir?! İktidarın ne gibi kaybı olabilir, AKP Grubunun ne gibi kaybı olabilir; doğrusu ben merak ediyorum.

Kızılırmak, adına türküler yazılan bir ırmaktır. Irmak boyunca 9 tane ilden; Sivas'tan, Kayseri'den, Nevşehir'den, Kırşehir'den, Kırıkkale'den, Ankara'dan, Çankırı'dan, Çorum'dan, Samsun'dan geçer Kızılırmak ve bölgeye, geçtiği yerlere hayat verir, yaşam verir. Ama, son dönemlerde, Kızılırmak'ın içinde bulunduğu bu kirliliği, yeniden kurtarma adına bu araştırma önergemizin gündeme alınmasını Yüce Heyetinizden bir kez daha talep ediyoruz.

Bir zararınız olmayacak, korkmayın bundan; kurulacak komisyon Meclise çok fazla külfet ve yük getirmeyecek; ama, içinde bulunduğu Kızılırmak'ın sorunlarının çözümüne katkı sunacaktır diye düşünüyorum.

Anadolu bozkırının hayat suyudur Kızılırmak Nehri; cana can katar, çiçeğe, böceğe, Anadolu insanına, toprağına… Kızılırmak, 1 355 kilometre uzunluğuyla ve kendisine katılan sayısız dereleri, çaylarıyla Türkiye'nin en uzun nehridir. Son zamanlarda, Kızılırmak'taki suda ağır metallerin bulunduğu ve bu nedenle, hiçbir şekilde içilmesinin mümkün olmadığı söylenmektedir. Kızılırmak'a, geçtiği bölgelerdeki sanayi kuruluşları tarafından bırakılan atıklar, nehrin suyunu kirletmektedir ve kirlilik her geçen gün artmaktadır. Yaklaşık iki yıl önce Kızılırmak'ta ciddî şekilde toplu balık ölümleri gerçekleşmiş ve o günden bu yana kirlilik için önlem alınmadığını hep birlikte gördük, buna da destek sunmadınız.

Kızılırmak'ın geçtiği bölgelerdeki sanayi tesislerinden nehre atık bırakılması en önemli kirlilik nedenidir. Irmak suyunda ciddî oranda ağır metal vardır. Cıva ve kurşun gibi maddeler, balıklarda da bulunuyor. İçme suyu olarak arıtılıp kullanılamıyor ve artık bundan sonra da, tarım alanında kullanılamayacak kadar kirlendiğini düşünüyoruz.

Dedik ya, adına şiirler yazıldı Kızılırmak'ın ve bir şair dörtlüğünde diyor ki:

"Daima bulanın, asla durulman,

Nedir bu sendeki hal, Kızılırmak?

Çağlayıp akarsın, hiç mi yorulman?

Seni zapteylemez göl, Kızılırmak.

Bahar gelir, bulanırsın, coşarsın,

Dalga vurur, kenarlara taşarsın.

Dünya kurulalı böyle yaşarsın,

Tükenmez ömrün var, bol, Kızılırmak."

Bu şiirde olduğu gibi, bu Kızılırmak'ın ömrünü tüketmeyelim diyorum.

Bugün, Kızılırmak havzasında gerektiği gibi kontrol altında tutulamayan tarımsal, evrensel ve endüstriyel atıklar nedeniyle oluşan kirliliğin korkunç boyutlara ulaştığı açık açık görülmektedir. Bölgedeki kirliliğin en önemli nedenlerinden birisi, altyapısız ve plansız kentleşme olgusudur. 1998 yılında Kızılırmak boyunca sıralanan yerleşim birimlerinin hiçbirinde evrensel atık su arıtma tesisi bulunmadığı düşünüldüğünde, çevre kirliliğinin ulaştığı boyut daha iyi görülecektir. Belirtilen yıldan sonra kirliliğin önlenmesi için çeşitli önlemler alınmasına karşın, kirliliğin kabul edilebilir sınırlar içine çekilemediği de görülmektedir.

Bölgedeki çevre kirliliğinin bir diğer önemli nedeni de, havza etrafında sıralanan sanayi tesisleridir. Sanayiden kaynaklanan ve arıtılmaksızın deşarj edilen atıkların çevreye verdikleri zarar önemli boyutlardadır. Ayrıca, tarımsal faaliyetler ve hayvancılıktan kaynaklanan etmenler de önemli çevre kirliliğine neden olmaktadır. Kızılırmak'ın neden olduğu tarımsal, evrensel ve endüstriyel kirlilik Hirfanlı Baraj Gölü gibi bölgede yer alan sulak alanları da tehdit etmektedir.

Günümüzde, su, sürdürülebilir kalkınma için gerekli, önemli kaynaklardan birisidir. Rakamlar, ülkemizin sınırlı miktarda su varlığına sahip olduğunu göstermektedir. Türkiye'nin gelecek nesillere sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için, kaynaklarını çok iyi koruyup, akılcı kullanması gerekmektedir. Bu ise, sürdürülebilir kalkınma anlayışı çerçevesinde bu kaynakların rasyonel bir biçimde kullanılması amacına, ancak çevreyle ilgili stratejilerle uyum sağlanması durumunda ulaşılabileceğini ortaya koymaktadır. Ne yazık ki, hayata geçirilen uygulamalarda bu uyuma özen gösterildiğini de söylemek, maalesef, mümkün değildir.

Kısacası, Kızılırmak'ın boynu büküktür. İçerisinden geçtiği 9 tane il, 30'un üzerinde ilçe ve 100'ün üzerinde Kızılırmak köylüsü, bugün, bizim konuşmalarımızı dikkatle dinlemektedirler. Bugün, burada, alınacak kararla, Kızılırmak'ın kirliliğine bir çözüm bulunabilmesi için önerimizin gündeme alınmasını tüm Heyetinizden açık yürekle rica ediyorum ve bundan korkulacak bir şey olmadığını da söylüyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun bu önerisine benim de katkım olsun diyen sayın milletvekillerine hodri meydan diyorum ve son sözüm de şu: Lütfen, elinizi vicdanınıza koyun, geçerken yollarda Kızılırmak'a bakarken, utanmayın, Kızılırmak sizi utandırmasın verdiğiniz oylarla diyor, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

25 konuşma daha · 1 Haziran 2006

25 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook