İzmir ören yerleri gelirlerden il özel idaresine aktarılan payı düz.protok.iptali hk.6/62)
Van Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 28. Birleşim · 1. yasama yılı · 29 Ocak 2003 · 892 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Çelik (AK Parti), 29 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İZMİR ÖREN YERLERİ GELİRLERDEN İL ÖZEL İDARESİNE AKTARILAN PAYI DÜZ.PROTOK.İPTALİ HK.6/62)); konuşma 892 kelime.
Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “İzmir ören yerleri gelirlerden il özel idaresine aktarılan payı düz.protok.iptali hk.6/62)”. TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim tutanağı, 29 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2003-01-29-izmir-oren-yerleri-gelirlerden-il-ozel-idaresine-aktarilan-payi-duz-pr (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
KÜLTÜR BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İzmir Milletvekilimiz Sayın Canan Arıtman'ın bana tevcih ettiği soruyu cevaplandırmadan önce, Sinop Milletvekilimiz Sayın Engin Altay'ın biraz önce yaptığı konuşmayla ilgili olarak bir iki cümle arz etmek istiyorum.
Sayın Engin Altay'ı yerden göğe kadar haklı buluyorum. Özellikle köy yollarının asfaltlanmasındaki orantısızlık, maalesef, ülke çapında çok yaygındır. Bu, son derece haksız, gayri adil bir durumdur. Kendileri, Sinop'taki yolların yüzde 12'sinin asfaltlandığını ifade etti; bu, oran, Van'da yüzde 4'tür. Eğer, günün birinde, Sayın Engin Altay, bu durumu protesto eden bir yürüyüş yaparsa, ben de kendisine katılırım. (Alkışlar)
Gelelim, esas, Sayın Canan Arıtman tarafından bana yöneltilen soruya:
Değerli milletvekilleri, biliyorsunuz, Türkiye'deki kültürel varlığımızı ayakta tutabilmek, bunları onarmak ve gelecek nesillere aktarabilmek için elimizdeki tek kaynak, ören yerlerimizden, müzelerden gelen gelirlerdir. Buraları ziyaret eden insanların bilet alarak ödedikleri paralar, Döner Sermaye İşletmesine (DÖSİM) gelmektedir ve biz de, bu kaynakla, bu paralarla, tarihî eserlerimizi, kültürel yapılarımızı, ören yerlerimizi tamir ediyoruz, ayakta tutmaya çalışıyoruz, düzenlemeye çalışıyoruz.
Benim selefim olan Sayın Bakan tarafından İzmir Valiliğiyle yapılan sözleşmeyle, gelirlerin bir kısmı İzmir İl Özel İdaresine bırakılmıştır. Daha önce de buna benzer uygulamalar yapılmıştır; ancak, bunlar, çifte standarda yol açmıştır arkadaşlar. Bakınız, şu konuda emin olmanızı istiyorum: Türkiye'nin her tarafındaki uygulama, kesinlikle aklın, mantığın gerektirdiği şekilde yapılacaktır ve kesinlikle popülizme gidilmeyecektir benim Bakanlığım döneminde.
Eğer, Türkiye'de toplanan vergilerin hepsini o verginin toplandığı illere harcarsanız, vergi toplayamadığınız illere hiçbir hizmet götüremezsiniz. Türkiye'de toplanan vergilerin çok önemli bir kısmı İstanbul ve İzmit'ten toplanıyor; ama, efendim, biz, bunları, buradan topladığımız bütün vergileri İstanbul'a ve İzmit'e harcayacağız diye bir mantık ileri süremezsiniz.
İzmir, bizim çok önemsediğimiz ve tarihî ve turistik açıdan çok çok önemli olan bir vilayetimizdir ve ayrıca, Türkiye'deki çok önemli ören yerlerinden birçoğuna sahip olan bir vilayetimizdir.
Biz, buradan gelen gelirleri, Antalya'dan, Nevşehir'den, Van'dan, Türkiye'nin her tarafından gelen gelirleri bir havuzda topluyoruz ve bunları, ayakta tutmak zorunda olduğumuz eserlerimizin restorasyonu için kullanıyoruz. Şimdi, Ağrı'nın Doğubeyazıt İlçesinde bulunan İshak Paşa Sarayını da ayakta tutmak zorundayız, Van'ın Hoşap Kalesini de ayakta tutmak zorundayız, Ahlat'taki Selçuklu eserlerini de ayakta tutmak zorundayız; elbette, İzmir'deki, Mersin'deki, Antalya'daki eserleri de ayakta tutmak zorundayız.
Şimdi, Sayın Bakan İzmirli diye, buradan gelen gelirleri İzmir İl Özel İdaresine devrederse; Sayın İstemihan Talay, Mersin'dekileri Mersin'e devrederse; ben, Van Milletvekiliyim diye gelen gelirlerin önemli bir kısmını Van'a devredersem, bu, yanlış olur. Dolayısıyla, biz, dediğim gibi, adil bir uygulama yapıyoruz ve Türkiye'nin her köşesindeki tarihî eser bizim için eşit değerde önemlidir. Biz, Helenistik dönemden kalan eserlere de sahip çıkıyoruz, Bizans döneminden kalan, Selçuklu döneminden, Akkoyunlu, Karakoyunlu döneminden kalan eserlere de sahip çıkıyoruz ve bunların hepsinin yaşatılması için gereken hassasiyeti, gayreti gösteriyoruz.
Sayın Arıtman'ın sorusunda, Çorum ve Mersin Vilayetlerine sözlü talimatla bazı gelirlerin bırakıldığı ifade ediliyor, bu doğrudur. Sözlü talimatla bir yanlış yapılmıştır, biz, sözlü talimatla bu yanlışı düzeltmişiz ve birkaç vilayette daha benzeri uygulama vardır, mayıs ayında bunların süreleri dolacaktır ve bunlar da iptal edilecektir. Türkiye'nin her tarafından gelen gelirler, arz ettiğim gibi, bir hesapta toplanacaktır ve öncelikler gözönünde bulundurularak harcama yapılacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Bakan.
KÜLTÜR BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)Benden önceki değerli Bakan Sayın Suat Çağlayan, orada birkaç ay oturacağını bile bile, çok köklü, çok radikal kararlara imza atmıştır. Son günlerde gazetelerde görüyorsunuz, efendim, Vahdettin Korusundaki Vahdettin Köşkünü İstanbul Üniversitesine, Sait Halimpaşa Yalısını Yıldız Üniversitesine, Ankara'daki Mustafa Necati Evini Tabipler Odasına; önüne gelen müesseseye bunları dağıtmıştır. Şimdi, Kültür Bakanlığının sahip olduğu bu eserler, elbette, sanatsal ve kültürel amaçlarla kullanılacaktır. Ben, gelir gelmez bunları da iptal ettim. İptal gerekçelerimiz ortadadır ve daha fazla detaylara girmek istemiyorum; bunu, herkesle de paylaşmaya hazırım değerli arkadaşlar. Bizi popülizm mahvetmiştir.
Bakınız, yine bir ilave olarak söyleyeyim: Daha önce Kültür Bakanı olan bazı arkadaşlarımız, kendi milletvekili bulundukları ile değil, ilçeye değil, beldelere bile kültür merkezi inşaatları başlatmışlar. Şu anda 136 tane kültür merkezi projesi var; bunlardan 92 tanesinin inşaatı devam ediyor ve bunların bitmesi için de 600 trilyon lira kaynak lazım. Kültür Bakanlığına, bu iş için bu sene tahsis edilen para 19 trilyon liradır.
Bunların çoğu, rasyonel olmayan, gerçekten fonksiyonel olmayan yatırımlardır. Efendim, sayın bakan bizim ilçeden de geçti; bizim ilçeye de bir kültür merkezi yapalım, bizim beldeye de yapalım... Gerekli mi gereksiz mi; bunlar, kesinlikle gözönünde bulundurulmamış.
Biraz önce söyledim; bakınız, Konya gibi bir metropolde kültür merkezi yok, Kayseri gibi bir metropolde kültür merkezi yok, Eskişehir gibi iki üniversitenin bulunduğu bir metropolde kültür merkezi yok; ama -burada adını zikretmek istemiyorum- filan ilin filan ilçesinin filan beldesinde 1'den fazla, 2 tane kültür merkezi inşaatı var; bunun anlaşılabilir bir tarafı yoktur. Popülizm bizi bu noktaya getirmiştir.
Ben, bunu, dün, Grup toplantısında, kendi Grubumdaki arkadaşlarımla da paylaştım. Milletvekili arkadaşlarım, haklı olarak, gelip "bizim kültür merkezini de bir an önce bitirin" diyorlar. Ben, şunu söyledim: Şu anda yüzde 80-90'ı gerçekleşmiş olan ve bu sene bitirebileceklerimizin dışındaki kültür merkezlerine 1 kuruş tahsisat ayırmıyoruz; bitire bitire gideceğiz. Benim 1 daire yapacak kadar param varsa, ben, bunu, 25 tane bostan kulübesine bölersem, hiçbiri bir işe yaramaz. İllerin önem sırasına göre, oradaki kültürel aktivitelere göre, oradaki hareketliliğe göre, önem sırasına göre, biz, bunları yapmaya devam edeceğiz.
Sayın Canan Arıtman Hanımefendiyle birlikte, biz, inşallah, önümüzdeki ilkbaharda -diğer İzmirli arkadaşlarımla da gitmekten zevk duyarım- İzmir'deki kültürel varlığımızı, ören yerlerini yerinde incelemek, yapılabilecekleri birlikte görmek ve değerlendirmek üzere İzmir'e özel bir gezi yapacağız. Bu gezi esnasında da, İzmir'deki bütün problemleri yerinde, birlikte görmüş olacağız ve yapılabilecekleri de, inşallah, birlikte değerlendirip, birlikte yapacağız.
Bu konuyu görüşlerinize arz etmek istemiştim.
Saygılar sunuyorum efendim. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 29 Ocak 2003