Balıkesir ilinde yumurta ve beyaz et üreticilerinin sorunlanı hk.
Balıkesir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 28. Birleşim · 1. yasama yılı · 29 Ocak 2003 · 343 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sedat Pekel (CHP), 29 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BALIKESİR İLİNDE YUMURTA VE BEYAZ ET ÜRETİCİLERİNİN SORUNLANI HK.); konuşma 343 kelime.
Sedat Pekel (CHP, Balıkesir). “Balıkesir ilinde yumurta ve beyaz et üreticilerinin sorunlanı hk”. TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim tutanağı, 29 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sedat-pekel-22-2003-01-29-balikesir-ilinde-yumurta-ve-beyaz-et-ureticilerinin-sorunlani-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SEDAT PEKEL (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; beyaz et sektörünün sorunlarıyla ilgili gündemdışı söz almış bulunuyorum. Konuşmama başlamadan önce hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün, beyaz et denilince akla ilk gelen yörelerin başında Balıkesir gelmektedir. Balıkesir'de de bu sektörün en yaygın olduğu yer Bandırma ve çevresidir. Balıkesir bölgesinin tarımsal ürün bazında ithalat ve ihracatının hemen hemen tümüne yakını bu sektörden ve özellikle de Bandırma yöresinde toplanan firmalar tarafından yapılmaktadır. Sektörün bölge içindeki önemini vurgulamak için bir iki rakam vermemiz gerekirse, 80 000 aile doğrudan, 120 000 aile dolaylı olarak, toplam 200 000 aile geçimini bu sektöre dayamıştır.
Sektörün ekonomiye katkısı, yılda 2 milyar Amerikan Dolarıdır. Bu rakamları alt alta uzatmak mümkündür. Üstelik, sektör, bu gelişmeyi, özgüveni ve özkaynaklarıyla sağlamış; dışarıdan hiçbir destek almadan, kendi ayakları üzerinde durarak, ülkemize bir şeyler kazandırmayı başarmıştır.
Kısıtlı imkanlarla bu noktalara gelen sektöre, başarılarının devamı ve yücelmesi için destek olma zorunluluğumuz vardır. Yürütme ve yasama organları, altın yumurtlayan tavukları desteklemelidir. Üstelik, sektörün istediği fonlar, krediler, yani, tomar tomar paralar da değildir.
Bugün, sektörün ihracat olanakları, Avrupa'da aynı işi yapan firmalara oranla çok daha yüksektir. Öncelikle, total maliyetlerimiz, Avrupa'yla kıyaslandığında, Avrupa'ya oranla çok daha düşüktür. Üstelik, sektörün teknolojisi, yeni yapılanmakta olduğu için, Avrupa'dan daha ileridedir. Tabiî ki, bunlar, büyük avantajlardır; ama, bu avantajlara rağmen, ihracat olanakları sınırlıdır. İhracat olmadan da sektörün geleceği belirsizdir.
İhracatın yapılamama nedeni, kesimhanelerimizin, Avrupa Birliği kesimhane numarasına sahip olmamasıdır. Bugün, Arap Yarımadasındaki potansiyel müşteriler dahi, kalite güvencesi için, ithal ettikleri ürünlerde Avrupa Birliği kesimhane numarasını şart koşmaktadırlar.
Aslında, ithalatçı ülkelerin istediği her norm bizde vardır. Bizim kanunlarımızda, yönetmeliklerimizde istenilenler vardır. Gıda kodeksimiz, belki, bu ülkelerin düzeyinin dahi üzerindedir. Avrupa'dan ülkemiz kesimhanelerini incelemeye gelen uzmanlar, bunu görmekte ve gerek kesimhane şartlarından gerekse ürün kalitesinden hoşnut kalmaktadırlar. Görmek istedikleri her kritik konuda, mükemmele yakın şeyler görürler; ama, olmayan tek şey, kamu yetkililerinin denetimidir. Kamu yetkilileri çok az sayıda denetim yaptıkları gibi, yapılabilen az sayıda kontrolün de dokümantasyonu mevcut değildir.
Uluslararası platformda mal satmanın çok da zorlaştığı bir dönemde, malını dışpazarda satabilme potansiyeline sahip sektörlerin, bu türden zorluklarla karşılaşmasının izahını yapmanın mümkün olmadığına inanmalıyız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 29 Ocak 2003